Melekler hakkında bana bazı bilgiler verebilir misiniz?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Allah Teâlâ
melekleri nurdan yaratmıştır.

Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( خُلِقَتْ الْمَلاَئِكَةُ مِنْ
نُورٍ، وَخُلِقَ الْجَانُّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ، وَخُلِقَ آدَمُ مِمَّا وُصِفَ
لَكُمْ ))
[ رواه مسلم ]


“Melekler,nurdan
yaratılmışlardır.Cinler, dumansız hâlis ateşten
yaratılmışlardır.Âdem ise size anlatılan
topraktan yaratılmıştır.”[1]

Melekler,
Allah Teâlâ’ya itaat etmek üzere yaratılmışlardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما
يؤمرون [ سورة التحريم الآية :6 ]


Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilelerinizi yakıtı
insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun üzerinde
iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine verdiği
emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler.
[2]

Melekler,  yemeyen ve
içmeyen yaratıklardır. Onların yiyecekleri, -Allah
Teâlâ’nın da haber verdiği gibi-, ancak O’nu tesbih etmek ve tehlil
getirmektir.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يسبحون الليل والنهار لا يفترون [ سورة الأنبياء الآية : 20 ]

“ Onlar, gece-gündüz
bıkmaksızın (Allah’ı) tesbih ederler.”
[3]

 

Melekler, Allah Teâlâ’nın vahdâniyetine
şâhitlik etmişlerdir.

 Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

شهد الله أنه لا
إله إلا هو والملائكة وأولوا العلم قائماً بالقسط لا إله إلا هو العزيز الحكيم [ سورة آل عمران الآية :18
]


“Allah, melekler ve ilim
ehli, adâleti ayakta tutarak (adâlet ölçülerine dayanarak) Allah’tan
başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah
olmadığına şâhitlik etmişlerdir. Evet, mutlak güç ve
hikmet sahibi Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah
yoktur.”[4]

Allah Teâlâ, insanlardan elçiler (peygamberler)
seçtiği gibi, onurlandırma ve şeref verme makamında
meleklerden de elçiler seçmiştir.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

الله يصطفي من الملائكة رسلاً ومن الناس
[ سورة الحج الآية :75 ]


“Allah, (peygamberlerine
göndermek için) meleklerden elçiler seçer, (yaratılmışlara
risâletini tebliğ etmek için) insanlardan da (elçiler seçer). Şüphesiz
ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir.”[5]

Allah Teâlâ, Âdem -aleyhisselâm-‘ı
yaratıp onu onurlandırmak istediğinde meleklere ona secde
etmelerini emretmiştir.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

وإذ قلنا
للملائكة اسجدوا لآدم فسجدوا إلا إبليس أبى واستكبر وكان من الكافرين

 [ سورة البقرة الآية :34 ]


“(Ey Muhammed!) Hani biz
meleklere;(fazîletini göstermek için) Âdem’e  secde edin, dedik. İblis’in
dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O secde etmekten
kaçındı ve büyüklük tasladı. Böylece kâfirlerden
oldu.”[6]

Melekler,
çok büyük yaratıklar olup onların çeşitli görevleri ve
birçok toplulukları vardır. Allah Teâlâ’dan başka onları
hiç kimse bilemez.

 Meleklerden
Rahman’ın arşını taşıyan melekler vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

الذين يحملون العرش ومن حوله
يسبحون بحمد ربهم ويؤمنون به ويستغفرون للذين آمنوا [ سورة غافر الآية: ٧ ]


“Arşı taşıyanlar ve arşın etrafında
bulunanlar (melekler),
Rablerine
hamdederek tesbih ederler (O’nu her türlü noksanlıklardan tenzih ederler) ve
O’na (gereği gibi) îmân ederler. Îmân edenlerin
bağışlanmalarını dileyerek şöyle derler:
Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O
halde (şirk ve her türlü günahlardan) tevbe eden ve senin yolunda
gidenleri bağışla ve onları cehennem azabından koru!”[7]

Meleklerden,
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e Kur’an’ı indiren Cebrâîl
-aleyhisselâm- gibi, Allah Teâlâ’nın peygamberlerine vahiy getiren melek
de vardır.

 Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur:

نزل به الروح الأمين على قلبك لتكون من
المنذرين [ سورة الشعراء الآيات:
١٩٣ – ١٩٥ ]


“(Ey Muhammed!) Uyarıcılardan olman için, onu senin kalbine apaçık
bir arapçayla Cebrâîl indirmiştir.”[8]

Meleklerden,
yağmur yağdırmak ve bitkileri yeşertmekle görevli olan
Mîkâîl vardır.

Meleklerden,
kıyâmet günü sûra üflemekle görevli olan İsrâfîl
vardır.

