Bu siteyi bize bahşettiğinden dolayı Allah Teâlâ’ya hamd ederiz. Bu kıymetli dînî amelden dolayı Allah Teâlâ sizi en iyi şekilde mükafatlandırsın.

Benim sorum: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kötü hava şartları sebebiyle Cuma namazını terk etmiş midir? Benim kasdetmiş olduğum kötü hava şartlarında kar kalınlığı 20 cm’dir.

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Sünnette, yağmur veya kar mazeretinden  dolayı Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in Cuma namazını terk ettiğine dâir hiçbir şey
gelmemiştir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, sadece yolculuk
halinde Cuma namazını terk etmiştir.

İkincisi:

Sağanak yağmur yağması veya
soğuk rüzgâr esmesi veyahut da insanlara eziyet veren ve Cuma
namazına gitmeleri, kendilerine zor ve meşakkatli gelen karın yağması
durumunda, Cuma ve cemaat namazını terk etmek câizdir.

Nitekim İbn-i Abbas’ın -Allah ondan ve
babasından râzı olsun- şu hadisi buna delildir:

((قَالَ
ابْنُ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا لِمُؤَذِّنِهِ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ: إِذَا
قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلا تَقُلْ حَيَّ عَلَى
الصَّلاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا،
قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي
كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.))

[ رواه البخاري ومسلم ]

“Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun-

yağmurlu
bir günde müezzinine şöyle dedi:


(Ezân
okurken) “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah”, dedikten sonra
“Hayye ale’s-salâh” deme. Namazlarınızı evlerinizde
kılın, de.

İnsanlar
bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

Bunun
üzerine Abdullah b. Abbas -Allah
ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

– Bunu
benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz
olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O
zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz (Şayet
müezzinin: “Hayye ale’s-salâh” demesine engel olmasaydım, onu
işiten herkes hemen namaza gelir ve bu da ona zorluk verirdi. Bunun için
müezzine: “Namazlarınızı evlerinizde kılın”
diyerek insanların, yağmurun, farzı, ruhsata (izine) çeviren bir
özür (mazeret) olduğunu bilmelerini istedim).” (Buharî;
hadis no: 901. Müslim; hadis no: 1128)

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin-, Sahih-i Müslim’in Şerhi’nde şöyle
demiştir:

“Bu hadis; yağmur ve benzeri bir özür
(mazeret) sebebi ile Cuma namazının sâkıt olduğuna bir
delildir.Bu görüş; hem bizim, hem de başkalarının
mezhebidir (görüşüdür). Mâlik’ten -Allah ona rahmet etsin- buna
aykırı bir görüş rivâyet edilmiştir. Doğrusunu
Allah Teâlâ daha iyi bilir.”

Hanbelîler, Cuma ve cemaat namazını terk etmeyi
mübah kılan özürlerden (mazeretlerden) birisinin de kar olduğunu
söylemişlerdir.

“Keşşâfu’l-Kinâ'” (c:1,
s: 495) kitabının yazarı el-Behûtî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Yağmur, çamur, balçık, kar,
buz veya karanlık bir gecede soğuk rüzgârdan eziyet ve zarar
gören kimse, Cuma ve cemaat namazını terk etme konusunda
mazeretli sayılır.

Nitekim Abdullah b. Ömer
-Allah ondan ve babasın danrâzı
olsun- bu konuda şöyle demiştir:

((كَانَ رَسُولُ اللَّهِ
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَأْمُرُ مُؤَذِّنًا يُؤَذِّنُ ثُمَّ يَقُولُ
عَلَى إِثْرِهِ: أَلا صَلُّوا فِي الرِّحَالِ فِي اللَّيْلَةِ الْبَارِدَةِ أَوْ
الْمَطِيرَةِ فِي السَّفَرِ.))

