İblis (şeytan) cehenneme girecek midir? Ateşten yaratıldığı halde cehenneme nasıl girecektir? İblisin nasıl azap göreceğine dâir bir delil var mıdır?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Birincisi:
İblis, orada ebedî kalmak üzere cehenneme girecektir. Bunda şüphe
yoktur. Nitekim Allah Teâlâ, iblisin âhirette varacağı yeri birçok
âyette zikretmiştir. Bu âyetlerden bazıları şunlardır:

1. Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:

قَالَ مَا
مَنَعَكَ أَلا تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ قَالَ أَنَا خَيْرٌ مِنْهُ خَلَقْتَنِي مِنْ
نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طِينٍ … قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْءُوماً مَدْحُوراً
لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لأَمْلأَنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ أَجْمَعِينَ
[
سورة الأعراف: ١٢ – ١٨ ]

“Allah buyurdu ki: Ben sana
emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir? İblis: Ben (yaratılış
olarak) ondan daha üstünüm.Çünkü sen beni ateşten yarattın,
onu ise çamurdan yarattın (İblis, ateşin çamurdan daha üstün
şerefli gördü). Allah (İblis’e) buyurdu ki: O halde in oradan
(cennetten)! Orada büyüklük taslamak haddin değildir. Çık
(cennetten)! Çünkü sen, aşağılıklardansın.(İblis,
Allah’ın rahmetinden ümidini kesince) şöyle dedi: Bana,
(insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver. Allah buyurdu ki:
Haydi, sen (birinci sûra üfleninceye kadar) mühlet verilenlerdensin.İblis
dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin
ederim ki, ben de onları (insanları) saptırmak için senin
dosdoğru yolunun üzerine oturacağım (onları İslâm’dan saptıracağım).Sonra
onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve
sollarından geleceğim (onları haktan saptırıp
bâtılı onlara güzel göstereceğim)  ve sen, onların çoğunu
şükredenlerden bulmayacaksın.

Allah
buyurdu ki:Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan (cennetten)  çık! Andolsun ki, onlardan kim sana
uyarsa, seni de onları da hepinizi cehenneme dolduracağım!”[1]

İmam
Taberî -Allah ona rahmet etsin- bu âyetleri tefsir ederken şöyle
demiştir:


“Bu,
Allah Teâlâ’dan bir yemindir. Allah Teâlâ, Âdem oğlundan kim
Allah’ın düşmanı İblis’e uyar ve ona itaat ederse,
onların hepsiyle yani İblis’e uyan Âdem oğlundan kâfir
olanlarla İblis ve onun zürriyetinden olanlarla cehennemi
dolduracağına dâir yemin etmiştir.”[2]

2. Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:

قَالَ يَا
إِبلِيسُ مَا لَكَ أَلا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ … إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ
عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ . وَإِنَّ جَهَنَّمَ
لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ . لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ
جُزْءٌ مَقْسُومٌ [ سورة الحجر: ٣٢
– ٤٤ ]

“Allah buyurdu ki: Ey İblis! Secde edenlerle
beraber olmayışının (meleklerle secde etmeyişinin)
sebebi nedir? İblis (kibir ve hasedini göstererek):Ben, kuru bir
çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın
bir insana secde edecek değilim, dedi.Allah buyurdu ki: Öyleyse
oradan (cennetten) çık! Artık sen, (her türlü hayırdan)
kovuldun! Şüphe yok ki kıyâmet gününe kadar lânet (ve rahmetimden
uzaklaşmak) senin üzerine olacaktır! İblis: Rabbim! Öyleyse
(kulların) tekrar dirileceği güne kadar bana mühlet ver, dedi. Allah:
Sen, bilinen bir vakte kadar (birinci sûra üfleninceye kadar) kendilerine
mühlet verilenlerdensin, buyurdu. İblis dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana
karşılık, ben de yeryüzünde onlara (günahları)
süsleyeceğim (güzel göstereceğim) ve onların hepsini
mutlaka azdıracağım (hidâyetten saptıracağım).
Ancak onlardan (kendilerine hidâyet ettiğin ve yalnızca sana ibâdet
eden) ihlaslı kulların müstesnâ. Allah buyurdu ki: İşte
bana (ve cennetime kolayca) varılan dosdoğru yol, budur. Şüphe
yok ki (bana ihlasla ibâdet eden) kullarım üzerinde senin bir hâkimiyetin
yoktur.Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesnâ.Cehennem mutlaka
onların (İblis ve ona uyanların) hepsine vâdolunan yerdir.Cehennemin
yedi kapısı vardır (her kapı, bir öncekinden daha
aşağıdadır).Onlardan her kapı için birer gurup
ayrılmıştır (her kapı için İblis’e uyanlardan bir
bölüm vardır).”[3]

Müfessir
Şenkîtî -Allah ona rahmet etsin- bu âyetleri tefsir ederken
şöyle demiştir:

“Allah Teâlâ,
İblis’in Âdem oğlunu saptırmasını
zikrettiği her âyette, İblis’in ve ona uyan herkesin cehennemde
olduğunu açıklamıştır. Nitekim burada şöyle
buyurmuştur.
‘Cehennem mutlaka onların (İblis ve ona
uyanların) hepsine vâdolunan yerdir.Cehennemin yedi kapısı
vardır….”

