Her yıl Mevlid-i Nebevî gecesi Kur’an-ı Kerim’i hatmeden kimsenin hükmü nedir? Yine bu gecede fakirlere ve yoksullara yemek yedirmenin hükmü nedir?
Hamd, yalnızca
Allah’adır.
Şüphesiz yemek
yedirmek için Ramazan ve Kurban bayramı ile Teşrik günlerinde insanları
toplayıp bir araya getirmek; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in,
Müslümanlar için meşrû kıldığı İslâm dîninin şiârındandır.
Yemek yedirmek
sûretiyle fakir ve yoksullara Ramazan ayında yardım etmek de, İslâm’ın
sünnetlerindedir.
Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
((
مَنْ
فَطَّرَ صَائِمًا كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ، غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ
مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا.)) [ رواه أحمد والترمذي وابن ماجه
]
“Kim, bir oruçluyu
iftar ettirirse (iftarda ona yemek yedirirse), kendisine oruçlu kadar sevap
verilir. Oruçlunun sevâbından da hiçbir şey eksilmez.” (Ahmed, Tirmizî ve
İbn-i Mâce)
(Kur’an
kurslarında) Kur’an-ı Kerim okuyan (hâfız) fakirlere yardım etmek, her zaman
için salih ameldir. Bu konuda onlara yardım eden kimse, ecirde onlara
ortaktır.
Mevlid-i Nebevî
gecesi olduğu söylenen Rebiül-Evvel ayının bazı geceleri, Receb ayının bazı
geceleri (İsrâ ve Mirac gecesi), Zilhicce ayının onsekizinci gecesi, Receb
ayının ilk Cuma günü (Berat kandili) gibi özel günleri kutlamakt bidattır.
Seleften Hiç kimse bunları yapmamıştır. En doğrusunu Allah bilir
(Mecmû’u Fetâvâ
Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye; c: 25, s: 298).
