Buhârî’nin, sahihinde Abdullah b. Ömer’den şu rivâyet etmiş olduğu hadiste İbn-i Ömer şöyle demiştir:

((صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ‏.))  

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte öğle namazının farzından önce iki rekât, farzından sonra iki rekât, Cuma namazının farzından sonra iki rekât, akşam namazının farzından sonra iki rekât ve yatsı namazının farzından sonra iki rekât namaz kıldım.”

Bu hadiste zikredilen sünnetler, müekked sünnetlerden midir?

Eğer müekked sünnetlerden ise, bu sünnetleri cemaatle kılmak mümkün müdür?

Bu sünnetleri, başka bir namazla birlikte bir niyetle kılmak mümkün müdür?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

İbn-i
Ömer’den vârid olan hadiste on rekât geçmektedir. Âişe ve
Ümmü Habibe’den -Allah ikisinden de râzı olsun- rivâyet olunan hadis
gereği doğru olan görüşe göre müekked sünnetler on iki
rekâttır.

Zirâ
Âişe ve Ümmü Habibe’den -Allah ikisinden de râzı olsun-
rivâyet olunan hadis şu lafızla gelmiştir:

(( مَنْ صَلَّى فِي يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً
بُنِيَ
لَهُ
بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ: أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ
بَعْدَ الْمَغْرِبِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ، وَرَكْعَتَيْنِ
قَبْلَ صَلَاةِ
الْفَجْرِ.)) [ رواه الترمذي ]

“Her
kim, bir gün ve gecede, (farz
namazlar dışında), sabah namazının
farzından önce
iki rekât, öğle namazının farzından önce dört rekât,
öğle namazının farzından sonra iki rekât, akşam namazının
farzından sonra
iki rekât ve yatsı namazının farzından sonra iki rekât olmak üzere on iki rekât (nâfile) namaz kılarsa, cennette onun için bir ev yapılır.” (Tirmizî; hadis no:
380.Tirmizî hadis hakkında şöyle demiştir:
Anbese’nin,Ümmü Habîbe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
ettiği hadis, hasen sahih hadistir. Hadis, aynı zamanda
“Sahihi’l-Cami'”dedir. Hadis no: 6362)

Değerli
âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“Müekked
sünnetler, on iki rekâttır. Bazı ilim ehli müekked sünetlerin on
rekât olduğu görüşüne varmıştır.Fakat Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den, müekked sünnetlerin on iki rekât
olduğuna ve öğle namazının farzından önceki
müekked sünnetin dört olduğuna delâlet eden hadis gelmiştir.

Nitekim
Âişe -Allah ondan râzı olsun- şöyle demiştir:

(( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا يَدَعُ أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ وَرَكْعَتَيْنِ
قَبْلَ الصُّبْحِ.)) [ رواه أحمد وأبو داود والنسائي ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle
namazının farzından önce dört rekât ve sabah
namazının farzından önce iki rekât sünnet namazı
bırakmazdı.”
(Ahmed,
Ebu Dâvud ve Nesâî)

İbn-i Ömer’den -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- sâbit olan hadiste, müekked sünnetler on rekât olup öğle
namazının farzından önceki müekked sünnet ise, iki
rekâttır. Fakat Âişe ve Ümmü Habibe’nin -Allah ikisinden
de râzı olsun-, öğle namazının farzından
önce dört rekât olarak ezberlemişlerdir.

Bu konuda kâide şudur: Ezberleyen, ezberlemeyene bir
huccettir. Böylelikle müekked sünnetler; öğle namazının
farzından önce dört rekât, farzından sonra iki rekât,
akşam namazının farzından sonra iki rekât, yatsı
namazının farzından sonra iki rekât ve sabah namazının
farzından önce iki rekât olmak üzere on iki rekât olarak
kalmıştır.” (“Mecmû’u Fetâvâ İbn-i Baz”; c: 11,
s: 281)

Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Müellif,
bu konuda Abdullah b. Ömer’in -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- şu hadisine dayanarak müekked sünnetleri on rekât
saymıştır:

(( حَفِظْتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ رَكَعَاتٍ: رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ
الظُّهْرِ وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ
وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ وَرَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الصُّبْحِ.)) [ رواه أحمد
والترمذي ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem-‘den on
rekât sünnet namazı ezberledim: Öğle namazının
farzından önce iki rekât, farzından sonra iki rekât, akşam
namazının farzından sonra iki rekât, yatsı namazının
farzından sonra iki rekât, sabah namazından önce iki rekâttır.”
(Ahmed ve Tirmizî)

Bu, bu
meseledeki iki görüşten birisidir.

