Ben, İngiltere’de ikâmet ediyorum ve oturduğum yere yakın bir mescitte namazımı kılıyorum.Fakat bu mescidin cemaati, akşam ve yatsı namazlarını akşam vaktinde birleştirmektedirler. Buradaki özür (gerekçe) ise, yatsı namazı ile sabah namazı arasındaki sürenin dinlenmek için yeterli olmamasıdır. Bilindiği üzere mescidin imamı, İbn-i Abbas’ın -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet ettiği hadislerden birisinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in öğle ile ikindi namazını ve akşam ile yatsı namazını Medine’de hiçbir özür (gerekçe) olmadan birleştirerek kılmasını delil göstermektedir.
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Beş
vakit namazların, dînen belirlenen vakitlerinde edâ edilmesinin farz
olduğuna ve öğle ile ikindi namazının veya akşam
ile yatsı namazını birleştirerek kılmanın câiz
olmadığına delâlet eden şer’î deliller (naslar),
apaçıktır. Ancak hastalık veya yolculuk veyahut da yağmur
yağması gibi her namazı vaktinde edâ etmenin zor olduğu
durumlar birer özür sayılır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
((… إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى
الْمُؤْمِنِينَ كِتَاباً مَّوْقُوتاً )) [ سورة النساء من الآية: 103 ]
“…Çünkü namaz, bilinen vakitlerde müminlerin üzerine
farz kılınmıştır.” (Nisâ Sûresi: 103)
Bkz:
İbn-i Receb el-Hanbelî; “Fethu’l-Bârî”, c: 7, s: 3-8
Ebu Musa
el-Eş’arî ve Ömer b. Hattab’tan -Allah onlardan râzı olsun-
rivâyet ettiğine göre Ebu Musa el-Eş’arî ve Ömer b. Hattab
şöyle demişlerdir:
((الْجَمْعُ بَيْنَ الصَّلاَتَيْنِ
مِنْ غَيْرِ عُذْرٍ مِنَ الْكَبَائِرِ.)) [رواه ابن أبي شيبة]
“İki vakit namazı özürsüz
olarak birleştirmek (cem etmek), büyük günahlardandır.” (Musannef
İbn-i Ebî Şeybe; c: 2, s: 346)
İbn-i
Abbas’tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre o şöyle demiştir:
((صَلَّى رَسُولُ الله صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الظّهْر وَالْعصر جَمِيعًا وَالْمغْرب وَالْعشَاء
جَمِيعًا مِنْ غَيْرِ خَوْفٍ وَلا سَفَرٍ وَلا مَطَرٍ .)) [ رواه مسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem- hiçbir korku ve yolculuk hali olmaksızın ve yağmur
yağmaksızın öğle ve ikindiyi birleştirerek,
akşam ve yatsıyı da birleştirerek kıldı.”
(Müslim;
hadis no: 489)
Bu hadiste,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in özürsüz olarak iki namazı
birleştirdiğine (cem ettiğine) dâir hiçbir delil yoktur.Aksine
hadisin başka bir rivâyetinde şu fazlalık da vardır:
(( قِيلَ لابْنِ عَبَّاسٍ:
مَا حَمَلَهُ عَلَى ذَلِكَ؟ قَالَ
: أَرَادَ أَنْ لاَ يُحْرِجَ أُمَّتَهُ .))
“İbn-i Abbas’a:
– Onu
(Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i) buna yönelten şey neydi (neden
böyle yaptı)? Diye sorulunca o şöyle demiştir:
– O -sallallahu aleyhi ve sellem-, ümmetine zorluk ve
sıkıntı vermemek istedi (sıkıntıya
sokmak istemedi).”
Bu hadiste, namazları birleştirmek için bir
özrün (mazeretin) var olduğuna, eğer bu birleştirme (cem)
olmasaydı, insanların sıkıntıya düşeceklerine
delâlet etmektedir.
Değerli
âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- “Fethu’l-Bârî”, c: 2,
s: 24’de bu konuya ta’likte bulunurken şöyle demiştir:
“Zikredilen
hadis, o gün hastalık veya şiddetli soğuk veyahut da yerin çamur
olması gibi geçici bir durum sebebiyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- adı geçen namazları (öğle, ikindi, akşam ve
yatsı namazlarını) birleştirerek
kıldığına yorumlanır.Böyle olduğuna
İbn-i Abbas’ın, bu birleştirmenin nedeni hakkında kendisine
yöneltilen soruya verdiği şu cevabı delâlet etmektedir:
“- O -sallallahu aleyhi ve sellem-, ümmetine zorluk
ve sıkıntı vermemek istedi (sıkıntıya
sokmak istemedi).”
Bu söz, doğru ve her şeyi ifâde eden büyük bir
cevaptır.”
Buna
göre; o kimselerin bu hadisi delil göstermeleri, yerinde ve uygun
olmayan bir delil göstermedir. Bu sebeple her namazın, dînen tayin
edilen vaktinde kılınması gerekir. Eğer hastalık veya
yağmur gibi namazları birleştirme özrü (mazereti)
bulunursa, bu takdirde namazları birleştirmekte bir sakınca
yoktur.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
