Bir kadının, abdest alırken başörtüsünün üzerini mesh etmesi câiz midir?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
İslâm
âlimleri, kadının başörtüsünün üzerini mesh etmesinin hükmü
konusunda üç görüş ayrılığına
varmışlardır:
Birincisi:
Âlimlerin
çoğunluğu (cumhur) -ki İmam Ahmed’in bir rivâyeti de
böyledir-, kadının başörtüsünün üzerini sadece mesh
etmesinin câiz olmadığı görüşüne varmışlar
ve eğer başörtüsünün üzerini mesh ederse, abdestinin geçersiz
olacağına hükmetmişlerdir. Ancak mesh sırasında eldeki
suyun ıslaklığı başörtüsünden başına
geçecek derecede ince ise, bu takdirde abdesti geçerlidir, demişlerdir.
İmam Mâlik -Allah ona rahmet etsin-, başörtüsünü mesh eden kadın
hakkında “el-Mudevvene”; c: 1, s: 14’de şöyle
demiştir:
“Bu kadın, hem namazını, hem de
abdestini yenilemesi gerekir.”
Burada şu konuya dikkat çekmemiz gerekiyor: İmam Şâfiî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda gelen haberin
(hadisin) sahih olduğuna itibar ederek imâmenin üzerini mesh etmenin câiz
olduğunu belirtmiştir.Nitekim bu konuda hadisler sahih olarak
gelmiştir. Tıpkı Sahih-i Müslim’de geçen Bilal’in -Allah ondan
râzı olsun- hadisi gibi…
Hadis şöyledir:
(( أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ مَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ وَالْخِمَارِ.))
[ رواه مسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- çarıkların (mestlerin) ve imâmenin üzerini mesh etti.” (Müslim;
hadis no: 275)
Bu sebeple Şâfiî’nin -Allah ona rahmet etsin-, erkeklerin imâmeleri ile kadınların
başörtülerinin üzerlerini mesh edilmesini câiz görenler grubuna
dâhil edilmesi gerekir.
İkincisi:
Başka
bir rivâyette Hanbelî âlimleri, imamları Ahmed b. Hanbel’den naklederek
imâme ve başörtüsünün üzerini mesh etmenin câiz olacağı ve
abdestin geçerli olacağı görüşüne
varmışlardır. Bu, İbn-i Hazm’ın
da -Allah ona rahmet etsin-
görüşüdür.
İbn-i Hazm -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“İmâme, başörtüsü, takke, külah,
kask, miğfer veya bunun dışında başa giyilen her
şeyin üzerini mesh etmek câizdir. Bu konuda, ister sebep olsun veya
olmasın, erkek ve kadın aynı hükümdedir.”
(el-Muhallâ;
c: 1, s: 303).
Üçüncüsü:
Üçüncü
bir grup, çıkarılması zor olan ile çıkarılması
kolay olan diye ikiye ayırmışlar ve çıkarılması
zor olanın üzerini mesh etmenin câiz olduğu,
çıkarılması kolay olanın ise üzerini mesh etmenin câiz
olmadığı görüşüne varmışlardır.Bu,
Şeyhuslislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- ve günümüz
âlimlerinden Muhammed b. Salih
el-Useymîn’in görüşüdür.
Şeyhuslislâm İbn-i Teymiyye
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Kadının,
çenesinin altından doladığı başörtüsünün üzerini
mesh etmesi konusunda iki rivâyet vardır:
Birincisi:
Kadının, abdest alırken (başı yerine)
başörtüsünün üzerini mesh etmesi câiz değildir. Çünkü
başın meshi konusunda gelen ruhsat delilleri, kesin bir şekilde erkeğe
has kılınmıştır. Kadının durumu ise
şüphelidir. Çünkü başörtüsü, zaten kadının
başına bağlıdır (Yani zaruret durumu yoktur). Başörtüsü
kadın için, başı koruyucu gibidir.
İkincisi:
Kadının, abdest alırken (başı yerine)
başörtüsünün üzerini mesh etmesi câizdir. Bu rivâyet, Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in şu emri gereği daha
açıktır:
(( اِمْسَحُوا عَلَى الْخُفَّيْنِ
وَالْخِمَارِ.))
[ رواه أحمد ]
“(Abdest
alırken) çarıkların (mestlerin) ve imâmenin üzerini
mesh edin.” (Ahmed; 39/325)
Tahkikçiler şöyle demişlerdir:
“Bu, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sözünden
değil de fiilinden olan sahih bir hadistir. Başı örten
imâmenin üzerini mesh etme konusundaki bu emre, erkeklerle birlikte
kadınlar da dahildirler. Tıpkı çarıkların (mestlerin)
üzerini mesh etme konusunda erkeklerle birlikte kadınların da dahil
olduğu gibi…
Çünkü başına giydiği
şeyin üzerini mesh etmek erkeğe câiz olduğuna göre,
erkeğin başına giydiği imâme hükmünde olduğu için
kadına da câizdir. Yine başörtüsü, genellikle
çıkarılması zor olan bir giysi gibi olduğu için
erkeğin imâmesine benzer,hatta (başörtüsünü çıkarmamak)
imâmeden daha önce gelir.Ayrıca kadının
başörtüsü, erkeğin imâmesinden daha çok örter,
çıkarılması ise, imâmeden daha zordur.Kadının
başörtüsüne ihtiyacı ise, çarıklardan daha
fazladır.” (Şerhu’l-Umde; c: 1, s: 265-266)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“…Her
hâlükârda şöyle diyebiliriz: Hava soğuk olursa veya
çıkarılıp tekrar bağlanması zor olursa, bu gibi
durumda başörtüsünün üzerini mesh etmekte bir sakınca yoktur. Böyle
bir durum yoksa, kadının başörtüsünün üzerini mesh etmemesi
daha evlâdır. Çünkü bu konuda hiçbir sahih delil
gelmemiştir.” (eş-Şerhu’l-Mumti’; c: 1, s: 239)
Üçüncü
görüş, bu meselede en tercihli olan görüştür.Çünkü
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den sâbit
olduğuna göre o imâmesinin üzerini mesh etmiştir.Bu konuda
erkeğin imâmesi ile kadının başörtüsü arasında
hiçbir fark yoktur. Hatta kadın için bunun câiz olması, -Şeyhuslislâm İbn-i Teymiyye’nin -Allah ona rahmet etsin- zikrettiği sebepler
nedeniyle-
daha evlâdır.
Buna
göre başı örten her şeyin üzeri mesh edilmez. Ancak
kadının, saçının (yabancı erkeklere)
gözükmesinden endişe etmesi veya kadının başına
kına sürdüğünden dolayı saçını örtmesi veyahut da
hava soğuk olduğu için hastalanmaktan endişe etmesi gibi, buna
benzer mazeretlerde kadının başörtüsünün üzerini mesh
etmesi câizdir.
Bu konuda (139719)
nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.
