Aşağıda zikredilen sözleri söylemek, şirk saylır mı?

“Allahım! Efendimiz Muhammed’e salât ve selâm eyle. Ey Allah’ın elçisi! Çarem tükendi, gücüm-kuvvetim kalmadı.”

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Evet, bu sözler şirk sayılır.
Çünkü bu sözler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den yardım
dilemek ve halini O’na şikâyet etmektir. Zirâ bu söz; Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in, kendisine seslenen kimseyi, nerede olursa
olsun işittiğini, kendisinden yardım dileyene yardım
ettiğini ve sıkıntısını giderdiğini içerir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gaybı bilmiyorken ve bütün
bunlara hayatta iken gücü yetmezken, ölümünden sonra gücü nasıl
yetsin.O, ne kendisine, ne de başkasına fayda verme gücüne sahiptir.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( قُلْ لاَ أَمْلِكُ لِنَفْسِي
نَفْعاً وَلاَ ضَرّاً إِلاَّ مَا شَاء اللّهُ وَلَوْ كُنْتُ أَعْلَمُ الْغَيْبَ
لاَسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِيَ السُّوءُ إِنْ أَنَا إِلاَّ
نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ 
))
[ سورة الأعراف الآية: 188 ]

“(Ey Elçi! Onlara) de ki:
‘Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda ya
da zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim,
elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir kötülük de
dokunmazdı.Ben, inanan bir topluluk için sadece bir uyarıcı ve
müjdeleyiciyim.” (A’râf Sûresi: 188)

Yine Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:

(( وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي
أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ
جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ ))
[ سورة غافر
الآية: 60 ] 

“(Ey kullarım!)
Rabbiniz buyurdu ki: Yalnızca bana duâ edin ki duânıza icâbet
edeyim. Şüphesiz ki bana ibâdet etmekten büyüklenenler,
aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir.” (Ğâfir/Mü’min
Sûresi: 60)

Yine
şöyle buyurmuştur:

(( وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي
فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي
وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ ))
[ سورة البقرة الآية: 186 ]

“(Ey
Peygamber!) Eğer kullarım sana beni sorarlarsa; şüphesiz ki
benim onlara yakın olduğumu ve duâ edenin, duâ ettiği zaman
duâsına icâbet edeceğimi söyle. O halde onlar da (emrettiklerimi
yerine getirmek ve yasakladıklarımdan da sakınmak sûretiyle) benim
dâvetime icâbet etsinler ve bana îmân etsinler ki doğru yolu bulsunlar.”
(Bakara Sûresi: 186)

Bir kula düşen görev; yalnızca Allah
Teâlâ’ya yalvarıp yakarması, yalnızca O’ndan yardım
dilemesi, O’ndan ümit etmesi ve O’na tevekkül etmesidir. Çünkü mülkün ve
hayrın hepsi, yalnızca Allah Teâlâ’nın elindedir ve O, her
şeye hakkıyla gücü yetendir.

Gaybı bilmek, keder ve
sıkıntıları gidermek, duâ edenlerin duâlarını
işitmek ve onların duâlarına icâbet etmek, Rab Subhânehu ve Teâlâ’nın
özelliklerindendir.Her kim, bu özelliklerin bir
kısmını Allah Teâlâ’dan başkasına verirse, büyük
şirke düşer ve müşrik olur.

Nitekim
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

 (( أَمَّنْ
يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاءَ
الأَرْضِ أَإِلَهٌ مَعَ اللَّهِ قَلِيلاً مَا تَذَكَّرُونَ )) [ سورة النمل الآية: 62 ]

“Yoksa, kendisine yakardığı zaman
bunalmışa karşılık veren ve başındaki
sıkıntıyı gideren; sizi yeryüzünün halifeleri kılan
mı?
(Allah’a
ortak koştuğunuz putlara mı ibâdet etmek daha hayırlı,
yoksa kendisine yalvardığı zaman sıkıntıya
düşenin dâvetine icâbet eden Allah mı daha
hayırlıdır?) Allah’ın yanında (size bu
nimetleri bahşeden) başka bir ilah mı var? Ne kadar az düşünüyor
(ve az ibret alıyor)sunuz.” (Neml Sûresi: 62)

Yine Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:

 (( قُلْ لا
يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ الْغَيْبَ إِلا اللَّهُ وَمَا
يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ )) [ سورة النمل
الآية: 65 ]

“(Ey Peygamber! Onlara) de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan
başka gaybı kimse bilemez. Onlar, (kıyâmet koptuğu
zaman kabirlerinden) ne zaman diriltileceklerini de farketmezler/bilmezler.” (Neml Sûresi: 65)

Günahları bağışlayan, keder ve
sıkıntıları gideren yalnızca Allah Teâlâ bilir.
Gönüllerde saklı olanı bilen yalnızca O’dur.

Bundan dolayı kulun, Allah Teâlâ’dan başka hiç
kimsenin gücünün yetmediği, günahların
bağışlanması, keder ve
sıkıntılarının giderilmesi gibi isteklerini elde etmek
için Mevlâsı Allah Teâlâ’dan başkasına yönelmemesi gerekir.
Çünkü bunun sahibi ve buna gücü yeten, yalnızca O’dur.