“Şakk” usûlüne göre defnedilmiş olan ölünün yüzüne hemen toprak atmaya başlamak câiz midir?
Bu yola başvurmak zorunda kaldığımız gözönünde bulundurulursa, bu iş (ölüyü şakk usûlüne defnetmek) için doğru olan şekil (yöntem) hangisidir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Birincisi:
Şakk
usûlü şöyledir: Kabrin ortasında cesedin yerleşebileceği kadar bir çukur
kazılır. Ölünün üzerine çökmemesi için de kabrin iki tarafı
kerpiç tuğlalarla örülür. Sonra yüzü kıbleye gelecek şekilde
ölü iki duvarın arasındaki boşluğa konulur. Daha sonra
bu boşluğun üzerine taşlarla veya başka şeylerle tavan
yapılır.Ölünün bedenine değmemesi için tavan birazca yüksek
yapılır. Ardından da üzerine toprak atılır.
Lahd usûlü ise şöyledir: Kabrin
duvarının kıbleye en yakın yerin altı (tabanı)
ölünün yerleşebileceği kadar oyulur.Sonra yüzü kıbleye
gelecek şekilde ölü bu oyuğa yerleştirilir. Daha sonra bu
oyuk, ölünün sırtının arkasına gelecek şekilde
kerpiçlerle kapatılır.Ardından da toprakla doldurulur.
Bu konuda daha detaylı bilgi için bkz: (Dr. Abdullah
es-Suheybânî; Ahkâmu’l-Mekâbir fi’ş-Şerîati’l-İslâmiyye”,
s: 30)
Lah ve şakk usûlleri, İslâm âlimlerinin oybirliğiyle
câizdir. Fakat lahd usûlü daha fazîletlidir. Çünkü
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in kabri
lahd usûlü yapılmıştır.
Nitekim Müslim’in bu konuda rivâyet ettiği hadis
şöyledir:
((
أَنَّ سَعْدَ
بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ رَضِيَ
اللهُ عَنْهُ قَالَ فِي مَرَضِهِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ:
الْحَدُوا لِي لَحْدًا ،
وَانْصِبُوا عَلَيَّ اللَّبِنَ نَصْبًا كَمَا صُنِعَ
بِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.)) [ رواه مسلم ]
“Sa’d b. Ebî Vakkâs -Allah ondan
râzı olsun- vefat etmiş olduğu hastalığında
şöyle demiştir:
–
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e
yapıldığı gibi bana da lahd kazın ve üstüme kerpiçler
dikin (üzerimi kerpiçlerle örtün).”
(Müslim, hadis no: 966)
İbn-i Kudâme
-Allah
ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Sünnet olan;
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in kabrine
yapıldığı gibi ölünün kabrine de lahd
yapılmasıdır.” (“el-Muğnî”, c: 2, s: 188)
İmam Nevevî
-Allah
ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Âlimler, ölüleri lahd
ve şakk usulleri ile kazılan kabirlere defnetmenin câiz oluşunda
ittifak etmişlerdir. Fakat yer sert ve toprağı çökmüyorsa, lahd
usulü daha fazîletlidir. Eğer toprak gevşek ve çöküyorsa,
şakk usûlü daha fazîletlidir.”
(“el-Mecmû'”, c: 5, s: 252)
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn de -Allah
ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Fakat şakk usûlüne gerek duyurulursa, böyle
yapmakta bir sakınca yoktur. Kabrin kazıldığı yer, kum
cinsinden ise, şakk usûlüne ihtiyaç duyulur. Zirâ kum olan yerde lahdin
yapılması mümkün değildir. Çünkü kuma lahd
yapıldığı zaman yıkılır. Dolayısıyla
ölü için bir çukur kazılır.Sonra onun ortasına bir
boşluk kazılır. Daha sonra kumlar çökmesin diye ölünün
konulacağı boşluğun iki tarafına kerpişler
konulur. Ardından da ölü bu kerpiçlerin arasına konulur.”
(“eş-Şerhu’l-Mumti'”, cİ 5, s: 360)
Buna göre kabir ister lahd usûlü olsun, isterse
şakk usûlü olsun, ölünün yüzüne veya cesedine hemen toprak
atılmaya başlanmaz.Çünkü lahd usûlünde ölü, kabrin
duvarına oyulan oyuğun içine konur. Dolayısıyla ölünün
üzerine toprak atılmaz. Şakk usûlünde ise, toprak ölünün
üzerindeki tavanın üzerine atılır. Ölünün üzerine hemen
toprak atılmaz.
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.
