Bir kadın, hayızdan altı gün sonra açık kahverengi bir sıvı görse, hayızlı sayılır mı sayılmaz mı?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Eğer kadın, hayızdan önce
bulanık (kahverengimsi) bir sıvı görürse, bu sıvı
hayızdan sayılır. Yok eğer hayızdan temizlendikten
sonra bu sıvıyı görürse, hayızdan sayılmaz. Dolayısıyla
bu durum, onun namaz kılmasına ve oruç tutmasına engel
değildir.
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona
rahmet etsin- hayız üzerindeki geçici durumu açıklarken
şöyle demiştir:
“Üçüncü türü: Sarı veya bulanık
renkli sıvıdır. Tıpkı yaranın suyu gibi,
kadının kanı sarı renkli veya sarı ile siyah
arasında bulanık görmesidir. Bu sıvı, eğer
hayız sırasında ise veya hayızdan temizlenmeden önce
ise, hayız hükmünü alır. Eğer hayızdan temizlendikten sonra
ise, hayız sayılmaz.
Çünkü Ümmü Atiyye -Allah ondan râzı
olsun- o şöyle demiştir:
(( كُنَّا لاَ نَعُدُّ الْكُدْرَةَ وَالصُّفْرَةَ
بَعْدَ الطُّهْرِ شَيْئًا. )) [ رواه البخاري وأبو داود والنسائي وابن ماجه واللفظ
لأبي داود ]
“Biz, hayızdan temizlendikten sonraki sarılık ve
bulanıklığı (sarı
ve kahverengimsi sıvıyı) bir şey saymazdık.” (Buhârî; hadis no: 320. Ebû Dâvûd, hadis no:
307.Nesâî; hadis no:368. İbn-i Mâce; hadis no:647. Lafız, Ebu Dâvud’a
âittir.) (“(Doğal Kanlar Risâlesi”, s: 19)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona
rahmet etsin- hayız konusunda yine şöyle demiştir:
“Kadınların hayız konusundaki problemleri sahili
olmayan denize benzer. Bu problemlerin sebeplerinden birisi de hamileliği
ve hayzı engelleyen haplar kullanmalarıdır. Eskiden insanlar bu
gibi problemlerin çoğunu bilmezlerdi. Kadınlar var olduğundan
beri bu problemlerin olduğu doğrudur. Fakat sorunlarının
çözümünde insanı şaşkına çeviren bu şekildeki bir
artış üzüntü verici bir durumdur.
Bu konuda genel kural şudur:
Bir kadın temizlendiği ve
hayızdan temizlendiğine kesin kanaat getirdiği zaman, yani
hayız bezi kireç gibi beyaz çıktığı zaman, ki o
kadınların bildikleri beyaz bir sıvıdır, artık
temizlendikten sonraki hiçbir sarılık, bulanıklık, nokta
veya rutubet hayız sayılmaz. Kadının namaz kılmasına,
oruç tutmasına ve kocasının onunla cinsel ilişkiye
girmesine engel değildir. Çünkü o hayız değildir.
Nitekim Çünkü Ümmü Atiyye -Allah ondan râzı
olsun- o şöyle demiştir:
(( كُنَّا لاَ نَعُدُّ الْكُدْرَةَ وَالصُّفْرَةَ
شَيْئًا. )) [ رواه البخاري]
“Biz, sarılıkla
bulanıklığı (sarı
ve kahverengimsi sıvıyı) bir şey saymazdık.” (Buhârî)
Ebu Davud’un rivâyetinde ise şu fazlalık vardır:
“…hayızdan temizlendikten sonraki…” (Hadisin senedi sahihtir.)
Buna göre deriz ki:
Hayızdan temizlendiğine kesin kanaat getirdikten sonra meydana
gelen bu gibi şeylerin hiçbirisi kadına bir zarar vermez,
namazına, orucuna ve kocasıyla cinsel ilişkiye girmesine engel olmaz.
Fakat hayızdan temizlendiğini görünceye kadar acele etmemesi
gerekir. Çünkü bazı kadınlar kan hafiflediği zaman acele
ederler ve temizliği görmeden hemen yıkanırlar. Bunun
içindir ki sahâbe kadınları mü’minlerin annesi Âişe’ye
-Allah ondan râzı olsun-
içinde sarılık olan bir pamuk gönderirler
ve fikrini sorarlardı.
Nitekim Ümmü Alkame’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:
(( كَانَ النِّسَاءُ
يَبْعَثْنَ إِلَى عَائِشَةَ أُمِّ الْـمُؤْمِنِينَ بِالدُّرْجَةِ فِيهَا
الْكُرْسُفُ فِيهِ الصُّفْرَةُ مِنْ دَمِ الْـحَيْضَةِ يَسْأَلْنَهَا عَنِ
الصَّلاةِ فَتَقُولُ لَهُنَّ: لاَ تَعْجَلْنَ حَتَّى تَرَيْنَ الْقَصَّةَ
الْبَيْضَاءَ، تُرِيدُ بِذَلِكَ الطُّهْرَ مِنَ الْـحَيْضَةِ.)) [رواه البخاري
معلقًا ]
“Sahâbe kadınları, (âdet zamanında) ferclerine
sıkıştırdıkları, üzerinde hayız
kanından sarılık bulunan pamuğu küçük bir kabın içinde
mü’minlerin annesi Âişe’ye gönderirler ve ona namaz
hakkında sorarlardı.
Âişe
-Allah ondan râzı olsun- onlara:
-Beyaz
akıntıyı (kireç beyazlığını) görünceye kadar namaz kılmak için acele etmeyin’ derdi.
Âişe
-Allah ondan râzı olsun- beyaz akıntı ile hayızdan temizlenmeyi
kast ederdi.” (Buhârî’ de hadisi muallak
olarak (senedini zikretmeden) rivâyet etmiştir. Kitabu’l-Hayz, “Hayızın
başlangıcı ve bitişi bâbı”)
