Bu bölgedeki mescitlerin hatiplerinden birisi hutbe okudu. Hutbede Selman’ın, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in naklettiği ve Şaban ayının son günü insanlara yaptığı bir hitabeden söz edildi… Cemaatin içinden bir kardeş halkın önünde ona açıkça şu sözlerle itiraz etti: Selman hadisi, uydurma hadislerdendir.
Şu hadis de uydurmadır, dedi:
“Her kim, bir oruçluyu doyurursa, Allah da ona benim havzımdan öyle bir yudum su içirir ki, o artık cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmez.”
Şu hadis de uydurmadır, dedi:
“Her kim, kölesinin/hizmetçisinin yükünü hafifletirse, Allah da onu cehennemden azat eder (kurtarır).”
Bu kardeşimiz devamla şöyle dedi:
Bu sözler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e karşı uydurulmuş birer yalandır. Her kim, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e yalan uydurursa, cehennemden yerini hazırlasın…
Bu hadis sahih midir, yoksa değil midir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
” Selman’ın -Allah ondan
râzı olsun- hadisini İbn-i Huzeyme “Sahih”inde rivâyet etmiş ve şöyle demiştir:
“Eğer haber (hadis) sahih ise, Ramazan ayının faziletleri
babı”.
İbn-i Huzeyme
daha sonra şöyle demiştir:
Bize Ali
b. Hacer es-Sa’dî
haber verdi; o dedi ki: Bize Yusuf b. Ziyâd haber verdi; o dedi ki: Bize Hemmam b. Yahya
haber verdi. O, Ali b. Zeyd b. Ced’an’dan; o, Said b.
el-Museyyib’den; o da Selman’dan nakletti; Selman şöyle dedi:
خَطَبَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي آخِرِ يَوْمٍ
مِنْ شَعْبَانَ فَقَالَ: (( أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ أَظَلَّكُمْ شَهْرٌ عَظِيمٌ، شَهْرٌ
مُبَارَكٌ، شَهْرٌ فِيهِ لَيْلَةٌ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ، جَعَلَ اللَّهُ صِيَامَهُ
فَرِيضَةً، وَقِيَامَ لَيْلِهِ تَطَوُّعًا، مَنْ تَقَرَّبَ فِيهِ بِخَصْلَةٍ مِنَ الْخَيْرِ،
كَانَ كَمَنْ أَدَّى فَرِيضَةً فِيمَا سِوَاهُ، وَمَنْ أَدَّى فِيهِ فَرِيضَةً كَانَ
كَمَنْ أَدَّى سَبْعِينَ فَرِيضَةً فِيمَا سِوَاهُ، وَهُوَ شَهْرُ الصَّبْرِ، وَالصَّبْرُ
ثَوَابُهُ الْجَنَّةُ، وَشَهْرُ الْمُوَاسَاةِ، وَشَهْرٌ يَزْدَادُ فِيهِ رِزْقُ الْمُؤْمِنِ،
مَنْ فَطَّرَ فِيهِ صَائِمًا كَانَ مَغْفِرَةً لِذُنُوبِهِ وَعِتْقَ رَقَبَتِهِ مِنَ
النَّارِ، وَكَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْتَقِصَ مِنْ أَجْرِهِ
شَيْءٌ» ، قَالُوا: لَيْسَ كُلُّنَا نَجِدُ مَا يُفَطِّرُ الصَّائِمَ، فَقَالَ: يُعْطِي
اللَّهُ هَذَا الثَّوَابَ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا عَلَى تَمْرَةٍ، أَوْ شَرْبَةِ مَاءٍ،
أَوْ مَذْقَةِ لَبَنٍ، وَهُوَ شَهْرٌ أَوَّلُهُ رَحْمَةٌ، وَأَوْسَطُهُ مَغْفِرَةٌ،
وَآخِرُهُ عِتْقٌ مِنَ النَّارِ، مَنْ خَفَّفَ عَنْ مَمْلُوكِهِ غَفَرَ اللَّهُ لَهُ،
وَأَعْتَقَهُ مِنَ النَّارِ، وَاسْتَكْثِرُوا فِيهِ مِنْ أَرْبَعِ خِصَالٍ: خَصْلَتَيْنِ
تُرْضُونَ بِهِمَا رَبَّكُمْ، وَخَصْلَتَيْنِ لَا غِنًى بِكُمْ عَنْهُمَا، فَأَمَّا
الْخَصْلَتَانِ اللَّتَانِ تُرْضُونَ بِهِمَا رَبَّكُمْ: فَشَهَادَةُ أَنْ لَا إِلَهَ
إِلَّا اللَّهُ، وَتَسْتَغْفِرُونَهُ، وَأَمَّا اللَّتَانِ لَا غِنًى بِكُمْ عَنْهمَا:
فَتُسْأَلُونَ اللَّهَ الْجَنَّةَ، وَتَعُوذُونَ بِهِ مِنَ النَّارِ، وَمَنْ أَشْبَعَ
فِيهِ صَائِمًا سَقَاهُ اللَّهُ مِنْ حَوْضِي شَرْبَةً لَا يَظْمَأُ حَتَّى يَدْخُلَ
الْجَنَّةَ.))
