Biz, Cuma namazının iki rekat farzını kılıyoruz. Selâmdan sonra imam yüzünü bize dönüyor ve topluca duâ ediyoruz. Bu yaptığımız şey, doğru mudur?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Mü’min için yapması gereken; yaptığı
ve terk ettiği şeylerde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i
örnek alarak ona uymasıdır. Bu sebeple mü’minin,Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yaptığı şeyleri
yapması ve O’nun terk ettiği şeyleri terk etmesi gerekir.
Nitekim
Allah Teâlâ bu
konuda şöyle buyurmuştur:
(( لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ
اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ
وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً{21})) [ سورة الأحزاب الآية: 21 ]
“(Ey mü’minler!) Andolsun ki sizin için, Allah’a ve
âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler
için Rasûlullah’ın (söz, fiil ve her halinde) güzel bir
örnek vardır.” (Ahzâb Sûresi: 21)
İmamın, Cuma
namazı veya diğer farz namazlardan sonra duâ etmesi ve imama
uyanların da onun duâsına “âmîn” demeleri; ne Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in, ne de ashâbından hiç kimsenin
yapmadığı bir davranıştır. Şayet bu
davranışta hayır olsaydı, onlar bizden önce bunu
yaparlardı.
Buna göre bu davranış, dînde yerilen bid’at
sınıfına girer.Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
de bu konuda şöyle buyurmuştur:
((…
فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ بَعْدِي فَسَيَرَى اخْتِلَافًا كَثِيرًا،
فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الْمَهْدِيِّينَ الرَّاشِدِينَ،
تَمَسَّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِذِ، وَإِيَّاكُمْ
وَمُحْدَثَاتِ الْأُمُورِ، فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ
ضَلَالَةٌ.)) [ رواه أبو داود وصححه الألباني في صحيح أبي داود ]
“Zirâ
sizden her kim, benden sonra yaşarsa, (dînde) çok
ihtilaflar görecektir. Bu sebeple benim sünnetimi ve benden sonraki
doğru yolu bulmuş râşid halîfelerimin sünnetini alın ve
onlara, azı dişlerinizle ısırırcasına
sımsıkı sarılın. (Dînde aslı
olmayıp) sonradan çıkarılan yeniliklerden sakının.
Çünkü (dînde) sonradan çıkarılan her yenilik, bid’attir.
Her bid’at, dalâlettir (sapıklıktır). Her dalâlet(in
sahibi) de, ateştedir.” (Ebu Davud.Elbânî de ‘Sahih-i Ebî Davud;hadis no:4607’de
hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)
Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ
عَمِلَ عَمَلاً لَيْسَ عَلَيْهِ أَمْرُنَا فَهُوَ رَدٌّ.)) [ رواه مسلم ]
“Her kim işimiz
(dînimiz) üzere olmayan bir iş işlerse, o
işlediği şey reddolunmuştur (bâtıldır ve ona
itibar edilmez).” (Müslim; hadis no:
3243)
Başka bir hadiste şöyle buyurmuştur:
((
مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ.)) [ متفق عليه
]
“Her kim, bu işimizde
(dînimizde)
onda olmayan bir şeyi ona ihdâs eder (açık veya gizli Kur’an
ve sünnette aslı olmayan bir şey getirir)se, o ihdâs ettiği şey, kendisine
reddolunmuştur (bâtıldır).” (Buhârî; hadis no: 2697. Müslim; hadis no: 1718)
İmam
Şâtıbî -Allah ona rahmet etsin- farz namazlardan sonra topluca
yapılan duâyı zikretmiş ve bunun bid’at olduğunu
açıklamıştır.Çünkü ne Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem-, ne ashâbından -Allah onlardan râzı olsun- hiç kimse, ne
de onlardan sonra imamlardan hiç birisi böyle yapmamıştır.
Mü’minin
bu bid’atı terk etmesi ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in her
namazdan sonra söylemekte olduğu duâ ve zikirleri söylemeye
gayret etmesi gerekir. Duâ etmek isteyen kimse ise, gizlice (içinden) duâ
etsin.
Bu konuda (10491)
ve (21976) nolu soruların cevaplarına bakabilirsiniz.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
