Ben ve âilem, kurban kesilmesini yasaklayan bir ülkede ikâmet ediyoruz.

Bizim ne yapmamız gerekir?

Kurbanın kıymetini (ücretini) sadaka olarak verebilir miyiz?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Eğer
kastınız Kurban bayramında kesilen kurban veya yeni doğan
çocuk için kesilen Akika kurbanı ise ve ikâmet ettiğiniz ülkede
kurban kesmek zor ise, bu takdirde sizin adınıza kurban kesmesi için
âilenizin (anne ve babanızın) ve muhtaç fakirlerin bulunduğu
başka bir ülkeye kurbanın ücretini nakit olarak göndermeniz daha
fazîletlidir.Çünkü Kurban bayramında kesilen kurbanı veya yeni
doğan çocuk için kesilen Akika kurbanını kesmeniz, onun
kıymetini (ücretini) sadaka olarak vermenizden daha evlâ ve daha
fazîletlidir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- şöyle
demiştir:

“Akika
kurbanını kesmek, bizim mezhebimize göre onun ücretini sadaka
olarak vermekten daha fazîletlidir. İmam Ahmed ve İbn-i Münzir de bu
görüştedirler.” (“el-Mecmû'”; c: 8, s: 414)

“Metâlibu
Uli’n-Nuhâ” adlı kitabın yazarı şöyle
demiştir:

“Kurban
bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanını kesmek, ücretini
sadaka olarak vermekten daha fazîletlidir.İmam Ahmed bunu te’kid
etmiştir.Aynı şekilde hac kurbanı da (Hedy) böyledir.

Nitekim Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( مَا عَمِلَ ابْنُ آدَمَ يَوْمَ
النَّحْرِ عَمَلًا أَحَبَّ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ، مِنْ هِرَاقَةِ دَمٍ، وَإِنَّهُ
لَيَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِقُرُونِهَا وَأَظْلَافِهَا، وَأَشْعَارِهَا وَإِنَّ
الدَّمَ لَيَقَعُ مِنَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ، بِمَكَانٍ قَبْلَ أَنْ يَقَعَ عَلَى
الْأَرْضِ، فَطِيبُوا بِهَا نَفْسًا.))
[
رواه ابن ماجه ]

“Âdemoğlu, Nahr
(Kurban bayramının birinci) günü, (kurban
keserek) kan akıtmaktan Allah -azze ve celle- katında daha sevimli
bir amel işlememiştir. Zira o kestiği kurban, kıyâmet gününde,
boynuzları, kılları ve tırnakları ile (ortaya)
gelecektir. Kurbandan akan kanın damlası yere düşmeden Allah -azze ve celle- katına ulaşır (Allah
yanında kabul olunur).
O halde kurban kesmeyi, (nefsinize ağır gelmeden) gönül
hoşluğu içinde yerine getirin.” (İbn-i Mâce)

Peygamber -sallallhu aleyhi
ve sellem- Kurban bayramında kurbanını ve hacda da haccın
kurbanlarını (hedy) kesmiş, kendisinden sonra halifeler de
böyle yapmışlardır. Şayet kurbanın kıymetini
(ücretini) sadaka olarak vermek daha fazîletli olsaydı, onlar bununu
bırakıp da kurbanlarını kesmezlerdi.”

Yukarıda zikredilen
hadis hakkında Elbânî; “Silsiletu’l-Ehâdisi’s-Sahiha”, hadis no:
526’da “Hadis, zayıftır”, demiştir.

Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

“Bulunduğun
ülkede kurbanını kesmen veya kıymetini kendi ülkene veyahut da
herhangi bir müslüman ülkelerden birisine göndermen câiz midir? Diye
sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap vermiştir:

“Eğer
âileniz yanınızda ise, yaşadığınız ülkede
kurbanınızı kesmeniz daha fazîletlidir. Eğer âileniz
başka bir yerde ve onlardan kurban kesecek (kesme imkânı olan) kimse de
yoksa, bu takdirde orada kurban kesmeleri için onlara para gönderirsiniz.”
(Muhammed b. Salih el-Useymîn; “Mecmû’ Fetâvâ”; c: 24, s: 207)

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.