Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-:
(( لَئِنْ بَقِيتُ إِلَى قَابِلٍ لَأَصُومَنَّ التَّاسِعَ.)) [ رواه مسلم ]
“Eğer gelecek yıla kavuşursam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım.” (Müslim)
Buyurarak Yahudilerin Âşûrâ orucunu tuttuklarını son yılında öğrenmemiş midir?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Rasûlulullah –sallallahu aleyhi ve sellem-
Medine’ye geldiği ilk yılda Âşûrâ orucunu tutmuş ve
böyle devam etmiştir.Daha sonra hayatının sonunda
Yahudilere aykırı davranmak istemiş ve onuncu gün ile birlikte
dokuzuncu günde de oruç tutmak istemiştir.
Âşûrâ orucu hakkında gelen
hadisler, böyle olduğuna delâlet etmektedir.
Nitekim Abdullah b. Abbas’tan
-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre o şöyle demiştir:
(( قَدِمَ النَّبِيُّ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ
الْمَدِينَةَ فَرَأَى الْيَهُودَ
تَصُومُ يَوْمَ عَاشُورَاءَ، فَقَالَ: مَا هَذَا؟ قَالُوا: هَذَا يَوْمٌ صَالِحٌ،
هَذَا يَوْمٌ نَجَّى اللهُ بَنِي إِسْرَائِيلَ مِنْ عَدُوِّهِمْ فَصَامَهُ مُوسَى.
قَالَ: فَأَنَا أَحَقُّ بِمُوسَى مِنْكُمْ، فَصَامَهُ وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ.)) [
رواه البخاري ]
“Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde
yahûdileri Âşûrâ günü oruç tutarlarken gördü.
Bunun üzerine
Nebi -sallallahu aleyhi ve
sellem- onlara:
– Bugün nedir? diye sordu.
Onlar:
-Bugün salih bir gündür. Bugün, Allah’ın İsrâiloğullarını,
düşmanlarından kurtardığı, bundan dolayı
Musa’nın oruç tuttuğu bir gündür.
Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurdu:
– Biz Musa’ya, sizden daha hak sahibiyiz.
Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem- bugün oruç tuttu
ve (ashâbına da) bugünde oruç
tutmayı emretti.” (Buhârî, hadis no: 1865)
Yine Abdullah b. Abbas’tan
-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:
(( حِينَ صَامَ رَسُولُ اللهِ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ!
إِنَّهُ يَوْمٌ تُعَظِّمُهُ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: فَإِذَا كَانَ الْعَامُ الْمُقْبِلُ إِنْ شَاءَ اللهُ صُمْنَا الْيَوْمَ
التَّاسِعَ. قَالَ: فَلَمْ يَأْتِ الْعَامُ الْمُقْبِلُ حَتَّى تُوُفِّيَ رَسُولُ اللهِ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.)) [ رواه مسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- Âşûrâ günü oruç tuttuğu ve ashâbına da bugünde
oruç tutmalarını emrettiğinde, onlar şöyle dediler:
– Ey Allah’ın elçisi! Âşûrâ
günü, yahûdi ve hıristiyanların yücelttiği bir gündür.
Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem- şöyle buyurdu:
– O halde gelecek yıl olursa,
inşaallah
(onuncu gün
ile birlikte) dokuzuncu günü de
tutarız.
İbn-i Abbas
-Allah ondan ve babasından râzı olsun- dedi ki:
– Gelecek
yıl gelmeden Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefât etti.” (Müslim, hadis
no: 1134)
İbn-i Kayyim –Allah ona rahmet etsin-
bu konuda şöyle demiştir:
“Bu hadis, Nebi –sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in bu günde oruç tutması ve bu orucu emretmesi, vefatından
bir yıl önce olduğuna delâlet etmektedir.Öncek hadisindeki
(Buhârî’nin hadisindeki)olay ise, Medine’ye gelişinde olmuştur.”
(Zâdu’l-Meâd, c: 2, s:
67)
İbn-i Kayyim –Allah ona rahmet
etsin-, İbn-i Abbas’ın ikinci hadisi hakkında ise şöyle
demiştir:
“Şüphesiz bu, (Yahudilere
aykırı davranmak için dokuzuncu günü de oruç tutmak) işin
(hayatının) sonunda olmuştur.İşin başında
(Medine’ye gelişinde) ise, hakkında aksi bir şeyle
emrolunmadığı sürece Yahudilere mutabık kalmaktan
hoşlanmasıydı.” (Zâdu’l-Meâd, c: 2, s: 51)
Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye –Allah ona rahmet etsin- bu
konuda şöyle demiştir:
“Sonra
O’na (Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-‘e) vefatından önce:
‘Âşûrâ
günü, yahûdi ve hıristiyanların yücelttiği bir gündür’
denilince, onlara aykırı davranmaları için onuncu güne
başka bir günü ekleyerek oruç tutmalarını emretmiş ve bunu
yapmaya niyet etmiştir.” (İktidâu’s-Sırâti’l-Mustakîm, c: 1, s:
87)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
