Sadece sağ elle musafaha yapmak sünnetten midir? Selâm veren kimsenin eli ile kendisine selâm verilen kimsenin eli hangi durumda olmalıdır? (Bir el, iki el arasında mı olmalıdır?)
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Birincisi:
İki
müslümanın birbiriyle karşılaştığı zaman
selâmlaştığında tokalaşması (musafaha
yapması) İslâm’ın âdâbından ve yüce
ahlakındandır.
Tokalaşmak,
birbiriyle tokalaşan iki kimse arasındaki sevgi ve muhabbeti ifâde
eder. Yine tokalaşmak, müslümanlar arasındaki kini, nefreti, birbirinden
iğrenmeyi, geçimsizliği ve birbirinden hoşlanmamayı ortadan
kaldırır.
Tokalaşmanın
fazîleti hakkında çok kıymetli bir hadis gelmiştir.
Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste şöyle buyurmaktadır:
(( مَا
مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَلْتَقِيَانِ فَيَتَصَافَحَانِ إِلاَّ غُفِرَ لَهُمَا قَبْلَ
أَنْ يَفْتَرِقَا.)) [ رواه أبو داود وصححه الألباني في صحيح أبي داود ]
“İki
müslüman birbiriyle buluştuğunda tokalaşırsa, oradan ayrılmadan
önce her ikisinin
(küçük)
günahları bağışlanır.”
(Ebu Dâvûd, hadis
no: 5212, Sahih-i Sünen-i Ebî Dâvûd, hadis no: 4343)
Tokalaşmak, sahâbe -Allah onlardan râzı olsun-
arasında meşhur âdetlerden birisiydi.
Nitekim Katâde’den rivâyet olunduğuna göre o
şöyle demiştir:
((
قُلْتُ لِأَنَسِ
بْنِ مَالِكٍ: هَلْ كَانَتِ
الْمُصَافَحَةُ فِي أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟
قَالَ : نَعَمْ.)) [ رواه البخاري ]
“Enes b. Mâlik’e -Allah ondan
râzı olsun-:
–
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in ashâbında tokalaşmak var
mıydı? diye sordum.
Enes -Allah ondan
râzı olsun-:
– Evet! dedi.”
(Buhârî;
hadis no: 6263)
İbn-i
Battâl -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Musafaha
(tokalaşmak), âlimlerin geneline göre güzel bir davranıştır.
Nevevî
şöyle demiştir:
İki
müslümanın birbiriyle karşılaştığında
tokalaşması, üzerinde ittifak edilen sünnettir.”
(“Fethu’l-Bârî”; c: 11, s: 55)
İkincisi:
Bir kimse
avucunu, arkadaşının avucunun içine koyduğu anda musafaha
meydana gelmiş olur. Bu, Arapçada musafahanın gerektirdiği
anlamdır. (“Mu’cemu Mekâyîsi’l-Luğa”; c: 3, s: 229)
Buna
göre musafaha hakkında gelen hadislerin zâhirinden bu
anlaşılır.
Bunun
içindir ki ilim ehlinin çoğunluğu, bir elle tokalaşmanın,
sünnetin yerine getirilmesi için yeterli olacağı ve tokalaşmanın,
müslümanlar ve sahâbe -Allah onlardan râzı olsun- arasında
yaygın olan bir gelenek olduğu görüşüne
varmışlardır.
Değerli
âlim Elbânî bazı hadislerin faydalarını zikrederken
şöyle demiştir:
“Tokalaşırken
sadece bir eli tutmak hakkında pek çok hadis gelmiştir.Bu lafzın
iştikakı (türevi), Arapçada bu hadisin delâlet ettiği şeye
delâlet eder.
Dedim ki:
Bazı
hadislerde yine bu anlama işâret edilmektedir.
Tıpkı
Huzeyfe’nin -Allah ondan râzı olsun- merfu’ olarak rivâyet ettiği
şu hadis gibi:
((
إِن الْمُؤْمِنَ إِذَا لَقِيَ الْمُؤْمِنَ فَسَلَّمَ
عَلَيْهِ وَأَخَذَ بِيَدِهِ فَصَافَحَهُ تَنَاثَرَتْ خَطَايَاهُمَا كَمَا يَتَنَاثَرُ
وَرَقُ الشَّجَرِ.))
