Benim sorum sadaka-i câriye hakkındadır:
Babam -Allah ona ve müslümanların ölülerine rahmet etsin- hayatta iken malının zekâtını fakirlere verdiğini biliyorsam, sevâbı babama ulaşan sadaka-i câriye olması, aynı zamanda da malımın zekâtı olması niyetiyle tanıdığım o fakirlere aynı miktarı vermem câiz midir?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Başkasının
adına sadaka vermek (tasadduk etmek) câizdir. Bu, ister sadaka-i câriye
olsun, isterse normal sadaka olsun, farketmez. Sadaka-i câriye; aslı
kalcı olan, fakat geliri ve ürününden faydalanılan
vakıftır.
Örneğin
insanın, fakirlerin ikâmet edecekleri veya kirasından faydalanacakları
bir evi satın alıp vakfetmesi veya okunması için Kur’an-ı
Kerim ve faydalı kitaplar satın alıp vakfetmesi veya bir câmi
veya mescit yaptırması veyahut da bir kuyu kazdırması
(açtırması) ve suyundan insanların içmesi gibi. Bunlar, sadaka-i
câriyedir.
Bir fakire yemek veya para
vermeye gelince, bu, normal sadakadır, sadaka-i câriye değildir.
Fakat her iki sadakada da hayır vardır.
Nitekim Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:
((
إِنَّ أَبِي مَاتَ وَتَرَكَ مَالاً وَلَمْ يُوصِ، فَهَلْ يُكَفِّرُ عَنْهُ
أَنْ أَتَصَدَّقَ عَنْهُ؟ قَالَ: نَعَمْ.)) [ رواه مسلم ]
“Babam öldü,
geriye mal da bıraktı. Fakat vasiyette bulunmadı, onun için tasaddukta bulunsam, bu onun günahlarına keffâret olur mu? diye sordu.
Bunun üzerine
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
-Evet,
(olur).”[1]
Âişe’den
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre bir adam,
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e şöyle sordu:
(( إِنَّ أُمِّيَ افْتُلِتَتْ
نَفْسُهَا، وَإِنِّي أَظُنُّهَا لَوْ تَكَلَّمَتْ تَصَدَّقَتْ، فَلِي أَجْرٌ أَنْ
أَتَصَدَّقَ عَنْهَا؟ قَالَ: نَعَمْ.)) [ رواه مسلم ]
“Annem
ansızın vefat etti. Eğer konuşmaya fırsat
bulsaydı, tasaddukta bulunurdu.
Onun için tasaddukta bulunsam,
bana da ecir var mıdır? Diye sordu.
Bunun üzerine
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
-Evet (onun için
tasadduk et).”[2]
İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- hadisin
şerhinde şöyle demiştir:
“Bu hadis, ölünün adına tasaddukta
bulunmanın câiz ve müstehap olduğuna, sadakanın
sevabının ölüye ulaşacağına ve ona fayda
vereceğine, ayrıca sadaka veren kimseye de fayda vereceğine
delâlet etmektedir. Müslümanlar, bütün bu konularda icma etmişlerdir.”
Bu konuda (122361) nolu sorunun
cevabına bakabilirsiniz.
Buna göre, babanızın adına
malınızdan sadaka vermenizde (tasadduk etmenizde) bir sakınca
yoktur. Bu sadaka, ister sadaka-i câriye olsun, isterse normal sadaka olsun,
farketmez. Fakat bu, malınızın zekâtının yerine geçmez.
İkisini cem etmeniz, (sadaka ve zekât niyetiyle vermeniz) doğru
değildir. Çünkü zekât, verilmesi gereken bir farîzadır ve insanın sadece kendisi adına
geçerli olan, aynı anda başkası adına geçerli olmayan bir
farzdır. Sadakaya gelince o bir nâfiledir. İnsanın
sadakanın sevâbını, kendisi ile başkası arasında
ortak etmesi câizdir.
Örneğin sadakanın sevâbının
yarısını kendisine, diğer yarısını da
başkasına ortak etmesi gibi. Nitekim İmam Ahmed -Allah ona
rahmet etsin- böyle zikretmiştir.
İbn-i Kayyim -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Bunun sebebi şudur:Şüphesiz sevâp onun
mülküdür. Onun hepsini başkasına hediye edebilir
(bağışlayabilir). Bir kısmını da
başkasına hediye edebilir (bağışlayabilir). Örneğin
bu sevâbını dört kişiye taksim ederse, herkes dörtte
bir sevâp elde etmiş olur. Sevâbın dörtte birini
başkasına hediye eder de geriye kalanı kendisine
bırakırsa, bu da câizdir. Tıpkı başkasına hediye
etmesi gibi…”[3]
Sözün özü şudur:
Malınızın zekâtını
çıkarmanız ve onu, kendiniz veya babanız adına tasadduk
niyetiyle değil de malınızın zekâtı niyetiyle hak
edenlere vermeniz gerekir.
Ardından malınızın bir
kısmını babanızın adına sadaka olarak vermeniz
(tasadduk etmeniz) müstehaptır.
Babanızın hayatta iken kendilerine zekât
verdiği kimselere malınızın zekâtını vermeniz,
babanızın iyilikte bulunduğu kimselere sizin de iyilikte
bulunmanız sayıldığı için, övgüye değer,
güzel bir davranıştır. Böylelikle babanızın
yokluğunu aratmamış, hem babanıza, hem de size duâ etmeye
devam etmiş olurlar. Aynı şekilde sadakadan onlara pay
verirseniz, aynı şeyi yapmış olursunuz.
Allah Teâlâ’dan size yadım etmesini, iyilik, ihsan
ve hayırda sizi muvaffak kılmasını niyaz ederiz.
Allah Teâlâ en iyi
bilendir.
[1] Müslim, hadis no: 1630
[2] Müslim, hadis no: 1004
[3] İbn-i Kayyim, “Ruh”,
s:132