Bu
meseledeki ikinci görüş ise şudur:

Sahih-i
Buhârî’de sâbit olan Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun- şu
hadisine dayanarak Müekked sünnetler on iki rekâttır.

Âişe
-Allah ondan râzı olsun- şöyle demiştir:

(( كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَا يَدَعُ أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ.)) [ رواه البخاري ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öğle
namazının farzından önce dört rekât sünnet namazı
bırakmazdı
(terk
etmezdi).” (Buhârî)

Yine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den sahih
olduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

(( مَا مِنْ عَبْدٍ مُسْلِمٍ يُصَلِّي
لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ كُلَّ يَوْمٍ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً تَطَوُّعًا غَيْرَ
فَرِيضَةٍ إِلَّا بُنِيَ لَهُ بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ أَوْ بَنَى اللَّهُ عَزَّ
وَجَلَّ لَهُ بِهِنَّ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ.)) [ رواه أحمد ومسلم ]


“Müslüman bir kul, Allah -azze ve celle-‘nin rızâsı için farzların
dışında her gün on iki rekât nâfile namaz kılarsa, ona
cennette köşk yapılır veya Allah -azze ve celle- bu on iki
rekât namaz sebebiyle ona cennette bir köşk yapar.” (Ahmed ve Müslim)

Ümmü Habibe’den -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet olunan hadiste şu da zikredilmiştir:

(( مَنْ صَلَّى فِي يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً
بُنِيَ
لَهُ
بَيْتٌ فِي الْجَنَّةِ: أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ
بَعْدَ الْمَغْرِبِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ، وَرَكْعَتَيْنِ
قَبْلَ صَلَاةِ
الْفَجْرِ.)) [ رواه الترمذي ]

“Her
kim, bir gün ve gecede, (farz
namazlar dışında), sabah namazının
farzından önce
iki rekât, öğle namazının farzından önce dört rekât,
öğle namazının farzından sonra iki rekât, akşam namazının
farzından sonra
iki rekât ve yatsı namazının farzından sonra iki rekât olmak üzere on iki rekât (nâfile) namaz kılarsa, cennette onun için bir ev yapılır.” (Tirmizî; hadis no:
380.Tirmizî hadis hakkında şöyle demiştir:
Anbese’nin,Ümmü Habîbe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
ettiği hadis, hasen sahih hadistir. Hadis, aynı zamanda
“Sahihi’l-Cami'”dedir. Hadis no: 6362)

Buna göre bu meselede doğru olan
görüş şudur:

Müekked sünnetler on iki rekâttır. Bunlar: Sabah
namazının farzından önce iki rekât, öğle
namazının farzından önce iki selâmla dört rekât,
farzından sonra iki rekât, akşam namazının farzından
sonra iki rekât ve yatsı namazının farzından sonra iki
rekâttır.” (“eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 4, s: 68)

Şevkânî
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Dâvûdî
dedi ki: İbn-i Ömer’in hadisinde öğle namazının
farzından önce iki rekât, Âişe’nin hadisinde ise,
dört rekât gelmiştir. Bu durum, ikisinden her birinin (Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den) gördüğüne yorumlanır.
İbn-i Ömer’in, dört rekâttan iki rekâtı unuttuğuna da
yorumlanabilir.

Nitekim
Hâfız İbn-i Hacer şöyle demiştir:

– Bu uzak
bir ihtimaldir. Evlâ olan görüş; her iki duruma
yorumlanmasıdır. Buna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- (öğle namazının ilk sünnetini) kimi zaman iki
rekât, kimi zaman da dört rekât kılardı.

Denildi ki:
Bu durum, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in mescitte
kıldığı zaman iki rekât ile yetindiğine, evinde
kıldığı zaman ise, dört rekât
kıldığına yorumlanır.

Şöyle
de yorumlanabilir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- evinde iken iki
rekât kılar, sonra mescide gider ve orada da iki rekât ile yetinirdi.

Dolayısıyla
İbn-i Ömer -Allah ondan ve babasından râzı olsun-, Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in mescitte kılmış olduğu iki
rekâtı görmüş, evinde kılmış olduğu iki
rekâtı görmemiş, fakat Âişe -Allah ondan râzı
olsun- her iki durumu da görmüş olabilir.

