Bir müslüman kardeş, başka bir müslüman kardeşini sevdiği zaman, sevdiği bu kardeşe: Seni Allah için seviyorum, demesi gerekir mi?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Müslüman
kardeşleri ve arkadaşları sevdiğini açıkça beyan
etmek, iyi arkadaşlığın âdâbından, güzel ahlaktan ve
fazîletli karakterlerden birisidir.

Müslüman
kardeşini sevdiğini açıkça beyan etmek, müslümanlar
arasındaki dostluk ve sevgi bağlarını arttırır.

Nitekim Enes b. Mâlik’ten -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle
demiştir:

(( أَنَّ رَجُلا كَانَ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ فَمَرَّ بِهِ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ! إِنِّي لأُحِبُّ
هَذَا. فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَعْلَمْتَهُ؟
قَالَ: لا، قَالَ: أَعْلِمْهُ، قَالَ: فَلَحِقَهُ، فَقَالَ: إِنِّي أُحِبُّكَ فِي
اللهِ. فَقَالَ: أَحَبَّكَ الَّذِي أَحْبَبْتَنِي لَهُ.)) [رواه أبو داود وصححه
النووي في رياض الصالحين، وحسنه الألباني في صحيح أبي داود]

“Bir
adam, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yanında otururken birisi
ona uğradı ve:

-Ey Allah’ın elçisi! Ben bu adamı seviyorum,
dedi.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona:

– Ona bunu
(kendisini
sevdiğini) bildirdin (haber verdin) mi? diye sordu.

Adam:

– Hayır, diye cevap verdi.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:

– Ona bunu
(kendisini
sevdiğini) bildir (haber ver), buyurdu.

Enes dedi ki:

Adam kalkıp o adama yetişti ve ona:

– Seni Allah için seviyorum, dedi.

Adam da ona:

– Beni kendisi için sevmiş olduğun Allah da
seni sevsin, dedi.”(Ebu Dâvud; hadis no: 5125.
İmam Nevevî, ‘Riyâzu’s-Sâlihîn’; s: 183’de hadis sahihtir demiştir. Elbânî
ise, ‘Sahîh-i Ebî Dâvud’da hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.

Hadisin başka rivâyetlerinde şu ibâre de geçmektedir:

(( أَعْلِمْهُ، فَإِنَّهُ أَثْبَتُ لِلْمَوَدَّةِ بَيْنَكُمـَا.))
[رواه ابن أبي
الدنيا في الإخوان]

“…
Ona bunu (kendisini sevdiğini)
bildir (haber ver). Çünkü bu, ikinizin arasında sevgiyi daha
kalıcı ve sâbit kılar, buyurdu.” (İbn-i
Ebi’d-Dünya; ‘el-İhvân’; s: 69).

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona
rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Bu söz, sevgiyi onun kalbine yerleştirir.
Çünkü insan, senin onu sevdiğini öğrendiği zaman o
da seni sever. Bununla birlikte diller telaffuz etmeseler bile, kalpler
birbirlerini tanır, birbirleriylekaynaşırlar ve birbirlerine
yakınlık duyarlar.


Nitekim
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle
buyurmuştur:

(( اَلأَرْوَاحُ جُنُودٌ مُجَنَّدَةٌ، فَمَـا تَعَارَفَ مِنْهَا
ائْتَلَفَ، وَمَا تَنَاكَرَ مِنْهَا اخْتَلَفَ.))[متفق عليه]

“İnsanların
ruhları, karşılıklı veya karışık olarak
biraraya gelmiş, toplanmış cemaatler gibidirler
(kimisi
Allah’ın tarafındadır, kimisi de şeytanın tarafındadır).
Onlardan (bedenlere henüz yerleşmeden önce) tanışanlar  birbiriyle kaynaşırlar (dünyada
aralarında ülfet ve merhamet oluşur), (ruhlar âleminde) birbirleiyle
tanışmayanlar ise, birbirlerinden ayrılırlar (birbirleriyle
anlaşamazlar).” (Buhârî ve Müslim).

