Ben, Kıran haccı niyetiyle hacca gittim.Umreyi bitirdikten sonra bazı kardeşler sadece bir sa’y yapmamı tavsiye ettiler. Bu câiz midir? Bu konuda sorup araştırdığım halde böyle değil ise hüküm nedir?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Hac ve umreyi birlikte yapan kimseye (Kıran
hacısına), -aynı İfrad hacısında olduğu gibi-
sadece bir tavaf ve bir sa’y gerekir.

Kıran hacısı için gerekli olan tavaf;
İfâda tavafıdır. Kudûm tavafına gelince, bu tavaf, onun
için sünnettir. Kıran hacısı için gerekli olan sa’y ise, onun bu
sa’yı, ya Kudûm tavafından hemen sonra yapması ya da İfâda
tavafından sonra yapmak üzere sa’yı ertelemesidir.

Sahih sünnet buna delâlet etmiş ve ilim ehlinin
çoğu da bu görüşte birleşmişlerdir.

İbn-i Kudâme
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“İmam Ahmed’den meşhur olan
görüşe göre; hac ve umreyi birleştiren kimsenin (Kıran
hacısının), İfrad hacısının yapması
gereken şeylerin aynısını yapması gerekir. Kıran hacısına,
hac ve umresi için bir tavaf ve bir sa’y yeterlidir.

Bu görüş; İbn-i Ömer ve Câbir b.
Abdullah’ın -Allah onlardan
râzı olsun- görüşüdür.
(Tâbiînden) Atâ, Tâvus, Mücâhid, Mâlik, Şâfiî, İshak, Ebu Sevr ve
İbn-i Münzir de bu görüştedirler.

İmam Ahmed’den rivâyet olunan ikinci
görüşte ise, Kıran hacısına iki tavaf ve iki sa’y
gerekir.

Sevrî ve Ebu Hanîfe bu görüştedir. Ali’den
böyle olduğuna dâir bir rivâyet olmakla birlikte bu konuda ondan sahih
bir şey gelmemiştir.”

İbn-i Kudâme
-Allah ona rahmet etsin- daha sonra ilim ehlinin
çoğunun delillerini zikrederek şöyle demiştir:

Âişe’den
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:

(( خَرَجْنَا مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَأَهْلَلْنَا بِعُمْرَةٍ، ثُمَّ قَالَ
النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْيٌ
فَلْيُهِلَّ بِالْحَجِّ مَعَ الْعُمْرَةِ، ثُمَّ لَا يَحِلَّ حَتَّى يَحِلَّ
مِنْهُمَا جَمِيعًا، فَقَدِمْتُ مَكَّةَ وَأَنَا حَائِضٌ، وَلَمْ أَطُفْ
بِالْبَيْتِ، وَلا بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَشَكَوْتُ ذَلِكَ إِلَى
النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: انْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ، وَدَعِي الْعُمْرَةَ، فَفَعَلْتُ. فَلَمَّا
قَضَيْنَا الْحَجَّ أَرْسَلَنِي النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَعَ
عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرْتُ، فَقَالَ:
هَذِهِ مَكَانَ عُمْرَتِكِ. قَالَتْ: فَطَافَ الَّذِينَ كَانُوا أَهَلُّوا
بِالْعُمْرَةِ بِالْبَيْتِ، وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، ثُمَّ حَلُّوا،
ثُمَّ طَافُوا طَوَافًا آخَرَ بَعْدَ أَنْ رَجَعُوا مِنْ مِنًى، وَأَمَّا
الَّذِينَ جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ، فَإِنَّمَا طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا.))

[ رواه البخاري ومسلم ]

“Vedâ haccında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
ile çıktık. Umre için telbiye getirerek ihrama girdik.

Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurdu:

-Her kim, beraberinde kurbanı (hedy/hac kurbanı) varsa, umre ile birlikte hac
için telbiye getirip (Kıran haccı için) ihrama girsin. Umre ve
haccı bitirinceye kadar ihramdan çıkmasın!

Ben ise Mekke’ye geldiğimde âdetli idim.Ne
Beytullah’ı tavaf ettim, ne de Safâ ve Merve arasında sa’y ettim.Bu
durumu Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e şikâyet edince bana
şöyle buyurdu:

-Saçının örgülerini çözüp boy abdest
al ve saçlarını tara.Ardından hac için telbiye getirip ihrama
gir ve umreyi bırak.

Bunun üzerine ben de öyle yaptım.Bitirince Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-, (umre için ihrama girmek üzere erkek kardeşim) Abdurrahman b. Ebî
Bekir ile birlikte beni Ten’im’e gönderdi. Ardından umremi
yaptım.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
(beni Ten’im’e gönderirken) şöyle
buyurdu:

– Burası senin umre için ihrama gireceğin
yerdir.

