Müezzin ikinci ezânı (sabah namazının ezânını) okurken sahur yemeye devam etmek câiz midir, yoksa yemeyi bırakmak mı gerekir?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Bu meselenin detaylı belirtilmesi gerekir. Şöyle ki:

Eğer müezzin sabah vakti girdikten sonra ezânını okuyorsa
(gerçekten fecir vakti girdikten sonra okuyorsa), bu takdirde yeme ve içmeyi
bırakmak gerekir.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle
buyurmuştur:

((
لَا يَمْنَعَنَّكُمْ أَذَانُ بِلاَلٍ
مِنَ سَحُورِكُمْ، فَإِنَّهُ يُؤَذِّنُ بِلَيْلٍ، فَكُلُوا وَاْشَرَبُوا حَتَّى يُؤَذِّنَ
ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ.)) [ رواه البخاري ]

“Bilal’in ezânı, sizi
sahurunuzdan alıkoymasın.
Çünkü
Bilâl
geceleyin ezan okur. Ümmü Mektûm oğlu ezan okuyuncaya kadar yiyi­n-için
(Çünkü
Ümmü Mektûm oğlu fecir çıkmadıkça ezan okumaz).” (Buhârî)

Bu konudaki delil, Allah Teâlâ’nın şu emridir:

(( …
وَكُلُواْ وَاشْرَبُواْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ
الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ …)) [ سورة البقرة من الآية: 187 ]

“…beyaz iplik (gündüzün beyazlığı), siyah iplikten (gecenin karanlığından) size seçilinceye kadar yiyin-için…”

Eğer fecrin doğduğu biliniyorsa, -ezân okunmamış
olsa bile-, tıpkı sahra gibi bir yerde fecrin doğduğunu
görürse, ezânı işitmemiş olsa bile, yemek ve içmekten
kendini alıkoyması gerekir.

Yok eğer müezzin erken okuyorsa veya sabah vaktine denk gelip gelmediği
konusunda müezzinin ezânından şüphe ediliyorsa, günümüzde fecrin
doğuşuna ayarlı, bilinen saatler
aracılığıyla veya vaktinde ezân okuduğuna güvenilen
birisinin ezân okuması gibi, fecrin doğuşundan emin oluncaya
kadar yiyip içebilir.

Ayrıca ezân okunurken de yiyebilir.

Yine ezân okunurken elinde olanı yiyebilir veya içebilir. Çünkü
ezân, sabahın olduğuna kesin delil değildir, bir ihtimaldir.