Bazı insanlar: ‘Bir müslümanı, Ramazan’da gündüz unutarak yerken veya içerken gördüğün zaman oruçlu olduğunu ona haber vermen (hatırlatman) gerekmez; zirâ -hadiste de belirtildiği gibi- onu yediren ve içiren Allah Teâlâ’dır’, diyorlar. Bu söz doğru mudur?
Hamd, Allah Teâlâ’yadır.
Bir müslümanı, Ramazan’da gündüz bir
şey yerken veya içerken veyahut da orucu bozan şeylerden birisini yaparken
gören kimsenin o müslümanı uyarıp oruçlu olduğunu ona hatırlatması
gerekir. Zirâ bunu Ramazan’da gündüz açıktan yapmak, bir münkerdir (çirkin
bir davranıştır). Bunu yapan kimse, o işi yaparken mazur
görülse bile, “insanlar, unutkanlığı ileri sürerek,
Ramazan’da gündüz Allah Teâlâ’nın haram kılmış olduğu
orucu bozan şeylerden birisini açıktan -alenen- yapmaya cesâret
etmesinler diye” böyle yapmak gerekir.
Bunu unutarak yaptığını
iddiâ eden kimse, iddâsında samimi ise, kendisine bir şey gerekmez.
Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
((مَنْ
نَسِيَ وَهُوَ صَائِمٌ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ فَإِنَّمَا
أَطْعَمَهُ اللهُ وَسَقَاهُ.))[متفق عليه]
“Kim,
oruçlu olduğu halde unutarak yer veya içerse,orucunu tamamlasın.Zirâ
onu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir.” (Buhârî ve Müslim).
Aynı şekilde yolcunun da, kendisinin
durumunu bilmeyen mukim kimselerin arasında orucu bozan şeyleri
yapmaması gerekir. Aksine, Allah’ın haram kıldığı
orucu bozan şeylerden birisini yapmakla itham edilmemesi ve
başkasının da kendisinin yaptığı şeye
cesâret etmemesi için yolcunun (yerken veya içerken) bunu gizli yapması
gerekir. Yine, bu konunun hafife alınmasına yol açmamak için, müslümanların
arasında yaşayan kâfirlerin açıktan yeme ve içmelerine engel
olunması gerekir. Çünkü kâfirler, bâtıl dinlerinin gelenek ve
göreneklerini müslümanlar arasında açıkça yapmaktan
yasaklanmışlardır.
Başarı, Allah Teâlâ’dandır.