Âişe -Allah ondan râzı olsun- dedi ki:

-Umre için telbiye getirip ihrama girenler, Beytullah’ı
tavaf edip, Safâ ve Merve arasında sa’y ettikten sonra ihramlarından
çıktılar.Onlar Minâdan döndükten sonra bir tavaf daha (İfâda tavafı/farz tavafı/haccın
tavafını/ziyâret tavafını) yaptılar.Hac ve umreyi
birleştirenler (hac ve umreyi bir ihramda yapanlar) ise, sadece bir
tavaf yaptılar.” (Buhârî; hadis no: 1556. Müslim; hadis no: 1211)

Başka bir rivâyet ise şöyledir:

(( عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ
عَنْهَا أَنَّهَا أَهَلَّتْ بِعُمْرَةٍ، فَقَدِمَتْ وَلَمْ تَطُفْ بِالْبَيْتِ
حَتَّى حَاضَتْ فَنَسَكَتِ الْمَنَاسِكَ كُلَّهَا، وَقَدْ أَهَلَّتْ بِالْحَجِّ،
فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ النَّفْرِ:
يَسَعُكِ طَوَافُكِ لِحَجِّكِ وَعُمْرَتِكِ، فَأَبَتْ فَبَعَثَ بِهَا مَعَ عَبْدِ
الرَّحْمَنِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرَتْ بَعْدَ الْحَجِّ.))
[ رواه مسلم ]

“Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o umre için telbiye getirip ihrama girdi.(Mekke’ye) gelirken henüz Beytullah’ı tavaf
edemeden âdet oldu. Ardından haccın bütün menâsikini yerine
getirdi.Zaten hac için telbiye getirip ihrama girmişti.

Hac menâsikini bitirdikten sonra Minâ’dan
ayrıldıkları günde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona
şöyle buyurdu:

– Bu tavafın (İfâda tavafı), hem haccın, hem de
umren için yeterlidir.

Fakat Âişe -Allah ondan râzı olsun-  bununla yetinmedi (ve ayrı bir umre yapmak istedi).

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-,
(kardeşi) Abdurrahman’ı onunla birlikte (oradan
ihrama girmesi için) Ten’im’e gönderdi. Böylece Âişe -Allah
ondan râzı olsun- hacdan sonra umre yapmış oldu.” (Müslim)

İbn-i Ömer’den -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ أَحْرَمَ بِالْحَجِّ
وَالْعُمْرَةِ أَجْزَأَهُ طَوَافٌ وَاحِدٌ، وَسَعْيٌ وَاحِدٌ عَنْهُمَا حَتَّى
يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا.))
[ رواه الترمذي
وقال: حديث حسن ]

“Her kim hac ve umre için
birlikte ihrama girerse (Kıran haccına niyet ederse), hac ve umrenin
her ikisinin ihramından birlikte çıkıncaya kadar onun için bir
tavaf ve bir sa’y yeterlidir.” (Tirmizî rivâyet etmiş ve hadis
hasendir, demiştir.)

Câbir b.
Abdullah’tan -Allah
ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:

(( أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَرَنَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ، فَطَافَ لَهُمَا طَوَافًا
وَاحِدًا.))
[ رواه الترمذي وقال: حديث حسن ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hac ile umreyi
birlikte (Kıran haccı) yaptı. Hac ve umresi için
bir tavaf yaptı.” (Tirmizî rivâyet etmiş ve hadis hasendir,
demiştir.)

Câbir,
İbn-i Ömer ve İbn-i Abbas’tan -Allah onlardan râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre şöyle demişlerdir:

(( أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ لَمْ يَطُفْ هُوَ وَأَصْحَابُهُ لِعُمْرَتِهِمْ وَحَجَّتِهِمْ حِينَ
قَدِمُوا إِلا طَوَافًا وَاحِدًا.))
[ رواه ابن ماجه
]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve (kendisi
gibi Kıran haccı yapan) ashâbı, umre ve hacları için (Mekke’ye)
geldikleri zaman bir tavaftan başka tavaf yapmadılar.” (İbn-i
Mâce). (İbn-i Kudâme; “el-Muğnî”;
c: 3, s: 241).

Değerli âlim Muhammed el-Emîn eş-Şenkîtî
-Allah ona rahmet etsin- de bu konuda şöyle
demiştir:

“Kıran haccı ile Temmetu’ haccını
birbirinden ayıran âlimlerin çoğunluğu şöyle demişlerdir:

Kıran
haccı yapan kimseye, haccı ve umresi için sadece bir ziyâret
tavafı yeterlidir. O da İfâda tavafıdır. Bu tavaf ile
birlikte bir de sa’y gerekir.Âlimlerin çoğunluğu bu konuda
karşı görüşte olanların karşı
koyamayacakları sahih hadisleri delil olarak
göstermişlerdir.” (Edvâu’l-Beyân; c: 4, s: 430).

Böylece
sana zikredildiği gibi Kıran haccı yapan kimseye sadece bir sa’y
gerektiği açıkça belli olmaktadır. Doğru olan
görüş de budur.

Herkesçe
bilindiği üzere Kıran hacısı, Kudûm tavafı için tavaf
ve say’ ederse, ihramında kalır ve vücudundan hiçbir kıl
kopartmaz. Bu yapmış olduğu (Kudûm tavafı ve sa’yı) umre
sayılmaz. Aksine bu, birleştirdiği hac ve umresinin amellerindendir.”

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.