Demir-çelik fabrikalarında çalışanlar ile buna benzer zor işlerde çalışan işçiler gibi, zor ve meşakkatli işte çalışanların Ramazan’da oruçlarını bozmaları (oruç tutmamaları) câiz midir?
Hamd, Allah’a
mahsustur.
Bazı
âlimler, böyle kimselerin oruçlarını bozmalarının câiz
olduğu yönünde fetvâ vermişler, daha sonra bu fetvânın üzerine
bir açıklamada bulunmaları için bu fetvâ, iki değerli âlim
Abdullah b. Muhammed b. Humeyd ile Abdulaziz b. Baz’a -Allah ikisine de rahmet etsin- gönderilmiştir.
Bu iki âlim de şu açıklamada bulunmuşlardır:
“Aslolan, Ramazan orucunu tutmanın farz olması,
mükellef yaşta olan müslümanların bu oruç için geceden oruca niyet
etmeleri ve oruçlu olarak sabahlamalarıdır. Ancak dînin oruç
tutmamalarına izin verdiği kimseler bunun
dışındadır.Bu kimseler, hastalar, yolcular ve onların
hükmünde olanlardır.Fakat zor işte çalışanlar, dînen
mükellef olanlar kısmına dâhildirler, hastalar ve yolcular hükmünde değillerdir.Bu
sebeple zor işte çalışanların Ramazan orucu için geceden
niyet etmeleri ve oruçlu olarak sabahlamaları gerekir.Bu kimselerden
birisi, gündüz orucu bozmak zorunda kalırsa, o zorluğu gidermek için
orucunu bozması câizdir.Fakat orucunu bozduktan sonra günün kalan bölümünü
oruçlu geçirmesi ve uygun bir zamanda da orucunu kaza etmesi gerekir.Zorda
kalmayan kimsenin orucuna devam etmesi gerekir.Çünkü Kur’an ve sünnetten
dînî deliller bunu gerektirmektedir. Bütün mezhep âlimlerinin sözleri de
buna delâlet etmektedir.
Müslümanların
işlerini üstlenen yöneticilerin, yanlarında zor işte
çalışan kimselerin durumlarını gözden geçirmeleri ve
Ramazan geldiğinde -mümkünse- onları, Ramazan’ın gündüzünde
oruçlarını bozmaya zorlayacak iş ile görevlendirmemeleri
gerekir. Örneğin çalışmayı geceye almaları veya işçilerin,
hem çalışmak, hem de orucu tutmakta muvaffak olabilmeleri için
çalışma saatlerini gündüz ile gece arasında, adâletli bir
şekilde dağıtmaları gerekir.
Bazı
âlimlerin zor işte çalışanların oruçlarını
bozmalarının câiz olduğu yönünde verdikleri fetvâ, ferdî
bir konudadır ve bu âlimler içtihat ederek fervâ vermişlerdir. Fakat
bu âlimler, yukarıda zikrettiğimiz ve bütün mezhep âlimlerinin
onayladığı şartları gözden kaçırmışlardır.
Allah Teâlâ’dan herkesi
hayırda muvaffak kılmasını dileriz.”
Yüksek
Yargı Meclisi Başkanı ve Mescid-i Haram Dînî Denetleme Genel
Başkanı:
Abdullah b.
Muhammed b. Humeyd
-Allah ona
rahmet etsin-
İlmî
Araştırmalar, Fetvâ, Dâvet ve İrşad İdâreleri Genel
Başkanı:
Abdulaziz
b. Baz
Mecmû’
Fetâvâ İbn-i Baz; c: 14, s: 245.
Allah Teâlâ en iyi
bilendir.
