Cep telefonuma, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den rivâyet olunan: “Kim, Receb ayında yüz defa: ‘Estağfirullah, lâ ilâhe illâ hu.Vahdehû lâ şerîke leh’ derse ve bu sözünü bir sadaka ile sonlandırırsa (yani ardından bir sadaka verirse), Allah da onu rahmet ve mağfiretiyle sonlandırır.Kim de bunu dörtyüz defa söylerse, Allah ona yüz şehid sevabı yazar.” Diye buyurduğu bir hadis geldi ve ben, bu hadisin sıhhatini (doğru olup-olmadığını) öğrenmek istiyorum.
Allah Teâlâ en güzel şekilde mükafatınızı versin.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Bu hadisin, sünnet ve eser
kitaplarında hiçbir aslı yoktur. Hiçbir ilim ehli nezdinde de bu
hadisin rivâyeti bilinmemektedir. Aynı şekilde yalan ve uydurma
hadislerin (yalan ve uydurma olduğunu beyan etmek için) yazılı
bulunduğu kitaplarda da bu hadise rastlayamadık.
Bu hadise, sadece, hiçbir
isnad ve belgenin olmadığı, yalan rivâyetlerle dolu olan
bazı şia kitaplarında rastlayabildik.
Nitekim hicrî 664
yılında ölen İbn-i
Tâvûs -Ali b. Musa b. Cafer-, bu hadisi zikretmiş, fakat ondan daha eski
olan şia kitaplarının hiçbirisinde bu hadise rastlayamadık.
İbn-i Tâvûs, hadisi
ta’lik olarak hiçbir isnadı olmadan şöyle zikretmiştir:
“Receb ayında
istiğfarın, tehlinin ve tevbenin fazîleti hakkında
zikredeceğimiz şeyler faslı: Bu hadisi, Nebi -sallallahu aleyhi
ve âlihi-‘den rivâyet edilmiş bulduk. Bu hadiste Nebi -sallallahu aleyhi
ve âlihi- şöyle buyurmuştur:
“Kim Receb ayında
yüz defa: ‘O’ndan başka hak ilah olmayan Allah’tan
bağışlanma dilerim.O’nun hiçbir ortağı yoktur ve ben,
O’na tevbe ederim’ derse ve bu sözü sadaka ile sonlandırırsa (bu
sözünün ardından sadaka verirse), Allah da onu rahmet ve
mağfiretiyle sonlandırır.Kim de bu sözü, dörtyüz defa
derse, Allah ona yüz şehid sevabı yazar.Kıyâmet günü
Allah’ın huzuruna çıktığı zaman, Allah ona şöyle
buyurur: Sen (dünyada) benim mülkümü ikrar ettin.O halde sen de benden ne
dilersen dile, sana vereceğim. Çünkü benden başka hiçbir
muktedir yoktur.”
“İkbâlu’l-A’mâl”, c:3, s: 216
el-Hurr el-Âmilî’nin
(ölümü: Hicrî 1104); “Vesâilu’ş-Şia”, c: 10, s: 484
gibi Şia’nın bazı kitapları bu rivâyeti İbn-i
Tâvûs’tan nakletmektedir.
Bu hadisteki uydurma
alametleri şu şekilde apaçık ortaya çıkmaktadır:
Birincisi:
Hadis, isnaddan yoksundur.
İkincisi:
Bu hadisi, sadece Şia
kitapları rivâyet etmiştir. Şianın bu kitaplarından da
hadis meşhur olmuş ve bazı forumlarda ve internet sitelerinde
yayılmıştır. Bu arada forumlarda rivâyet edilen ve
Râfızî kitaplarından alınan pek çok yalan hadislerden
şiddetle sakınmak gerekir.
Üçüncüsü:
Hadis, Receb ayının
fazîletleriyle ilgili olmasıdır.Receb ayının fazîleti
hakkında rivâyet olunan bütün hadisler konusunda şiddetle
sakınmak gerekir.Bu konuda uydurma hadisler o kadar
çoğalmış ki, bazı âlimler bununla ilgili özel kitaplar
telif etmek zorunda kalmışlardır.
Nitekim İbn-i Hacer
-Allah ona rahmet etsin-, “Tebyînu’l-Acebi Bimâ Verade Fî Fadli
Receb” adıyla bir kitap telif etmiş ve konu ile ilgili olarak
şöyle demiştir:
“Ne Receb
ayının fazîleti, ne Receb ayının orucu, ne bir
bölümünün belirli bir orucu, ne de bu aya özel bir gecenin ihyâ
edilmesi hakkında huccet kabul edilebilecek hiçbir sahih hadis gelmemiştir.Nitekim
bu konuda Hâfız Ebu İsmail el-Herevî benden önce kesin
görüşünü belirtmiştir. Biz de hem ondan, hem de
başkasından bu konuda sahih senedle rivâyet ettik. Fakat ilim ehli, uydurma
olmadığı müddetçe zayıf olmasına rağmen bu
ayın fazîletleri hakkında zayıf hadisleri zikretmekte gevşek
davranmaları yaygın hâle gelmiştir. Bununla birlikte bu
hadislerle amel eden kimsenin, bu hadislerin zayıf olduğuna
inanması ve kişinin zayıf hadisle amel etmemesi ve meşrû
olmayan bir şeyi meşrûlaştırmış olmaması veyahut
da bazı cahillerin bunun sahih sünnet olduğunu zannetmemeleri için
bunu insanlar arasında yaymaması şarttır.”
“Tebyînu’l-Acebi
Bimâ Verade Fî Fadli Receb”, s: 11
Dördüncüsü:
Çılgınca ecir
verilmesidir. Öyle ki Receb ayında basit ve kolay bir ameli
yapmanın karşılığı olarak yüz şehid ecri
takdir edilmiştir. Böyle bir şey, sahih İslâm
şeriatında gelmemiştir.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
