Ben, müslüman olmak istiyorum fakat herhangi bir İslâmî harekete veya cemaate bağlanmadan (üye olmadan) bu nasıl olabilir?
Ben, (müslüman olabilmem için) kelime-i şehâdet getirmek gerektiğini öğrendim. Fakat hac hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Müslüman bir bayan olduğumu ispatlayan belgelerim olmadan haccı edâ etmeye nasıl katılabilirim?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
İslâm,
kul ile Rabbi arasındaki bir bağ olup kulun, Rabbinin emirlerine tam
teslim olması, O’na boyun eğmesi, O’na muhabbet beslemesi, O’nun
azabından korkması, rahmetini ümit etmesi ve meşrû’
kıldığı şekilde O’na ibâdet etmesidir. İslâm’ın
rükünleri ve farzları vardır.Bütün bunlara girmeyi sağlayan
anahtar ise, Kelime-i Şehâdet (Allah’tan başka hakkıyla ibâdete
lâyık hiçbir ilahın olmadığına ve
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Allah’ın
elçisi olduğuna şehâdet etmek)’tir.
Hacca
gelince, o, İslâm’a girmek için bir şart değildir, aksine
İslâm’a girdikten sonra gücü yeten kimsenin yerine getirmesi gereken bir
rükün ve farzdır.
Nitekim
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( … وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ
الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ
عَنِ الْعَالَمِينَ ))
[ سورة
آل عمران من الآية:
97 ]
“Yoluna gücü yetenlerin Beytullah’ı haccetmeleri,
Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.Kim de
(haccın
farz oluşunu) inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden (onun
haccından ve diğer amellerinden) müstağnîdir.” (Âl-i
İmrân Sûresi: 97)
Hacca güç
yetirmenin şartlarını öğrenmek için (5261)
nolu sorunun cevabına bakınız. Hac yolculuğu iznini
alabilmek ve kutsal topraklara girebilmek için İslâm’a girdiğinizi
ispat eden resmî belgeyi İslâm Merkezi’nden almanız, hacca gitmek
için bir vesiledir, ileride hac yapabilmek için de gereklidir. Fakat bütün
bunlar, İslâm dînine girmek için şart değildir. Bunlar, namaz
kılmak ve diğer ibâdetleri yerine getirmek için de şart
değildir.
Bir insan,
müslüman olduktan sonra artık İslâm ümmetinin bir ferdi olur.Bu
bağ, bütün muvahhid müslümanları birbirine bağlayan büyük
İslâm kardeşliği bağıdır.Bu bağ, öyle
bir bağdır ki, müslümanların birbirlerine sevgi ve dostluk
beslemelerini, birbirlerine yardım etmelerini ve birbirlerini sevmelerini
gerektirir.
Nitekim
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ
فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ )) [ سورة الحجرات الآية: 10 ]
“Ancak mü’minler (dînde) kardeştirler.
Şu halde (birbirleri ile savaştıkları zaman) iki
kardeşinizin arasını düzeltin ve (her işinizde)
Allah’tan korkun ki merhamet olunasınız.” (Hucurât
Sûresi: 10).
Yine, Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ
بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ
الْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللهَ وَرَسُولَهُ
أُوْلَـئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللهُ إِنَّ اللهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ))
[ سورة التوبة الآية: 71 ]
“Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar; birbirlerinin
yardımcılarıdırlar. Onlar, iyiliği (Allah’a
îmânı ve salih ameli) emreder ve kötülükten (küfür ve her
türlü günahlardan) nehyederler. Namazı dosdoğru kılarlar,
zekatı (hak edene) verirler, Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler.İşte
Allah, bunlara rahmet edecek (cehennem azabından kurtarıp
cennetine girdirecek)tir. Muhakkak ki Allah, (mülkünde) güçlüdür, (teşri’ ve hükümlerinde)
hikmet sahibidir.”
(Tevbe Sûresi: 71).
Buna göre bir an önce İslâm’a girmeye gayret
etmelisiniz. Gösterdiğiniz istek ve rağbetten dolayı sizi
tebrik ederiz.
Allah Teâlâ’dan bize ve size ihlas, tevfik ve
başarı dileriz.
Dosdoğru yola ileten yalnızca Allah Teâlâ’dır.
