Abdestin bozulması konusunda, insandan yel çıktığı zaman abdesti bozulur. Ben, bir kimse, (namaz sırasında) bir ses işitmezse veya bir koku hissetmezse, abdestin bozulmadığına ve namaza devam etmesi gerektiğine dâir bir hadis okumuştum. Fakat ben, karnımda bir ses işitir de bu ses dışarı çıkmazsa, namazdan çıkmam ve yeniden abdest almam gerekir mi?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Hiç şüphe yok ki, Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-, sormuş olduğunuz bir durumda namazdan
çıkmanın ölçüsünü bize açıkça beyan etmiştir.

Nitekim Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:

“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

(( إِذَا وَجَدَ أَحَدُكُمْ فِي
بَطْنِهِ شَيْئًا فَأَشْكَلَ عَلَيْهِ أَخَرَجَ مِنْهُ شَيْءٌ أَمْ لَا، فَلَا
يَخْرُجَنَّ مِنَ الْمَسْجِدِ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا.))

[ رواه مسلم ]

“Sizden
biriniz karnında bir şeyler hisseder de dışarıya bir
şeyin çı­kıp-çıkmadığında müşkil
durumda kalırsa (kendisinden
yel çıkıp-çıkmadığı konusunda şüpheye düşerse), bir ses (yellenme
sesi) duymadıkça veya bir koku hissetmedikçe (kendisinden yel
çıktığını hissetmedikçe yeniden abdest almak için) sakın
mescitten
çıkmasın.”
(Müslim; hadis no: 326)

Abdullah b. Zeyd’den

-Allah
ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:

((
أَنَّهُ شَكَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الرَّجُلُ
الَّذِي يُخَيَّلُ إِلَيْهِ أَنَّهُ يَجِدُ الشَّيْءَ فِي الصَّلاةِ، فَقَالَ:
لا يَنْفَتِلْ أَوْ لا يَنْصَرِفْ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا.))

[ رواه البخاري ومسلم ]

“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-’e, na­maz sı­ra­sın­da bir­şey­ler his­set­ti­ği
duygu­su ge­len
(dübüründen koku veya ses
çıktığı/yellendiği kendisine hayal edilen) ki­şinin
du­ru­mun­dan şikâyette bu­lu­nu­lun­ca o şöy­le bu­yur­muş­tur:

– (Dübüründen) bir ses
işit­me­dik­çe ve­ya bir ko­ku hissetmedikçe na­ma­zı bı­rak­ma­sın.”
(Buhârî; hadis no: 137. Müslim; hadis no: 361)

İmam Nevevî

-Allah ona rahmet etsin-
şöyle demiştir:

“Bu
hadis, İslâm dîninin esaslarından birisi ve fıkıh
kâidelerinden büyük bir kâidedir. O da şudur: Aksi bir durum belli
olmadıkça bir şeyin aslının kalıcı olduğuna (abdestli
olduğuna) hükmetmektir. Sonradan meydana gelen şüpheli durum bir
şeye zarar vermez.” (“Sahih-i Müslim’in Şerhi”; c: 4,
s: 49)

Necâsetin
dışarı çıkmadan önceki durumuna itibar edilmez.Zirâ
gazların hareket etmesi neticesinde insanın karnında
birtakım sesler çıkabilir.

Bu
sebeple namaz kılan bir kimse, karnında bir ses işitir de
abdesti bozan bir şey kendisinden çıkmazsa ve ses işitmek veya
koku hissetmek gibi bir delil de bulmazsa, bu durumda (kendisine gelen bu vesveseye)
itibar etmemesi gerekir. Çünkü aslolan, bu kimsenin abdestlilik durumunun
devam etmesi ve abdestinin bozulmamış olmasıdır. Bu kimse,
kendisinden bir şeyin çıktığından emin olmadıkça
namazdan çıkmamalıdır. Çünkü yakîn (abdestlilik durumu),
şüphe (abdestin bozulması şüphesi) ile izâle olmaz.

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.