en, Ramazan’da tutamadığım bir günün kazası için oruca niyet ettim.Fakat ben, kaza orucuna niyet ettiğimi unutmuşum. Fecir vakti uyandıktan sonra yedim ve içtim.Ancak ninenm bugünde benim kaza orucumun olduğunu bana hatırlatınca akşama kadar yemek ve içmekten kendimi tuttum. Bu gün ben oruç tutmuş sayılır mıyım? Çünkü ben, orucu akşama kadar tamamladım.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Her kim, oruçlu iken yer veya içerse, onun orucu
sahihtir.
Nitekim Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda
şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ نَسِيَ
وَهُوَ صَائِمٌ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ، فَإِنَّمَا أَطْعَمَهُ
اللهُ وَسَقَاهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
“Kim,
oruçlu olduğu halde unutarak yer veya içerse,orucunu tamamlasın. Zirâ
onu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir.”[1]
Bu
konudaki hadisin genel
olması sebebiyle
orucun, Ramazan veya kaza veya adak (nezir) veyahut da nâfile oruç olması
arasında hiçbir fark yoktur.
İmam Şâfiî
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Oruçlu kimse,
Ramazan veya adak (nezir) veya keffâret
orucunda veya herhangi bir vâcip veyahut da nâfile oruçta unutarak yer veya
içerse, orucu tamdır ve kendisine kaza gerekmez.”[2]
Değerli âlim Abdulaziz
b. Baz -Allah ona rahmet etsin-
bu konuda şöyle demiştir:
“…Bunlardan birisi de, oruçlu kimse, Ramazan
orucunda ya da nâfile veya kaza ve adak gibi başka bir oruçta unutarak
yerse veya içerse veya eşiyle cinsel ilişkiye girerse, kendisine bir
şey gerekmez.
Çünkü Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ نَسِيَ
وَهُوَ صَائِمٌ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ، فَإِنَّمَا أَطْعَمَهُ
اللهُ وَسَقَاهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
“Kim,
oruçlu olduğu halde unutarak yer veya içerse,orucunu tamamlasın. Zirâ
onu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir.”[3]
Buna göre, geceden kaza orucuna niyet etmiş
olmanızdan dolayı orucunuz sahihtir ve Ramazan orucunun
kazasının yerine geçer.Yemiş ve içmiş olmanızın
oruca bir zararı olmaz.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
[1]
Buhârî, hadis no: 1399. Müslim, hadis no: 1155
[2]
“el-Umm”, c: 2, s: 75
[3]
Abdulaziz b. Baz, “Nuru’n Ale’d-Derb Fetvâları”, c: 16, s:
479