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Şaban ayının
son günü bize hitab etti ve şöyle buyurdu:
– Ey
insanlar! Size büyük bir ay belirmiştir. Bu ay, mübarek bir
aydır. İçinde
bin aydan daha hayırlı
olan bir gecenin bulunduğu bir aydır.
Allah Teâlâ o ayda oruç tutmayı farz ve gecesini
ibâdetle geçirmeyi de nafile bir ibadet kılmıştır.
Kim bu ayda iyi bir hasletle Allah’a yaklaşırsa (o
hasleti vesile kılarsa), bu ayın dışında
farzı edâ eden kişi
gibi olur. Kim bu ayda bir farzı edâ ederse, bu ayın dışında
yetmiş farzı edâ eden kimse gibi olur. Bu
ay, sabır ayıdır.
Sabrın sevabı
ise, cennettir. Bu ay, hayır ve iyilik ayıdır,
mü’minin rızkının
arttığı bir aydır.
Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse, bu onun günahlarının
affına, cehennem ateşinden
kurtuluşuna vesile olur ve oruçlunun sevabında
hiçbir azalma olmaksızın
aynısı
onun için de olur.
(Sahâbe)
dediler ki:
-Hepimiz
oruçluya iftar ettirecek bir şeyler bulamayabiliriz?
Buyurdu ki:
-Allah Teâlâ bu sevabı,
oruçluyu bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt ile iftar
ettiren kimse için
de verecektir.Bu ayın başı
rahmet, ortası mağfiret,
sonu da cehennemden kurtuluştur. Kim
kölesinin/hizmetçisinin yükünü hafifletirse Allah da onu cehennemden azat
eder. Bu ayda dört hasleti çoğaltın:
Bunlardan iki tanesiyle Rabbinizi razı
edersiniz, iki
tanesine de ihtiyacınız
vardır.
Rabbinizi razı
edeceğiniz iki haslet: Allah’tan başka
ilah olmadığına şâhitlik
etmeniz ve ondan af dilemeniz (istiğfar etmeniz)dir.
Müstağni
olamayacağınız
(hep muhtaç olduğunuz) iki haslete gelince, Allah’tan
cenneti istersiniz
ve cehennemden O’na sığınırsınız.
Kim bu ayda bir oruçluyu doyurursa, Allah da ona benim havzımdan
bir yudum içirir ki, artık o, cennete girinceye
kadar bir daha susamaz.”
Bu hadisin
senedinde Ali b. Zeyd b. Ced’an vardır, hafızasının kötü olması sebebiyle zayıftır. Ayrıca Yusuf b. Ziyad el-Basrî vardır, onun rivâyet
ettiği hadis de münkerdir.
Ayrıca bu hadisin
senedinde Hemmam b. Yahya b. Dinar el-Avdî vardır. İbn-i Hacet “et-Takrib” adlı eserinde onun
hakkında sika (güvenilir) olduğunu ve zaman zaman vehme kapıldığını (algılamada yanıldığını) söylemiştir.
Buna
göre, sözkonusu hadis bu senetle uydurma değildir, fakat zayıftır. Bununla
beraber Ramazan ayının fazîletleri pek çok sahih hadisle de sabittir.
Başarı,
Allah Teâlâ’dandır.
Allah
Teâlâ, Nebimiz Muhammed’e, O’nun âile halkına ve ashâbına salât ve
selâm eylesin.” (İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi)
(Başkan: Abdulaziz b. Baz. Üye: Abdurrezzak Afîfî. Üye: Abdullah
b. Ğdeyyân. Üye: Abdullah b. Kuûd.
