İçki içmenin cezası nedir? İçki içen kimse namaz kılabilir mi ve Ramazan orucunu tutabilir mi?
Allah’a
hamd olsun.
Yüce
Allah şöyle buyurmaktadır: ‘Ey iman edenler! (Aklı
örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal
okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan
kaçının ki kurtuluşa eresiniz.’ Maide (90)
Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle
buyurmuştur: ‘Zina eden kişi zina ettiği zaman, mümin olarak
zina etmez. İçki içen kişi de, içki içtiği zaman mümin olarak
içmez. Hırsız da çaldığı vakit mümin olarak çalmaz.
Başkasına ait bir malı insanların gözleri önünde
zorla alan kişi de bunu alenen gasp ettiği zaman mümin olarak bu suçu
işlemez’
Buhari (2295),
Muslim (86)
yani kâmil bir iman
sahibi kimse bunları yapmaz. Bu iğrenç fiil ile imanında büyük
bir eksiklik olur.
Rasulullah
sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: ‘Kim dünyada
şarap içer de sonra tövbe etmezse, ahirette ondan (cennet şarabından)
mahrum olur.’
Buhari (5147),
Muslim (3736)
Rasulullah
sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: ‘Allah içkiye, onu
dağıtana, içene, üzümünü sıkana, kendisi için
sıktırana, taşıyana, kendisi için taşınana,
satana, satın alana ve parasını yiyene lanet etsin.’ Ebu Davud (3189)
İbn
Deylemî rahimehullah Abdullah b. Amr’ın yanına girdi ve “Ey
Abdullah Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem den içki hakkında
duyduğun bir şey var mıdır?” diye sordu. Bunun üzerine
Abdullah: “Evet, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ’den şöyle dediğini
işittim: “Ümmetimden şarap içen kimsenin kırk gün
namazı kabul olunmaz.”
Nesai
(5570) Bu hadisten
anlaşılan şudur: Namazının kabul olmaması demek
namaz kılması gerekmez anlamına gelmemektedir. Bilakis bu süre
içinde tüm namazları kılması gerekir. Eğer bu sürede
namazı terk ederse büyük günah işlemiş olur. Bazı âlimler
bu kişiye küfre girer demişlerdir,
Allah korusun.
İçkinin ne kadar haram olduğunu gösteren hadisler
ve eserler pek çoktur. Nitekim içki kötülüklerin anasıdır. Kim
bu kötülüğe düşerse içki onu buna benzer kötülüklere ve
günahlara girmesi için cesaretlendirir. Allah’tan selamet dileriz.
İçki
içmenin dünyada cezasına gelince fakihlerin ittifakıyla değnekle
vurulmasıdır. Bunun delili Enes b. Mâlik’den naklen gelen rivayettir.
Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem içki içen biri getirildiğide
hurma dalları ve ile had uygulamıştır.’ Muslim (3281)
Ancak celdin sayısı hususunda ihtilafa
düşmüşlerdir. Âlimlerin büyük bir çoğunluğu hür olan
kimse için seksen, diğerleri için kırk celdedir demişlerdir.
Bunun delili olarak Enes’in radiyallahu anhu hadisine
dayandırmışlardır: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e şarap
içmiş bir adam getirmişler de ona iki hurma dalı ile kırk
kadar dayak vur (dur) muş. Enes: Bunu Ebû Bekir de yaptı. Ömer
halife olunca insanlarla istişare etti de Abdurrahman: Hududun en azı
seksen (değnek)’i vur! dedi. Bunun üzerine Ömer de onu emretti;
demiş.
Sahabe de Ömer’e radiyallahu anhu uydu ve ona muhalif bir
şey demediler. Büyük Âlimler Konseyi de içki içmenin
cezasının had olduğuna karar verdiler. Had ise seksen celdedir.
İbn
Kudame ve Şeyhu’l İslam gibi bazı alimler kırktan fazla değnek
vurulması müslümanların İmamın görüşü ile
alakalı olduğunu görüyorlar. Onun görüşü ise kırktan
fazla olması gerektiği yönündeydi. Ömer radiyallahu anhu
zamanında olduğu gibi. O haddi seksen değnek yapabilir. Allah en
iyisini bilir.
Tavdihul elhkam
5/330
İçki içen kimsenin namazı ve orucuna gelince
şüphesiz namazları vaktinde kılması gerekir. Ramazan
orucunu tutması gerekir. Eğer namazı bir süre için bıraksa
içki içmekten daha büyük bir günah işlemiş olur. Ramazan
sabahında içki içerse iki büyük günah işlemiş olur. Birincisi
oruç tutması gerekirken orucunu bozması, ikincisi içki içmesidir. Bu
kimsenin bilmesi gerekir ki günah işlemesi ve bundan tövbe etmekten
aciz olması bu kimsenin imanının zayıf olması ile
alakalıdır. Günahı, günaha devam etmesini, itaatsizliği ve
ya ihmalkâr davranmasını haklı çıkarmamalıdır.
Bilakis itaat etmesi gereken konularda elinden geldiğince itaat etmesi
gerekir. Onu büyük ve ağır günahlara yakınlaştıran
şeyleri terk etmesi gerekir. Allah’tan büyük-küçük bütün günahlardan bizi
uzak tutmasını diliyoruz. Şüphesiz Allah hakkıyla
işitendir, kuluna çok yakındır.
Allah en iyi bilendir.
