Ben, oruçlu idim ve oruç sırasında birisine kötü söz söyledim veya herhangi bir şahsa karşı ahlâkımı bozdum. Bu davranışım orucumu bozar mı?
Cevabı öğrenmek istiyorum. Çünkü arkadaşlarım oruç sırasında insanlara kötü söz söylemekte ve onlara kötü davranmaktadırlar. Bunun için ben de niçin küfretmek ve kötü söz söylemek gibi günahlardan kaçınmaları gerektiğini onlara haber vermek istiyorum.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Ramazan’ın gündüzünde sövmek ve kötü söz söylemek
gibi günahları işlemek, orucu bozmaz. Yani bu davranış,
orucu bozan şeylerden değildir.Fakat orucun sevabını
eksiltir. Belki bu günahlar, orucun sevabının hepsini de
götürebilir. Dolayısıyla oruçlu, aç ve susuz kalmaktan
başka orucundan hiçbir fayda elde etmemiş olur.
Oruçlu, Allah Teâlâ’ya karşı gelmekten bütün azalarını
korumakla emrolunmuştur. Oruçtan maksat; sadece yemek ve içmekten imtinâ
etmek değildir.Aksine oruçtan maksat; nefsi, Allah Teâlâ’ya
karşı gelmekten alıkoymak ve Allah Teâlâ’dan hakkıyla
korkmayı (takvâyı) gerçekleştirmektir.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
((
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى
الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ )) [ سورة البقرة الآية: 183
]
“Ey îmân edenler! Oruç, sizden önceki (ümmet)lere farz
kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur
ki (itaatte bulunmak ve yalnızca O’na ibâdet etmek sûretiyle sizinle
günahlar arasına önlem kılarak Rabbinizden) korkarsınız.”[1]
Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ لَمْ
يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ وَالْجَهْلَ، فَلَيْسَ ِللهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ
وَشَرَابَهُ.)) [ رواه البخاري ]
“Kim
yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehâleti terk etmezse,
Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına
(oruç
tutmasına) ihtiyacı yoktur.”[2]
Hadiste geçen “yalan
söz”; yalan söylemek, gıybet etmek, koğuculuk yapmak
(laf getirip götürmek), sövmek ve kötü söz söylemek
gibi her türlü kötü sözü kapsar.
Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de
bu konuda şöyle buyurmuştur:
((إِذَا أَصْبَحَ أَحَدُكُمْ يَوْمًا
صَائِمًا فَلَا يَرْفُثْ، وَلَا يَجْهَلْ، فَإِنِ امْرُؤٌ شَاتَمَهُ أَوْ
قَاتَلَهُ فَلْيَقُلْ: إِنِّي صَائِمٌ، إِنِّي صَائِمٌ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
“Biriniz bir gün
oruçlu
olarak sabahlarsa, kötü söz söylemesin ve câhillik etmesin. Eğer birisi kendisine söverse veya kendisiyle kavga etmek isterse:
-Ben
oruçluyum, ben oruçluyum,
desin.”[3]
Hâfız İbn-i
Hacer -Allah ona rahmet etsin- hadisin şerhinde şöyle
demiştir:
“Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in:
(فَلَا يَرْفُثْ):Buradaki “rafes”ten
kastedilen; çirkin, müstehcen ve kötü sözdür.
(وَلَا يَجْهَلْ) : Bağırıp
çağırma, aptallık, arsızlık, rezillik ve
utanmazlık gibi cehâlet ehlinin amellerinden bir şey yapmasın,
demektir.
Hadisten kastedilen
şey; oruçlu, kendisine söven veya kendisiyle kavga etmek isteyen
kimseye onun fiiliyle karşılık vermesin.Aksine: “Ben
oruçluyum”, demekle yetinsin.”
Oruçlu, kendisine
söven birisine karşılık vermemekle emrolunmuşsa,
insanlara haksızlık etmek ona yaraşır mı? Onlara
kötü söz söyleyen nasıl ilk kendisi olabilir?
İmam Nevevî -Allah
ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
“Bilmelisin ki,
oruçlunun çirkin ve müstehcen söz söylemekten, câhilce davranmaktan,
birbiriyle tartışıp münakaşa etmekten ve birbirine
sövmekten yasaklanması, sadece ona özel bir yasak
değildir.Aksine yasak konusunda herkes oruçlunun hükmündedir. Fakat
oruçlunun bu gibi şeylerden yasaklanması, daha önceliklidir ve
onun durumu daha önemlidir.”
Nitekim Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle
buyurmuştur:
(( لَيْسَ الصِّيَامُ مِنَ الْأَكْلِ
وَالشُّرْبِ، إِنَّمَا الصِّيَامُ مِنَ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ، فَإِنْ سَابَّكَ أَحَدٌ
أَوْ جَهِلَ عَلَيْكَ، فَلْتَقُلْ: إِنِّي صَائِمٌ، إِنِّي صَائِمٌ.)) [ رواه
الحاكم ]
“Gerçek
oruç, yemeyi ve içmeyi terk etmek değildir. Asıl oruç, boş
sözü ve hayâsızca konuşmayı terk etmektir. Oruçlu iken
birisi sana söver veya kabalık ederse, ona:
-Ben oruçluyum, ben oruçluyum, dersin.”[4]
Yine Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda
şöyle buyurmuştur:
(( رُبَّ صَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ صِيَامِهِ إِلَّا الْجُوعُ،
وَرُبَّ قَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ قِيَامِهِ إِلَّا السَّهَرُ.)) [ رواه ابن ماجه
]
“Nice
oruçlu vardır ki, onun orucu sadece açlık (ve susuzluktur). Nice gece ibâdete
kalkan vardır ki, onun bu kalkışı sadece uykusuzluktur.”[5]
(Yani nice oruçlu vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına
sadece çektiği açlık kâr kalır. Nice gece namazı kılan
vardır ki, onun da kârı gece uykusuz kalmaktan ibarettir.)
Oruçta yalan söylemenin hükmü hakkında
(37989) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.
[1]
Bakara Sûresi: 183
[2]
Buhârî, hadis no: 1903
[3]
Buhârî, hadis no:
1894. Müslim, hadis no: 1151
[4]
Hâkim rivâyet etmiştir.
[5]
İbn-i Mâce,
hadis no:1690