Fakat insan bunu diliyle söylerse, bu
davranış, kalpte onun daha fazla sevilmesine vesile olur. Bu sebeple
sen: Ben, seni Allah için seviyorum, dersin.”

(Riyâzu’s-Sâlihîn
Şerhi”.

Mikdâm b.
Ma’dî Kerib’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

(( إِذَا أَحَبَّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ فَلْيُعْلِمْهُ إِيَّاهُ.)) [ رواه الترمذي
وحسنه الألباني في السلسلة الصحيحة]

“Sizden biriniz,
(müslüman)
kardeşini sevdiği zaman, onu sevdiğini ona bildirsin (haber
versin).”(Tirmizî; hadis no: 2392. Elbânî;
‘Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha’; hadis no: 417’de hadisin hasen olduğunu
belirtmiştir.)

Ali b.
Hüseyin b. Ali b. Ebî Tâlib’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

((إِذَا أَحَبَّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ ِللهِ ، فَلْيُبَيِّنْ لَهُ؛
فَإِنَّهُ خَيْرٌ فيِ الأُلْفَةِ، وَأَبْقَى فيِ الْـمَوَدَّةِ.))
[قال
الألباني في السلسلة الصحيحة: رواه وكيع في الزهد بسند صحيح عن علي بن الحسين
مرفوعا]

“Sizden
biriniz, (müslüman) kardeşini sevdiği zaman, onu sevdiğini
kendisine açıklasın. Çünkü bu davranış, kaynaşmada
daha hayırlı ve sevgide daha kalıcıdır.” (Elbânî,
‘Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha’, hadis no:1199’da şöyle demiştir:
Hadisi, Veki’ “Zühd”, c: 2, s:67’de sahih bir senedle Ali b.
Hüseyin’den merfu’ olarak rivâyet etmiştir.)

(Elbânî) Dedim ki: “Ali b. Hüseyin b. Ali
b. Ebî Tâlib, Buhârî ve Müslim’in râvilerinden değerli bir sikadır. Dolayısıyla
hadis, isnadı sahih olan mürsel hadistir.Yine, hadisin başka bir
şâhidi (destekleyen delili), Mücâhid’den rivâyet edilen başka bir mürsel
hadistir. Bunu İbn-i Ebi’d-Dünya; “Kitabu’l-İhvân’da rivâyet
etmiştir. Aynı şekilde “el-Fethu’l-Kebîr’; c: 1, s: 67. Hadisin
başka bir şâhidini de Yezîd b. Nuâme ed-Dabbî’nin
“el-Kitabu’l-Âhar”; s: 1726’da tahric etmiştir.Bu sebeple
hadis, bütün yollarıyla -inşaallah- hasen hükmündedir.”

Bundan da kasıt: (Bu davranış,) müstehaptır, zorunlu
ve farz değildir.

el-Menâvî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle
buyurmuştur:

(( إِذَا أَحَبَّ أَحَدُكُمْ صَاحِبَهُ فَلْيَأْتِهِ فِي
مَنْزِلِهِ فَلْيُخْبِرْهُ أَنَّهُ يُحِبُّهُ لِلهِ.)) [رواه أحمد]

“Sizden
biriniz arkadaşını sevdiği zaman, evine gelsin ve onu Allah
için sevdiğini ona haber versin.”
(Ahmed)

“Yani mendup olarak onu sevdiğini ona
haber versin.”.

Ona: Seni, iyilik veya başka bir şey
için değil, yalnızca Allah için seviyorum, demesidir. Çünkü bu
söz, samimiyet, dostluk, kaynaşma ve sevgi için daha
kalıcıdır. Bununla sevgi artarak büyür, söz birliği
sağlanır, müslümanlar arasındaki bütünlük düzene girer ve
müslümanlar arasındaki kin, haset ve öfke gibi zararlı
şeyler ortadan kalkar. Bu ise İslâm şeriatının
güzelliklerindendir.” 
(“Feyzu’l-Kadîr”;
c: 1, s: 319).

Bu konuda (173) nolu sorunun cevabına da bakabilirsiniz.

Yine de en iyisini Allah Teâlâ bilir.