Bana şu şekilde bir mesaj geldi: Kur’an’dan faydalar: Eşler arası sorunlar için; Muzzemmil suresi. Çocuk için; Enbiya suresi. Borçlar için; Adiyat suresi. Rızık için; Vakia suresi. Evlilik için; Hac suresi. Vesveseye karşı: Nas suresi, hapiste olan ve çıkışı için; Yusuf suresi. Gebeliği korumak için; Meryem suresi, Doğumu kolay yapmak için; İnşikak suresi. Çocuğun yatması için; Ğaşiye suresi. Nazar için; Felak suresi. Unutkanlık için; Duha suresi.

Bu bilgiler gerçek mi?

Cevap:

Allah’a hamd olsun, 

Şüphesiz ortaya yeni atılan
bidatlerden biride; Kur’ân-ı Kerim’in bir takım ayet veya surelerini
belirli hastalık veya problemler için özel kılmaktır. Bu
konuda her hangi bir delil yoktur.

Şeyh Bekir Ebu zeyd Rahimehullah şöyle
dedi: delil olmadan özelleştirmek bidatlardandır. Bir ayeti veya
sureyi belirli zaman veya mekanda bir takım ihtiyaçlar için okumak delilsiz
özelleştirmedir.[1]

Bu konuda daimi fetva kuruluna
şöyle soru sorulmuştur:

“Uganda’da bir kişi duada bulunacağı zaman
-özellikle rızkın genişliği için- eğitimli
şahısları çağırır, onlar da gelir. Her biri kendi
mushafını taşır, ve okumaya başlarlar, birisi Yasin
suresini okur çünkü Kur’ân’ın kalbidir, diğeri Kehf suresini okur,
üçüncüsü Vakia veya Rahman suresini 
okur, Duhan, Mearic, Nun, Mülk, Muhammed, Feth vb. süreleri okurlar, Bakara
ve Nisa suresinden okumazlar, böyle bir dua yöntemi İslam’da
meşruiyeti var mı? Diye soruldu. Bunun üzerine Daimi Fetva Kurulu
şöyle cevap verdi: “ Anlamını düşünerek okunan Kur’ân
en üstün ibadetlerdendir, Allah’a dua etmek hayırda muvaffak olmak ve rızıkta
genişlik için vb. isteklerde bulunmak meşru bir ibadettir. Ancak
soruda anlatılan tarzda belirli sureleri birkaç şahısa
dağıtılıp her biri bir sure okuyup dua etme şekli
bidattır. Çünkü böyle bir yöntem Rasulullah sallallahu
aleyhi vesellem
’den ne eylem nede söz olarak rivayet
edilmemiştir. Aynı şekilde her hangi bir sahabeden nede seleften
böyle bir şey rivayet edilmemiştir. Hayırlı olanda
selefe ittiba etmektir. Şer ve kötülükte, sonradan gelen bidatlara
uymaktır. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’den şöyle
rivayet edilmiştir: “Her kim bu dinimizde olmayan bir şey katarsa o
amel kabul edilmez”[2]

Daimi Fetva Kurulu, Kehf, Secde, Yasin,
Fussilet, Duhan, Vakia, Haşr, Mülk surelerin kurtarıcı olarak
adlandırılmasını soruldu. Bunun üzerine şöyle
cevap vermiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’den bu
surelerin kurtarıcı sure olarak nitelendirildiğine dair her
hangi bir rivayet yoktur. Her kim bu sureleri kurtarıcı diye
nitelerse o cahil ve bidatçıdır. He kim bu sureleri böyle bir
sıralamaya tabi tutar ve diğer kuran surelerinden
bağımsız ele alırsa ve bu surelerle teberrük, kurtulma ve
korunma niyetiyle okursa, günah işlemiş olur. Zira Sahabeden gelen
Kur’ân-ı Kerim’e aykırı bir şey yapmıştır.
Diğer yandan Kur’an’ın diğerini terk etmiş olur. Ve bir
takım sureleri Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem özelleştirmediği
şekilde özelleştirmiş olur. Bunun üzerine böyle bir
bilgi ile amel etmek engellenir böyle bir nüsha basılmışsa
bu baskılar yok edilir ve münker olan bir şeyi kaldırılmış
olur.[3]

Başta soruda geçen faziletlerin aslı yoktur.  ancak Vakia suresi ile ilgili zayıf bir
hadis rivayet edilmiştir: “ Her kim her gece Vakia suresini okursa  ona asla
fakirlik isabet etmez”[4]

Nas suresinin vesveseye karşı
olduğu doğrudur. Nitekim bu ayetlerinde açıktır.

Ukbe bin Amir Radiyallahu anhu
şöyle rivayet eder. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ile
birlikte Elcuhfe ile Ebva arasında yürürken üzerimize fırtına ve
karanlık çöktü, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Falak ve
Nas sureleriyle korunmaya başladı ve şöyle dedi: “Ey Ukbe
bu iki sureyle sığın, zira sığınmacı bu
ikisinden daha büyük bir şeyle sığınamaz”[5]

Falak suresinin nazar için
okunduğu doğrudur, az önce zikrettiğimiz hadis buna delil
olabilir. Daha detaylı bilgi için

(198616) nolu sorunun
cevabına bakınız.

Bunun dışında diğer
bilgilerin İslam dininde her hangi bir kaynağı yoktur. Ancak
başta verilen bilgilerden daha üstün bir nasihat verebiliriz: Her kim
dünyada, kabirde ve ahirette güzel bir hayat yaşamak isterse; Kur’ân’ın
tümünü okumalıdır. Hem okur hemde manasını düşünür.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “……. Eğer
tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol
göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette)
sıkıntı çeker. Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz
çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet
gününde kör olarak haşrederiz.”[6]

Başka bir ayette şöyle
buyurmuştur: “erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş
işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve
onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli
ile vereceğiz”[7]

En doğrusunu bilen Allah’tır.

 

[1] Bida el kiraa 14

[2]  Daimi Fetva Kurulu: 2/486

[3] Daimi Fetva Kurulu
2/478-479

[4]  İbn sunni “ amel yevm ve leyle” 674
silsile ehadis daife 289

[5]  Ebu davud 1463, Elbani sahih demiştir.

[6] Taha 123-124