[4]

3. Allah Teâlâ şöyle
buyurmuştur:
 

قَالَ فَالْحَقُّ
وَالْحَقَّ أَقُولُ * لأَمْلأَنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ
أَجْمَعِينَ [ سورة ص: ٨٤
– ٨٥ ]

“Allah buyurdu ki: Doğrusu -ki ben,
doğrudan başka bir şey söylemem-, cehennemi mutlaka sen (ey
İblis) ve sana uyanların hepsiyle dolduracağım!”[5]

4. Allah Teâlâ, cinlerin
şöyle dediklerini haber vermiştir: 

وَأَنَّا مِنَّا
الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَ فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُولَئِكَ تَحَرَّوْا
رَشَداً . وَأَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَباً [ سور الجن: ١٤
–  15 ]

“İçimizde
Allah’a teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var.Her kim,
Allah’a teslimiyet gösterirse, işte onlar doğru yola (hidâyete)
yönelenlerdir.Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun
(yakıt) olmuşlardır.”

[6]

İkincisi: Ateşten
yaratılmış olduğu halde, İblis’in cehennemde
nasıl azap göreceğine gelince, buna şöyle cevap
verilir:

Topraktan yaratılmış
olmalarına rağmen insanların hâlâ toprak olmadıkları
gibi, cinlerin de ateşten yaratılmış olmaları, onların
hâlâ ateş olduklarını gerektirmez.

Ebu’l-Vefâ b. Akîl bu konuda şöyle
demiştir:

“Allah Teâlâ, insanı, toprağa,
çamura ve pişmiş çamura izâfe etmesine bağlı olarak şeytanları
ve cinleri de ateşe izâfe etmiştir.Bununla insanın
aslının çamur olduğu kastedilmiştir.Hakikatte insan toprak
değildir. Fakat topraktan idi. Aynı şekilde cinlerin aslı
da ateş idi.”


[7]

İnsanlar topraktan
yaratıldıklarına, az bir toprağın insanlara eziyet
verebildiğine, toprağın altında kalanların öldüklerine
ve topraktan yapılan bir çanak veya çömlekle insanlara
vurduğunuzda o çanak veya çömleğin insanları
yaralayabileceğine veya öldürebileceğine göre, aynı
şekilde cinlerin de ateşten yaratılmış olmalarına
rağmen cehennem ateşiyle azap olunacaklarının
garipsenmemesi gerekir.

Allah Teâlâ, cinleri ateşten
yaratmıştır. Fakat onlar şimdi ateş değillerdir. Bunun
delilleri pek çoktur. Bu delillerden bazıları şunlardır:

1.   

Âişe’nin -Allah ondan
râzı olsun- haber
verdiğine göre, Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- birgün sabah namazını kılarken
şeytan kendisine gelmişti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- şeytanı tutup yere yıkmış ve boğazını
sıkmaya başlamıştı.

Nitekim Rasûlulah -sallallahu aleyhi ve sellem-
bu olayı şöyle haber vermektedir:

“Öyle ki şeytanın dilinin
soğukluğunu ellerinde (başka bir rivâyette dilinden akan
salyasını şu iki -baş ve işaret- parmağımın
arasında) hissettim. Şayet kardeşim Süleyman
-aleyhisselâm-‘ın duâsı olmasaydı, insanlar görsünler diye onu
tutup sabaha kadar (mescidin bir direğine) bağlardım.”

[8]

2.   