[ متفق
عليه ]

“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- yolculuk sırasında soğuk veya yağmurlu
bir gecede müezzine, ezânı bitirdikten sonra: Namazlarınızı
ikâmet ettiğiniz yerlerde (evlerinizde) kılın! diye
söylemesini emrederdi.” (Buhârî ve Müslim)

İbn-i Mâce’nin sahih bir senedle rivâyet
ettiği hadis ise şöyledir:

(( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُنَادِي مُنَادِيهِ فِي اللَّيْلَةِ
الْمَطِيرَةِ أَوِ اللَّيْلَةِ الْبَارِدَةِ ذَاتِ الرِّيحِ صَلُّوا فِي
رِحَالِكُمْ.))
[ رواه ابن ماجه ]

“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- yağmurlu veya rüzgârlı soğuk bir
gecede münâdisine (müezzinine): (Ezan okurken; “Hayye ale’s-salâh,
Hayye ale’l-felâh” dedikten sonra): Namazlarınızı ikâmet
ettiğiniz yerlerde (evlerinizde) kılın! diye seslenirdi.”
(İbn-i Mâce)

Buhârî ve
Müslim’in sahihlerinde İbn-i Abbas’tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun-

rivâyet
olunan hadis ise şöyledir:

((قَالَ
ابْنُ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا لِمُؤَذِّنِهِ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ: إِذَا
قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلا تَقُلْ حَيَّ عَلَى
الصَّلاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا،
قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي
كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.))

[ رواه البخاري ومسلم ]

“Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun-

yağmurlu
bir günde müezzinine şöyle dedi:


(Ezân
okurken) “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah”, dedikten sonra
“Hayye ale’s-salâh” deme. Namazlarınızı evlerinizde
kılın, de.

İnsanlar
bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

Bunun
üzerine Abdullah b. Abbas -Allah
ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

– Bunu
benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz
olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O
zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz (Şayet
müezzinin: “Hayye ale’s-salâh” demesine engel olmasaydım, onu
işiten herkes hemen namaza gelir ve bu da ona zorluk verirdi. Bunun için
müezzine: “Namazlarınızı evlerinizde kılın”
diyerek insanların, yağmurun, farzı, ruhsata (izine) çeviren bir
özür (mazeret) olduğunu bilmelerini istedim).” (Buharî;
hadis no: 901. Müslim; hadis no: 1128)

Müslim’in
rivâyetinde ise şu fazlalık vardır:

((
أَمَرَ ابْنُ عَبَّاسٍ مُؤَذِّنَهُ فِي يَوْمِ جُمُعَةٍ فِي يَوْمٍ مَطِيرٍ :
إِذَا قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلا تَقُلْ حَيَّ عَلَى
الصَّلاةِ، قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا،
قَالَ: فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي
كَرِهْتُ أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.))

[ رواه مسلم ]

“İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun-

yağmurlu
bir gün olan Cuma gününde müezzinine şöyle emretti:


(Ezân
okurken) “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah”, dedikten sonra
“Hayye ale’s-salâh” deme. Namazlarınızı evlerinizde
kılın, de.

İnsanlar
bu davranışı (onun bu sözünü) yadırgar gibi oldular.

Bunun
üzerine Abdullah b. Abbas -Allah
ondan ve babasından râzı olsun- şöyle dedi:

– Bunu
benden daha hayırlı olan biri (Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz
olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O
zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz.”(Müslim)

Kar, buz ve
soğuk hava da yağmur hükmündedir.

Eğer
karanlık bir gecede soğuk rüzgâr olursa, bu bir özür (mazeret)
sayılır. Çünkü bu, yağmurun beklendiği bir
zamandır.”

Karın,
insanların pek çoğuna eziyet vermediği,onları işlerine
gitmekten alıkoymadığı ve günlük ihtiyaçlarını
gidermelerine engel olmadığı bilinen bir
şeydir.Dolayısıyla kar, bu kimselerin Cuma namazını
terk etmeleri için bir özür (mazeret) sayılmaz.Eğer kar onlara
eziyet verir ve mescide gitmek onlara zorluk verirse, bu takdirde bu durum
onlar için bir özür (mazeret) sayılır.

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.