Üzerimde geçmiş yıllarda Ramazan ayından pek çok kaza orucu borcum var ve şu ana kadar da bu kaza oruçlarını tutmadım. Şimdi ben, midemdeki bir hastalıktan dolayı oruç tutamıyorum. İleride oruç tutabilecek miyim yoksa tutamayacak mıyım onu da bilmiyorum. Çünkü bu hastalığım, müzmin bir hastalık olabilir. Bu yılın Ramazan ayı ile geçmiş yıllardaki günlerin oruçları konusunda ne yapmalıyım?

Hamd, Allah’a mahsustur.

Yüce
Arş’ın Rabbi olan Allah Teâlâ’dan size
şifâ vermesini niyaz ederiz.

Bu konuda
güvenilir bir doktora başvurmanız gerekir. Eğer midenizdeki
hastalığınızın iyileşme ümidi varsa,
iyileştikten sonra bu yılın Ramazan ayının günleri ile
geçmiş günlerden tutamadığınız günleri kaza etmeniz
gerekir.

Çünkü
Allah Teâlâ bu konuda
şöyle buyurmuştur:

(( … وَمَن كَانَ مَرِيضاً أَوْ
عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ…))
[ سورة البقرة من الآية: 185 ]

“Sizden kim, (oruç tutamayacak kadar) hasta veya yolcu olursa, (oruç tutamadığı günler kadar) başka günlerde kaza eder.” (Bakara Sûresi: 185)

Eğer hastalığınız, iyileşme
ümidi olmayan bir hastalık ise, bu takdirde
tutamadığınız bu yılın Ramazan ayı ile
geçmiş Ramazan aylarının her günü için bir yoksulu
doyurmanız gerekir.

Çünkü
Allah Teâlâ bu konuda
şöyle buyurmuştur:

 (( … وَعَلَى
الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ …)) [ سورة البقرة من الآية: 184 ]

“(Yaşlılık veya iyileşme ümidi kalmamış hasta
gibi devamlı özrü olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere (oruç
tutamadıklar her gün için) bir yoksul doyumu kadar fidye vermeleri
gerekir.” (Bakara
Sûresi: 184)

İbn-i Abbas
-Allah ondan râzı olsun- yukarıdaki âyeti tefsir ederken şöyle demiştir:

“Oruç tutmaya gücü yetmeyenden kasıt, oruç
tutmaya gücü yetmeyen yaşlı erkek ve yaşlı
kadındır. Bunlar, (tutmadıkları)
her günün yerine bir yoksulu doyururlar.” (Buhârî; hadis no: 4505)

İyileşme
ümidi olmayan hastanın hükmü, yaşlı erkeğin hükmü gibidir.

İbn-i Kudâme
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“İyileşme
ümidi olmayan hasta oruç tutmaz, fakat her gün için bir yoksulu doyurur. Çünkü
o, yaşlı adam hükmündedir.” (el-Muğnî; c: 4, s: 396)

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn de
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Sürekli
bir âcizlikten dolayı oruç tutamayan ve bu âcizliğin ortadan kalkma
ümidi olmayan kimse, yaşlı erkek ve kansere yakalanmış, iyileşme
ümidi olmayan hasta gibidir.

Bu kimseye
oruç farz değildir. Çünkü bu kimse, oruç tutmaya gücü
yetmemektedir. Oysa Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:

(( فَاتَّقُوا اللهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16 ]

“(Ey
mü’minler!) O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).” (Teğâbun Sûresi:
16)

Yine, Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

 (( لاَ يُكَلِّفُ
اللهَ نَفْساً إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا…)) [ سورة البقرة من الآية: 286 ]

“Allah, bir kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez.”(Bakara Sûresi: 286)

Fakat bu kimsenin, orucun yerine her gün için bir yoksulu
doyurması gerekir.

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.