Ebu’d-Derdâ’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre,

((
قَامَ رَسُولُ اللَّهِ
ع
فَسَمِعْنَاهُ يَقُولُ: أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ، ثُمَّ قَالَ: أَلْعَنُكَ
بِلَعْنَة اللَّهِ -ثَلاَثًا- وَبَسَطَ يَدَهُ كَأَنَّهُ يَتَنَاوَلُ شَيْئًا.
فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ الصَّلاَةِ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ! قَدْ سَمِعْنَاكَ
تَقُولُ فِي الصَّلاَةِ شَيْئًا لَمْ نَسْمَعْكَ تَقُولُهُ قَبْلَ ذَلِكَ
وَرَأَيْنَاكَ بَسَطْتَ يَدَكَ؟ قَالَ: إِنَّ عَدُوَّ اللَّهِ إِبْلِيسَ جَاءَ
بِشِهَابٍ مِنْ نَارٍ لِيَجْعَلَهُ فِي وَجْهِي، فَقُلْتُ: أَعُوذُ بِاللَّهِ
مِنْكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ قُلْتُ: أَلْعَنُكَ بِلَعْنَةِ اللَّهِ التَّامَّةِ
فَلَمْ يَسْتَأْخِرْ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ أَرَدْتُ أَخْذَهُ، وَاللَّهِ لَوْلاَ
دَعْوَةُ أَخِينَا سُلَيْمَانَ لَأَصْبَحَ مُوثَقًا يَلْعَبُ بِهِ وِلْدَانُ
أَهْلِ الْمَدِينَةِ ))
[ رواه مسلم ]


“Rasûlulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaz
kılarken onun şöyle dediğini işittik: Senden Allah’a
sığınırım. Sonra şöyle üç defa: Seni
Allah’ın lânetiyle lânetliyorum dedi ve sanki bir şey alıyormuş
gibi elini açtı. Namazı bitirince kendisine dedik ki: Ey
Allah’ın elçisi! Namaz kılarken senin daha önce hiç
duymadığımız bir şeyler söylediğini
işittik ve elini açtığını gördük. Buyurdu ki:
Şüphe yok ki Allah’ın düşmanı İblis, yüzüme atmak
üzere bir ateş parçasıyla geldi.Bunun üzerine ben de ona üç defa: Senden
Allah’a sığınırım, dedim. Sonra: -Üç defa- seni
Allah’ın tam lânetiyle lânetliyorum, dedim. Ama yine de geri çekilmedi.
Sonra onu tutup bağlamak istedim.Allah’a yemin olsun ki şayet
kardeşimiz Süleyman -aleyhisselâm-‘ın duâsı olmasaydı,
Medine halkının çocukları onunla oynasınlar diye sabaha
kadar bağlı kalırdı.”

[9]

Bu iki hadisten, cinlerin şimdi
ateş olmadıklarını anlamış oluyoruz.Buna delâlet
eden şey, birinci hadiste olduğu gibi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in
şeytanın dilinin soğukluğunu elinde bulmasıdır.

Şayet şeytan ateşten
yaratılma hali üzere olsaydı, elinde bir ateş parçasıyla
gelip de Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yüzüne tutmasına
ihtiyaç duymazdı.

Yine, Medine’nin çocukları şeytanla
oynamaya güç yetiremezlerdi.

3. Delillerden birisi de Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in şu sözüdür:

(( إِنَّ الشَّيْطَانَ
يَجْرِي مِنْ الْإِنْسَانِ مَجْرَى الدَّمِ ))
[
متفق عليه ]


“Şüphesiz ki şeytan, kanın insanın
damarlarında dolaştığı gibi, o da insanın
damarlarında dolaşır.”
[10]

Şayet şeytan ateş
olsaydı, şeytanın insanın içinde olmasından
dolayı insanın yanması gerekirdi. Böylelikle
şeytanın ateş olması ile şeytanın ateşten
yaratılmış olması arasındaki fark açıkça ortaya
çıkmış olur.

Farzedelim ki şayet şeytan
şimdi ateş olsaydı, Allah Teâlâ ona cehennem ateşiyle azap
etmek isteseydi, şüphe yok ki Allah Teâlâ’nın her şeye gücü
yeter. Hiçbir şey O’nu âciz bırakamaz.

Yine de en iyisini Allah Teâlâ bilir.

[1]
A’râf Sûresi: 12-18

[2]
 Taberî Tefsiri, cilt: 8, sayfa: 139

[3]
A’râf Sûresi: 12-18

[4]
Edvâu’l-Beyân Tefsiri, cilt: 3, sayfa: 131

[5]
Sâd Sûresi: 84-85

[6]
Cin Sûresi: 14-15

[7]
“Âlemu’l-Cinni
ve’ş-Şeyâtîn” , sayfa: 58 vasıtasıyla
“Laktu’l-Mercân fî Ahkâmi’l-Cân”, sayfa: 33

[8]
Nesâî, Sünen-i Kübra, cilt:6, sayfa: 442, İbn-i Hibban ‘hadis,
sahihtir, demiştir.Cilt:6, sayfa: 115

[9]
Müslim, hadis no: 542

[10]
Buhârî, hadis no: 1933, Müslim, hadis no: 2175