Meleklerden,
Âdem oğullarını ve onların amellerini muhafaza
etmekle görevli melekler vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

وإن عليكم
لحافظين ، كراماً كاتبين ، يعلمون ما تفعلون [ سورة الانفطار الآيتين: ١٠ – ١٢]


“Şüphesiz ki üzerinizde (bütün) yaptıklarınızı
bilen şerefli kâtipler, hafaza melekleri vardır.”[9]

 Meleklerden,
kulların yaptıkları iyi ve kötü, bütün amelleri yazan
melekler vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

إذ يتلقى المتلقيان عن اليمين وعن الشمال
قعيد ، ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد

 [ سورة ق :17- 18 ] 

“İki
melek insanın sağında ve solunda oturarak
yaptıklarını yazarlar.[10]
İnsan hiçbir söz söylemesin ki, yanında onu gözetleyip
yazmaya hazır bir melek bulunmasın:”[11]

Meleklerden,
mü’minlerin ruhlarını kabzetmekle görevli olan melekler
vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

تتوفاهم الملائكة طيبين يقولون سلام
عليكم ادخلوا الجنة بما كنتم تعملون [ سورة النحل الآية :32 ] 

“Melekler,
(kapleri küfürden temizlenmiş) iyi kimseler olarak canlarını
aldıkları bu kimselere: (Her türlü korku, endişe ve üzüntüden)
selâmette olunuz. Yapmış olduklarınıza
karşılık cennete girin, derler.” ”[12]

Meleklerden,
kâfirlerin ruhlarını kabzetmekle görevli olan melekler
vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

ترى إذ يتوفى
الذين كفروا الملائكة يضربون وجوههم وأدبارهم وذوقوا عذاب الحريق
 [ سورة الأنفال
الآية: ٥٠ ]

“(Ey
Muhammed!) Melekler, (onlarla yüzyüze geldiklerinde) yüzlerine ve (onlar kaçarlarken)
sırtlarına vurarak ve: Yakıcı cehennem azabını tadın!
diyerek o inkâr edenlerin canlarını alırlarken bir
görseydin.” ”[13]

Meleklerden,
cennet bekçileri ve cennetliklere hizmet etmekle görevli olan melekler
vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

والملائكة يدخلون
عليهم من كل باب سلام عليكم بما صبرتم فنعم عقبى الدار [ سورة الرعد الآيتان: ٢٣-24 ]

“(Bu
âhiret yurdu) onların, iyi davranışta bulunan
atalarının, eşlerinin ve çocuklarının girecekleri Adn
cennetleridir. Orada melekler her kapıdan onların yanlarına
gireceklerdir. (Melekler:) Sabrettiğinizden dolayı (her türlü
korkudan, endişe ve üzüntüden) selâmette olun. Dünya yurdunun sonu olan bu
cennet, ne güzeldir! diyeceklerdir.”[14]

Meleklerden,
cehennem bekçileri olan melekler vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يا أيها الذين آمنوا قوا أنفسكم وأهليكم
ناراً وقودها الناس والحجارة عليها ملائكة غلاظ شداد
 [ سورة التحريم الآية :6 ]


Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilelerinizi
yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun
üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine
verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler.
[15]

Meleklerden,
(Allah yolunda) mü’minlerle birlikte savaşan melekler vardır.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

إذ يوحي ربك إلى
الملائكة أني معكم فثبتوا الذين آمنوا سألقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق
الأعناق واضربوا منهم كل بنان
 [ سورة الأنفال الآية: 12 ]

“(Ey
Muhammed!) Rabbin meleklere:Şüphesiz ben size yardım ederim.O halde
îmân edenlerin kalplerini pekiştirin (onlara destek olun!). Ben, inkâr
edenlerin kalplerine korku salacağım. Bu sebeple vurun onların
boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye
vahyediyordu.”[16]

Melekler,
Ramazan ayında Kadir gecesinde müslümanlarla birlikte iyiliklere
şâhit olmak için yeryüzüne inerler.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

القدر خير من ألف شهر ، تنزل الملائكة
والروح فيها بإذن ربهم من كل أمر [ سورة القدر: ٣ – ٤ ]

“Kadir
gecesi (içerisinde Kadir gecesi olmayan) bin aydan daha
hayırlıdır. Melekler ve Cebrâîl o gecede, Rablerinin izniyle (o
yıl takdir edilen) her iş için iner dururlar.”[17]

Melekler,
içerisinde heykel veya resim veyahut da köpek bulunan eve girmezler.

Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ
بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ صُورَةٌ )) [ رواه مسلم ]

“Melekler,
içerisinde köpek ve resim bulunan eve girmezler.”[18]

Meleklere
îmân, îmân esaslarından (rükünlerinden) birisidir ve onu inkâr eden, kâfir
olur.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يكفر بالله
وملائكته وكتبه ورسله واليوم الآخر فقد ضل ضلالاً بعيداً
 [ سورة النساء: 136 ]

“Ey îmân edenler! Allah’a,
elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği
kitaba îmân edin.Her kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını,
elçilerini (peygamberlerini) ve âhiret gününü inkâr ederse, (dinden
çıkmış ve hak yoldan) büsbütün uzaklaşmış,
sapıklığa düşmüştür.”[19]
 

[1]
Müslim, hadis no: 2996

[2] Tahrim Sûresi: 6

[3] Enbiyâ Sûresi: 20

[4]
Âl-i İmrân Sûresi: 18

[5]
Âl-i İmrân Sûresi: 18

[6] Bakara Sûresi:34

[7]
Ğâfir (Mü’min) Sûresi:7

[8]
Şuarâ Sûresi:193-195

[9]
İnfitar Sûresi:10-12

[10] Sağındaki melek, insanın sevaplarını yazmakla,
solundaki melek ise günahlarını yazmakla görevlidir.

[11] Kâf Sûresi:17-18

[12]
Nahl Sûresi: 32

[13]
Enfal Sûresi: 50

[14]
Ra’d Sûresi: 23-24

[15] Tahrim Sûresi: 6

[16]
Enfal Sûresi: 12

[17]
Kadir Sûresi: 3-4

[18] Müslim, hadis no: 2106

[19] Nisâ Sûresi: 136