[ قال المنذري:رواه الطبراني في الأوسط ، ورواته لا أعلم
فيهم مجروحا.))
“Şüphe yok ki bir mü’min, mü’min (kardeşi)
ile buluştuğunda ona
selam vererek elini sıktığı zaman her ikisinin
günahları, ağaç yapraklarının döküldüğü gibi dökülür.”
(Münzirî
(c: 3, s: 270’de) şöyle demiştir: Hadisi, Taberânî
“el-Evsat”ta rivâyet etmiş ve râvilerinden birisinin cerh edildiğine
dâir bir şey bilmiyorum/sanmıyorum.)
(Elbânî) dedim ki:
Bu hadisin, sahih derecesine ulaşmasına vesile
olan başka şâhitleri (rivâyetleri) de vardır.
Bu hadislerin hepsi, musafahada sünnet olanın;
sadece bir elle tutmak olduğudur.” (“Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha”;
c: 1, s: 22)
Hanifî ve Mâlikîlerden bazı âlimlerin, mü’minin, sol
elinin içini (avucunu), mü’min kardeşinin sağ elinin
dışına koymak sûretiyle her iki elle tokalaşmasını
müstehap görmelerine gelince, bu konuda Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem- ve ashâbından -Allah onlardan râzı olsun-
alışılagelmiş bir sünnet sâbit olmamıştır/bildirilmemiştir.
Bu konuda en fazla gelen şey; bazı hadislerde Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- eğitim ve irşada daha fazla dikkat
çekmek için sahâbînin elini iki eliyle tutmuştur.
Nitekim Abdullah b. Mes’ud’dan -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
(( عَلَّمَنِي
رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ التَّشَهُّدَ وكَفِّي بَيْنَ كَفَّيْهِ.))
[ رواه البخاري زمسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, avucum avuçlarının içinde
olduğu halde
(Kur’an’dan
sûre öğretir gibi) bana teşehhüdü
(namazdaki oturuşu) öğretti.” (Buhârî; hadis no: 6265. Müslim;
hadis no: 402)
Fakat bu,
yaygın bir âdet değildi. Bunun da delili; yukarıda zikredilen ve
tokalaşmanın sadece bir elle olması ve bazı rivâyetlerde
tokalaşmanın bir elle olduğunu ifâde eden açık hadislerdir.
Hatta İbn-i Mes’ud’un -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği bu
hadiste bile tokalaşmanın sadece bir elle olduğunu gösteren
bir delil vardır. Şöyle ki; şayet tokalaşmak iki elle
birlikte olsaydı, İbn-i Mes’ud o durumu (avucunun, Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in avucunun içinde olduğunu) zikretmezdi.
Dolayısıyla İbn-i Mes’ud’un bu zikrettiği durumun, Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in kendisi ile ashâbı arasındaki
âdetinden olmadığına bir delildir.
Bununla
birlikte her iki elle birlikte tokalaşmak, bid’at olarak nitelendirilemez.
Aksine bu, câiz olan bir davranıştır. Ancak sünnet ve daha
fazîletli olanı; sadece bir elle tokalaşmakla yetinmektir.
Nitekim
muhaddis Hammâd b. Zeyd’den nakledildiğine göre o, Abdullah b.
Mübârek ile her iki eliyle tokalaşmıştır.(Sahih-i Buhârî;
s: 1206’da ta’likle gelmiştir.)
İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi’nin
fetvâlarında şöyle gelmiştir:
“Her
iki elle birlikte tokalaşmaya gelince, bu konuda herhangi bir şeyin
(delilin) olduğunu bilmiyoruz. Fakat böyle yapılmaması
gerekir. Bu konuda daha evlâ ve yerinde olan; sadece bir elle
tokalaşmaktır.” (“İlmî
Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi
Fetvâları”; c: 24, s: 125)
Ayrıca
bu konuda şu kaynaklara da bakabilirsiniz:
“el-Mevsûatu’l-Fıkhiyye
(Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi)”; (Musafaha lafzı
bölümü), “Tuhfetu’l-Ahvezî”; c: 7, s: 431-433)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
