Bir müslüman, kaybettiği malını bulup alan kimseye, onu sadaka olarak bağışlarsa, bundan dolayı ecir kazanır mı?
Hamd, yalnızca
Allah’adır.
Bir
insan, malındaki mülkiyeti, zaman uzamış olsa bile, onu
kaybetmesiyle ortadan kalkmaz. Aksine kaybettiği şey malı ve
kendisinin hakkı olarak kalır.Ne zaman bulursa, onu alır. Zirâ
malına en çok hak sahibi olan bizzat kendisidir.
Bunun
içindir ki kim, Lukata’yı (buluntu malı) bulursa, onu bir sene ilân
etmesi, sahibi gelirse, onu sahibine iâde etmesi, gelmezse ondan istifâde
etmesi ve Lukata’yı veya onun kıymeti olan meblağı
kendisinin yanında bir emânet olarak görmesi emredilmiştir.
Eğer Lukata’nın sahibi gelir de bulan kimsenin yanında
bulunduğu gibi olursa, onu sahibine iâde eder. Eğer
harcanmış veya tüketilmiş ise, onun bedelini veya kıymetini
sahibine verir.
Nitekim
Zeyd b. Hâlid el-Cuhenî’den -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:
((
سُئِلَ رَسُولُ
اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ اللُّقَطَةِ، فَقَالَ: عَرِّفْهَا
سَنَةً، فَإِنْ لَمْ تُعْتَرَفْ، فَاعْرِفْ عِفَاصَهَا
وَوِكَاءَهَا، ثُمَّ كُلْهَا، فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا، فَأَدِّهَا إِلَيْهِ.)) [
رواه البخاري ومسلم ]
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘e Lukata (buluntu) hakkında
soruldu. Bunun üzerine buyurdu ki:
-Onu bir sene
ilân et. Sonra (sahibini) bilemezsen, kesesini ve bağını belle, sonra onu ye. Günün
birinde sahibi gelirse, ona verirsin.”[1]
Eğer
bu sâbir olursa, mal sahibinin, kaybolan malından dilediği
miktarını, bulan kimseye tasadduk edebilir ve sadakasının
ecrini Allah Teâlâ’dan bekler. Allah’ın izniyle kasıt ve niyetinden
dolayı ecir kazanmıştır.
Bunun
benzeri şu hadistir:
Câbir’den -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- şöyle buyurmuştur:
(( مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا إِلَّا كَانَ مَا أُكِلَ
مِنْهُ لَهُ صَدَقَةً، وَمَا سُرِقَ مِنْهُ لَهُ صَدَقَةٌ، وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ
مِنْهُ فَهُوَ لَهُ صَدَقَةٌ، وَمَا أَكَلَتِ الطَّيْرُ فَهُوَ لَهُ صَدَقَةٌ،
وَلَا يَرْزَؤُهُ أَحَدٌ إِلَّا كَانَ لَهُ صَدَقَةٌ.))
[ واه مسلم البخاري ]
“Bir müslüman, bir
ağaç dikerse, o ağaçtan yenilen ürün, onun için
bir sadaka olur. O ağaçtan çalınan meyve onun için bir
sadaka olur.Vahşi hayvanların ondan yediği onun için bir sadaka
olur. Kuşların yediği onun için bir sadaka
olur.Kim ondan yiyip eksilttirse, onun için bir
sadaka olur.”[2]
Başka
bir rivâyette Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
((
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا، أَوْ يَزْرَعُ زَرْعًا، فَيَأْكُلُ مِنْهُ
طَيْرٌ أَوْ إِنْسَانٌ أَوْ بَهِيمَةٌ، إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ.)) [رواه
البخاري ومسلم]
“Bir müslüman bir ağaç diker veya bir tohum eker de
o dikilen veya ekilen şeyin ürününden bir kuş
veya bir insan veyahut da bir hayvan (velev ki
kendisinin irâde ve rızâsı olmaksızın) yerse,
bu, onun için bir sadaka
olur.”[3]
Sözün
özü; Müslümanın malı, hangi sebeple yenilirse yenilsin, kendisi
sevap kazanır.”[4]
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Eğer
serçe veya güvercin veya tavuk veyahut da başka bir kuş, bir dâne bile
yerse, istesin veya istemesin, bu onun için bir sadaka olur. Hatta bir
insanın, bir ekin ekerken veya bir ağaç dikerken böyle bir
şey aklında olmadığını farz edelim.Onun
ektiği ekinin veya diktiği ağacın ürününden yerse, bu onun
için bir sadaka olur. Bundan daha şaşılacak olanı, bir
hırsız onun ürününden yerse, tıpkı bir kimse, hurma
bahçesine gelir de hurma ağacından bir tane hurma çalarsa, bu
hırsızı, hırsızlık yaparken görse veya
bilse, onu mahkemeye bile verebilmesine rağmen, yine de sahibine bir ecir
vardır. Bununla birlikte Allah Teâlâ, bu hırsızlık ile
birlikte kıyâmet günü için ürün sahibine bir sakada yazar.
Bu
hadis, iyilik yollarının çok olduğuna, insanların istifâde
ettikleri bu iyilikten dolayı -niyet etsin veya etmesin- sahibine bir ecir
verildiğine ve kendisi için iyilik olduğuna delâlet etmektedir…
Yine bu
hadis, insanların maslahatları ve menfaatları, insanlardan
onlardan istifâde ettiklerinde sahibi için niyet etmese bile bir iyilik ve ecir
olduğuna delâlet etmektedir.Eğer niyet ederse, hayır üstüne
hayır kazanır ve Allah Teâlâ ona lütfundan büyük ecirler verir.”[5]
İnsanın
bir şeyi kaybolduğu zaman, sahibinin günahlarını affettiren
bir musibet olur. Eğer sahibi bu musibete sabrederse, Allah Teâlâ’nın
şu âyette buyurduğu gibi, kendisine kat kat ecir ve sevap verilir:
((
إِنَّمَا
يُوَفَّى الصَّابِرُونَ أَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ )) [ سورة الزمر الآية: 10 ]
“Sabredenlere
mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”[6]
Eğer yitik malını bulan veya alan
kimseye onu tasadduk etmeye niyet ederse, bu kendisi için daha büyük ecir olur.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
[1] Buhârî, hadis no: 2372. Müslim, hadis no:1722
[2] Müslim, hadis no:1553. Buhârî’nin de Enes’ten rivâyet ettiği buna
benzer bir rivâyeti vardır. Hadis no: 2220.
[3] Buhârî, hadis no:2320. Müslim, hadis no:1553
[4]
Molla
Ali el-Kârî, “Mirkâtu’l-Mefâtîh”, c: 4, s: 1339
[5]
Muhammed
b. Salih el-Useymîn, “Riyâzu’s-Sâlihîn Şerhi”, c: 2, s: 195-196
[6]
Zümer
Sûresi: 10