Birinci
görüşü (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in öğle
namazının farzından önce dört rekât
kıldığına dâir rivâyeti) destekleyen şey, İmam
Ahmed ve Ebu Dâvud’un rivâyet ettikleri Âişe’nin -Allah ondan
râzı olsun- şu hadisidir:

(( كَانَ يُصَلِّي قَبْلَ الظُّهْرِ
أَرْبَعًا فِي بَيْتِي ثُمَّ يَخْرُجُ فَيُصَلِّي بِالنَّاسِ ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَى
بَيْتِي فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ.)) [ رواه أحمد وأبو داود ]

“(Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-) öğle namazının
farzından önce evimde dört rekât kılar, sonra mescide
gitmek üzere dışarı çıkar ve insanlara (öğle
namazını) kıldırır, sonra tekrar evime döner
ve (öğle namazının farzından) sonra iki rekât
kılardı.” (Ahmed ve Ebu Davud)

Ebu Cafer et-Taberî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Öğle namazının farzından
önceki dört rekâtlık namaz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in çoğu zaman yapmış olduğu bir durumdu. İki
rekâtlık namaz ise, pek az yapmış olduğu bir durumdu.”
(“Neylu’l-Evtâr”; c: 3, s: 21)

Değerli âlim Abdulmuhsin el-Abbâd bu konuda
şöyle demiştir:

“Ümmü Habibe hadisi ile Âişe’nin
hadisi, sayı yönünden ittifak hâlindedir. Buna göre
namazının farzından önceki müekked sünnet, İbn-i
Ömer’in hadisinin aksine dört rekât olur. İbn-i Ömer’in
hadisine göre öğle namazının farzından
önceki müekked sünnet, iki rekâttır. Şüphe yok ki daha kâmil ve
daha fazîletli olan dört rekâtı yerine getirmek (kılmak), daha
evlâdır. Kim de iki rekâtı yerine getirirse, bu da güzeldir ve bunda
bir beis yoktur.” (Sünen-i Ebî Davud Şerhi)

İkincisi:

İbn-i Ömer’in -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- hadisinde vârid olan iki rekâtlık namaz, Cuma namazının
farzından sonra gelen namazdır.Fakat gündüz ve gece hergün tekrar
edilen müekked sünnetlerden değildir. Hatta bu iki rekâtlık namaz,
müekked sünnetlerden ayrı bir namazdır ve İbn-i Ömer’in
rivâyet ettiği şu hadisinde gelen sayıya dâhil değildir:

(( حَفِظْتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ رَكَعَاتٍ: رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ
الظُّهْرِ وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ
وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ وَرَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الصُّبْحِ.)) [ رواه أحمد
والترمذي ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem-‘den on
rekât sünnet namazı ezberledim: Öğle namazının
farzından önce iki rekât, farzından sonra iki rekât, akşam
namazının farzından sonra iki rekât, yatsı namazının
farzından sonra iki rekât, sabah namazından önce iki rekâttır.”
(Ahmed ve Tirmizî)

İmam es-San’ânî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“İbn-i Ömer’in: “Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den on rekât sünnet namazı ezberledim” sözü, hergün tekrar edilmesinden
dolayıdır.” (“Subulu’s-Selâm”; c: 1, s: 316)

Değerli âlim Abdurrahman es-Suheym de bu konuda
şöyle demiştir:

“İbn-i Ömer’in hadisinde geçen sünnet,
Cuma namazının farzından sonraki namazdır ve müekked
sünnetlerden değildir. Aksine bu, müstakil bir namazdır.”
(“Şerhu’l-Umde”; c: 1, s: 209)

Üçüncüsü:

Nâfile namazlarla müekked sünnetlerde aslolan, tek
başına kılınmasıdır. Ancak Terâvih ve Küsûf
namazı gibi cemaatle kılındığı sünnette gelen
namazlar bunun dışındadır. 
Fakat bir kimse, bu nâfile namazları bazen cemaatle kılarsa
veya birisi cemaatle kılınması için dâvet ederse, bunda bir sakınca
yoktur. Ancak bunu devamlı yapılan bir âdet ve insanların bu
amaçla biraraya geldikleri bir sünnet hâline getirmemelidir.

Daha fazla bilgi için (38606) nolu sorunun
cevabına bakabilirsiniz.

Dördüncüsü:

 Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yatsı namazını
kıldıktan sonra iki rekâtlık müekked sünneti
kıldığı ihtimali gözönünde bulundurularak Âişe’nin
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği hadisten yatsı
namazının farzından sonraki iki rekâtlık sünnetin, gece
namazıyla birleştirilerek bir niyetle
kılındığı anlaşılmaz. Çünkü hadisin
râvisi, Vitir namazını zikretmediği gibi yatsı
namazından sonra iki rekâtlık müekked sünneti de zikretmemiştir.

Yine hadisin râvisinin, bununla gece namazını
kasdettiği ihtimal dâhilindedir.

Bu konuda (38606) nolu sorunun
cevabına bakabilirsiniz.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.