Ben, hızlı namaz kılan birisiyim. Yani ben, Fatiha sûresi ile diğer kısa sûreleri hızlı bir şekilde okuyorum.Namazdaki hareketlerim aynı şekilde hızlıdır. Bu davranışım câiz midir?

Cevap:

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Sünnet olan; Kur’an okuyan kimsenin, ister Fatiha sûresi olsun, isterse
başka bir sûre olsun, Kur’an’ı okurken onu tertilli olarak
okuması, okuduğunu iyice düşünüp akıl etmesi için de
kıraatında acele etmemesidir. Dolayısıyla Kur’an okuyan
kimse için sünnet olan; okuduğunun anlamını iyice düşünerek
ve akıl ederek okuması, tertilli okuması ve acele etmemesidir.

Nitekim Allah Subhânehu ve Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( … وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلاً )) [ سورة المزمل
من الآية: 4 ]

“… ve Kur’an’ı tertil ile (kelimelerin hakkını vererek, tane tane) oku.” (Müzzemmil
Sûresi: 4)

Yine Allah -azze ve celle- şöyle buyurmuştur:

((كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُوا
آيَاتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ أُوْلُوا الأَلْبَابِ )) [ سورة ص الآية: 29]

“(Ey Rasûl!) Biz sana feyizli ve bereketli bir kitap indirdik ki insanlar
onun âyetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri (Allah’ın
kendilerini sorumlu tuttuğu şeyleri)
hatırlasınlar.” (Sâd
Sûresi: 29)

Bazı harfleri veya âyetleri ihlal eden
hızlı okuyuş, câiz değildir. Aksine Kur’an okuyan kimsenin,
doğru ve açık bir şekilde okuyabilmesi için kıraatında
yavaş olması ve anlamını düşünüp akıl edebilmesi
için tane tane okuması gerekir.

Bir kimse, kıraatında bazı harfleri
telaffuz etmiyorsa ve bazı harfleri değiştiriyorsa, bu
kıraat câiz değildir. Aksine harfleri ve kelimeleri tam olarak
noksansız bir şekilde edâ edebilmesi için yavaş yavaş ve
tertilli okuması gerekir.

Aynı şekilde namazında da böyle
olması gerekir. Buna göre rükûda, secdede, iki secde arasındaki
oturuşta ve rükûdan sonraki ayakta duruşta acele etmemelidir.Aksine teenî ile ve mutmain
olacak bir şekilde kılmalıdır. Namaz kılan kimsenin
böyle yapması, kendisine farzdır. Çünkü namazda mutmain
olmak, yerine getirilmesi gereken farzdır. Secdede başını,
karganın yemini gagalaması gibi indirip kaldırmak ve namazda
acele etmek, namazı bozar.

Soruyu soran kimseye rükû sırasında mutmain
oluncaya kadar beklemesini, acele etmemesini ve üç defa veya daha fazla şu
duâyı okumasını tavsiye ederiz.

((
سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ.))

“Çok büyük Rabbimi tüm
noksanlıklardan tenzih ederim.”

Bu
duâdan sonra şu duâyı da okur:

((
سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ. اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ليِ))

“Allahım! Sana hamd ederek, seni tüm
noksanlıklardan tenzih ederim. Allahım! Beni
bağışla.”

Başını
rükûdan kaldırdıktan sonra mutmain oluncaya kadar ayakta bekler.Bu
sırada şu duâyı okur:

(( رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ، حَمْداً كَثِيراً طَيِّباً
مُبَارَكاً فِيهِ، مِلْءَ السَّمَاوَاتِ وَمِلْءَ الأَرْضِ وَمِلْءَ مَا بَيْنَهُمَا، وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَيْءٍ
بَعْدُ))

“Rabbimiz!
Riyâdan uzak ve bereketi
kesilmeyen çokça hamd, yalnızca sanadır. Gökler dolusu, yerle gökler
arasındaki mesafe dolusunca ve bundan sonra dilediğin şeyler
dolusunca (hamd yalnızca
sanadır).”

Namaz
kılanın bu şekilde söylemesi, kendisi için daha
fazîletlidir.

(( رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ))

“Rabbimiz! Hamd, yalnızca
sanadır.”

Rükûdan
doğrulduktan sonra bu duâyı okumak, doğru olan görüşe
göre vâciptir.

Eğer
bu duâya (Rabbimiz! Hamd, yalnızca sanadır) şunu
ekleyerek okursa, daha kâmil ve daha fazîletli olur:

((…حَمْداً كَثِيراً طَيِّباً مُبَارَكاً فِيهِ، مِلْءَ
السَّمَاوَاتِ وَمِلْءَ الأَرْضِ وَمِلْءَ مَا
بَيْنَهُمَا، وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَيْءٍ بَعْدُ))

“… Riyâdan uzak ve bereketi kesilmeyen çokça hamd, yalnızca sanadır. Gökler dolusu, yerle gökler
arasındaki mesafe dolusunca ve bundan sonra dilediğin şeyler
dolusunca (hamd yalnızca
sanadır).”

Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den bu duânın üzerine şu fazlalık
da gelmiştir:

((
مِلْءَ السَّمَاوَاتِ وَمِلْءَ الأَرْضِ وَمَا
بَيْنَهُمَا، وَمِلْءَ مَا شِئْتَ مِنْ شَيْءٍ بَعْدُ، أَهْلَ الثَّنَاءِ
وَالْمَجْدِ، أَحَقُّ مَا قَالَ الْعَبْدُ. وَكُلُّنَا لَكَ عَبْدٌ. اَللَّهُمَّ
لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلاَ يَنْفَـعُ
ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ ))

“Gökler dolusu, yerle gökler
arasındaki mesafe dolusunca ve bundan
sonra dilediğin şeyler dolusunca (hamd yalnızca sanadır) ey övgü ve şeref
sahibi! Bir kulun -ki hepimiz
senin kulunuz- söylediği şu söze en lâyık olan sensin:

– Allahım! Senin verdiğine mâni olacak, senin mâni olduğuna da verecek kimse yoktur. Makam sahibinin sahip olduğu
şeyler, senin katında kendisine hiçbir fayda vermez.”

Bu
duâ en kâmil olanıdır.

Aynı
şekilde secde ettiği zaman secdede de acele etmemelidir. Alın,
burun, iki avucun iki, iki diz ve iki ayak parmaklarının ucu olmak
üzere yedi aza üzerine secde etmelidir. Mutmain olacak şekilde ve acele
etmeden secde etmelidir.

Secdede
üç defa şu duâyı okumalıdır:

((
سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى. سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، اللَّهُمَّ
إغْفِرْ ليِ))

“En yüce olan
Rabbimi tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Allahım! Sana hamd ederek seni
tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Allahım! Beni bağışla.”

Ardından
kolayına gelen şu duâyı da okur.

(( اَللَّهُمَّ اغْفِرْ
ليِ ذَنْبِي
كُلَّهُ، دِقَّهُ وَجِلَّهُ، وَأَوَّلَهُ وَآخِرَهُ،
وَعَلانِيَتَهُ وَسِرَّهُ))

“Allahım! Günahlarımın hepsini; küçüğünü
ve büyüğünü, ilkini ve sonunu, âşikarını ve gizlisini
bağışla.”

Bu,
meşrû olan duâdır.

Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşturÇ

(( أَقْرَبُ ماَ
يَكوُنُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ وَهُوَ ساَجِدٌ، فَأَكْثِروُا الدُّعاَءَ)) [ رواه
مسلم ]

“Kulun, Rabbine en yakın olduğu an, secdede olduğu andır. Bu sebeple secdede
çokça duâ edin.” (Müslim)

Yine şöyle buyurmuştur:

((…أَماَّ
الرُّكوُعُ فَعَظِّموُا فِيهِ الرَّبَّ،وَأَماَّ السُّجوُدُ، فَاجْتـَهِدُوا فيِ
الدَعَاءِ، فَقَمِنٌ أَنْ يُسْتَجاَبَ لَكُمْ)) [ رواه مسلم ]

“Rükûda Rabbi (Allah’ı) yüceltin, secdede ise çokça duâ etmeye gayret edin. Çünkü
secdede yapılan duâ, kabul olunmaya
daha lâyıktır.” (Müslim)

Bu sebeple mü’minin secdesinde
acele etmemesi, aksine mutmain olacak şekilde secde etmesi
gerekir.Çünkü bu, yerine getirilmesi gereken namazın rükünlerinden
birisidir. Bununla beraber namaz kılan kimsenin, namazın rükünlerini
yerine getirirken daha ağır hareket etmesi ve acele etmemesi,
secdesinde “Subhâne Rabbiye’l-A’lâ” duâsını tekrar etmesi
kendisine meşrû kılınmıştır. Rükûda “Subhâne
Rabbiye’l-A’lâ” duâsını bir defa okuması, vâciptir. Fakat bu
duâyı üç veya beş veyahut da yedi defa okursa, daha fazîletlidir.

Yine iki secde arasında mutmain olacak
şekilde beklemeli ve acele etmemelidir. İki secde arasında bütün
eklemleri yerlerine dönünceye kadar belini doğrultmalı ve
şu duâyı okumalıdır:

(( رَبِّ
اغْفِرْ ليِ، رَبِّ اغْفِرْ ليِ، رَبِّ اغْفِرْ ليِ. اَللَّهُمَّ اغْفِرْ ليِ،
وَارْحَمْنِي، وَاهْدِنِي، وَاجْبُرْنِي، وَعَافِنيِ
وَارْزُقْنيِ، وَارْفَعْنيِ))

“Rabbim! Beni bağışla. Rabbim! Beni bağışla. Rabbim!
Beni bağışla. Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni
doğru yola ilet, beni islah eyle, bana âfiyet ver, bana
rızık ver ve beni yücelt.”

Bu
duâların hepsi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den gelmiştir.
Bu sebeple müslümanın Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i
örnek almalı, O’nun sünnetine göre hareket etmeli ve
namazın bütün rükünlerinde acele etmemelidir. Zirâ namaz, dînin
direğidir ve namazın yeri ve önemi çok büyüktür.

Soruyu soran kimseye buna önem vermesini,
bu konuda Allah Teâlâ’dan korkmasını,
her işinde Allah Teâlâ’nın
rızâsını gözetmesini, namazını mutmain olacak
şekilde ve acele etmemek üzere tam kılmasını tavsiye
ederiz.

Aynı şekilde kıraatını
da mutmain olacak şekilde harfleri tane tane okumalı ve acele
etmemeli, aksine okuduğundan istifâde edecek şekilde akıl ederek
ve düşünerek açık okumalıdır.

Allah Teâlâ’dan herkesi hayırlı amellerde muvaffak
kılmasını dileriz.”