Ben, -affedersiniz- dışkımı (büyük abdestimi) yaptıktan sonra dübürümden (makatımdan) bir şey çıktığını hissediyorum.Bazen gerçekten bir şey çıktığını, bazen de hiçbir şey çıkmadığını görüyorum.
Benim sorum şudur:
Her namazdan önce abdestimi (makatımdan bir şey çıkıp-çıkmadığını) kontrol etmem gerekir mi?
(Bu hal üzere kılmış olduğum) geçmiş namazların durumu ne olur?
Bu namazları iâde etmem gerekir mi? Bilindiği üzere ben, bu namazların sayısını bilmiyorum.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Bir kimse, tuvâlet ihtiyacını giderdikten sonra
tahâretlenir, ardından da abdest alırsa, abdesti bozan bir şeyin
varlığından emîn olmadıkça o, abdestli sayılır.Sadece
şüphe ile bu kimsenin abdesti bozulmaz.Hatta şüphe kuvvetli olur da
zanna gâlip gelmiş olsa bile, abdesti bozulmaz.
Buna göre bir kimsenin, dübüründen (makatından)
bir şey çıktığını sadece hissetmesiyle abdesti
bozulmuş sayılmaz ve bu kimsenin vesveseden sakınması
gerekir.
Sen, istincâ yaptığına
(tahâretlendiğine) ve makatını yıkadığına
göre, namazdan önce makatını kontrol etmene gerek yoktur.
Buna şu hadis delâlet etmiştir:
Abdullah b.
Zeyd’den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
(( أَنَّهُ شَكَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الرَّجُلُ الَّذِي يُخَيَّلُ إِلَيْهِ أَنَّهُ يَجِدُ
الشَّيْءَ فِي الصَّلَاةِ، فَقَالَ: لَا يَنْفَتِلْ أَوْ لَا يَنْصَرِفْ حَتَّى
يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem-’e, namaz sırasında
birşeyler hissettiği duygusu gelen (anüsünden/dübüründen koku veya ses
çıktığı/yellendiği kendisine hayal edilen) kişinin
durumundan şikâyette bulunulunca o şöyle buyurmuştur:
– (Anüsünden/dübüründen) bir
ses işitmedikçe veya bir koku hissetmedikçe namazı bırakmasın.”
(Buhârî; hadis no: 137. Müslim; hadis no: 361)
İmam
Nevevî -Allah ona rahmet etsin-
devamla şöyle demiştir:
“Bu hadis, İslâm dîninin esaslarından
birisi ve fıkıh kâidelerinden büyük bir kâidedir. O kâide de
şudur: Aksi bir durum belli olmadıkça bir şeyin
aslının kalıcı olduğuna (abdestli olduğuna)
hükmetmektir. Sonradan meydana gelen şüpheli durum bir şeye zarar
vermez.
Bunlardan
birisi de yukarıdaki hadisin geçtiği meseledir. O mesele de
şudur:
Her kim,
abdestli olduğundan emîn olur da abdestinin
bozulup-bozulmadığından şüpheye düşerse, abdestinin
kalıcı olduğuna hükmetmesidir. (Yani bu kimsenin abdestlilik durumunun devam etmesi ve
abdestinin bozulmamış olmasıdır.) Bu şüphenin namaz
sırasında veya namazın dışında meydana gelmesi
arasında hiçbir fark yoktur. Bu, hem bizim, hem de gelmiş- geçmiş ve
halihazırdaki bütün âlimlerin görüşüdür…
Arkadaşlarımız
(Şâfiî âlimleri) şöyle demişlerdir:
Abdestin
bozulup-bozulmaması konusunda iki türlü ihtimalli şüphenin aynı
oranda olması veya ikisinden birisinin daha üstün gelmesi veya ikisinden
birisinin zannında ağır basması arasında fark
yoktur.Bu sebeple bütün durumlarda yeniden abdest alması gerekmez.”
(Nevevî; “Sahih-i Müslim Şerhi”)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e
-Allah ona rahmet etsin-:
“Ben,
idrarımı yaptıktan sonra abdest alıyorum, ardından da
namaz kılıyorum. Fakat ben, sanki penisimden bir şey
çıktığını hissediyorum. Penisimi kontrol
ettiğimde ondan biraz idrar çıkmış olduğunu
görüyorum. Bu durumun çözümü nedir?
Diye
sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap vermiştir:
“Şüphe
yok ki insanın, idrar ve dışkısını tutabilmesi ve
önden ve arkadan bir şeyin dışarı çıkmaması için
birtakım sağlam ve güçlü sinirler yaratmış olması, Allah
-azze ve celle-‘nin hikmetlerinden birisidir. Fakat bu sinirler, herhangi bir hastalık sirâyet
etmesi sebebiyle gevşer, ardından da ondan ya sürekli, ya da
arasıra olmak üzere idrar çıkabilir. Bazen de insanın bizzat
kendisi böyle olmasına sebep olabilir. Çünkü kimi insan,
idrarını yaptıktan sonra penisinin dibinden tutarak öne
(başına) doğru idrar kanallarının üzerine
bastırır. Kimisi de penisinde idrarının son damlası çıkıncaya
kadar tuvâlette bekler ki bu, yanlıştır. Bazı fakihler
(âlimler), penisin dibinden başına doğru idrar kanallarına
bastırmak sünnettir demiş olsalar bile, bu görüş,
zayıftır. Hatta Şeyhulislâm
İbn-i Teymiyye’nin -Allah
ona rahmet etsin- de dediği gibi, bu davranış,
bid’attır. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in
sünnetinde bu durum açıktır.Zirâ penisin arkasından önüne
doğru idrar kanallarının üzerine
bastırdığına dâir Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘den kesinlikle bir şey rivâyet olunmamıştır ve
O’nun, (idrarını yaptıktan sonra) penisini
sıktığına dâir kesinlikle bir şey
nakledilmemiştir.Fakat bazı insanlar,ya bunu söyleyen fakihlerin
sözlerini taklit ederek, ya da böyle yapmadığı
takdirde penisinde idrar kalacağını zannederek bunu
yapmaktadırlar. Fakat yapılan bu fiil, yanlıştır. Zirâ
bir kimse, idrarını yaptıktan sonra penisini yıkaması
yeterlidir. Penisini sıkmasına ve onu hareket ettirmesine hiç gerek
yoktur ve onu yıkamakla her şey biter. İnsan bunu yapmayı
alışkanlık haline getirseydi (penisinin idrar
kanallarını sıkmayı bıraksaydı), sebep
olduğu bu hastalık, kendisinin başına gelmezdi.
Bu
kardeşe nasihatim şudur: Bu fiili bırakması, bir daha ona
tevessül etmemesi, penisini sıkmaması ve idrar kanallarına
bastırmamasıdır. Aksine penisini doğal haline
bırakmasıdır. Penisinden son damla çıktığı
zaman, sadece penisinin başını yıkar. Bir insan, penisinde
bir şeyler hareket ettiğini hissedebilir. Bundan dolayı penisine
bakmasına gerek yoktur.Çünkü bazı insanlar, penisinde bir hareket
hissettiği zaman iç çamaşırını indirip yukarıdan penisini
sıkmaya başlar.Penisini sıktığı zaman da bir
şeylerin çıkması kaçınılmaz olur. Fakat sen böyle
böyle yapma ve penisine bakma.
Hatta
bazı âlimler -Allah onlara rahmet etsin- şöyle demişlerdir:
“Böyle
bir durumda bir kimse bu vesveseye maruz kalırsa, iç
çamaşırının üzerine su serper.Böylece penisinden bir
şey çıkıp-çıkmadığını
düşündüğü veya bundan şüphelendiği zaman, iç
çamaşırında gördüğü ıslaklığın
serptiği bu su olduğuna yorumlar.”
Fakat biz deriz
ki: Buna da gerek yoktur.Çünkü bu, külfet ve meşakkattir.Bu fiilden
yüz çevir ve kendini bununla meşgul etme! Allah’ın izniyle bu durum
ortadan kalkacaktır. Penisinin ucunda bir soğukluk hissettiğin
zaman veya penisinin içinde bir hareketlilik hissettiğin zaman ona bakmaya
çalışma! Bunu bırak!” (Muhammed b. Salih el-Useymîn;
“Aylık Görüşme”)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
