Ben, yakında bir hastanede röntgen filmi çektireceğim. Fakat o gün oruç tutmamam gerekiyor. Eğer bu röntgen filmini vaktinde çektirmezsem, bana aylar sonraya randevu verilecektir. Bu sebeple röntgen filmini çektirmek için orucu bozmam câiz midir?

Hamd, Allah’a mahsustur.

Hastanın
orucunu bozması câizdir.Hastalığı sebebiyle oruç
tutmadığı günler sayısınca orucunu kaza etmesi
gerekir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda
şöyle buyurmuştur:

(( … وَمَن كَانَ مَرِيضاً أَوْ
عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ …))
[ سورة البقرة من الآية: 185 ]

“Kim de onda (Ramazan’da) hasta
veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca)
başka günlerde kaza etsin.” (Bakara Sûresi: 185)           

Hastanın,
orucunu bozması kendisine mübah kılan hastalık; oruç sebebiyle
oruçluya meşakkat veya zarar veren ya da hastalığını
arttıran veyahut da oruç sebebiyle hastanın iyileşmesini
geciktiren hastalıktır.

İslâm
âlimleri, oruç sebebiyle hastalığa yakalanmasından endişe
edilmesini de bu kategoriye koymuşlardır.

(Kıymetli
kardeşim!) Eğer hastalığınız, yukarıda
sayılan kısımlardan birisine giriyorsa, -görünen o dur ki
hastalığınız bunlardan birisine girmektedir-, bu takdirde
orucu bozmanız câizdir. Çünkü röntgen
filmini çektirmek, hastalığı öğrenmeye yardım
etmektedir. Böyle yapmanız, hastalığınızın
artmasına ve iyileşmenizin gecikmesine engel olmaktadır.

Eğer
hastalığınız bu sayılan kısımlardan birisine
girmiyorsa, orucu bozmanız câiz değildir.Bu takdirde
imkânınız varsa, röntgen filmini gece çektirmeniz veya Ramazan
ayının bitmesini beklemeniz gerekir.

Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Geçici
bir hastalığa yakalanan hastanın üç hâli vardır:

Birincisi:

Orucun
kendisine zor gelmemesi ve zarar vermemesidir. Bu takdirde onun oruç
tutması gerekir. Çünkü onun hiçbir özrü yoktur.

İkincisi:

Orucun
kendisine zor gelmesi, fakat zarar vermemesidir. Bu takdirde oruç tutması
mekruhtur. Çünkü hasta, bu durumda Allah Teâlâ’nın kendisine tanıdığı
ruhsattan (izinden) yararlanmayı bırakıp nefsine zorluk
çıkarmıştır.

Üçüncüsü:   

Orucun
kendisine zarar vermesidir. Bu durumda kendisine zarar verdiğinden
dolayı  onun oruç tutması
haramdır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda
şöyle buyurmuştur:

(( … وَلاَ تَقْتُلُواْ أَنفُسَكُمْ إِنَّ اللهَ كَانَ
بِكُمْ رَحِيماً ))
[ سورة النساء من الآية: 29 ]

“Kendinizi öldürmeyin.Şüphesiz
ki Allah, (size emrettiği bütün emir ve yasaklarda) size
çok merhametlidir.” (Nisâ Sûresi: 29)

Yine Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:

(( … وَلاَ تُلْقُواْ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى
التَّهْلُكَةِ…))
[ سورة البقرة من الآية: 195 ]

“Ellerinizle kendinizi
tehlikeye atmayın!” (Bakara
Sûresi: 195)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den rivâyet olunan hadiste, o şöyle
buyurmuştur:

(( لا ضَرَرَ وَلا ضِرَارَ.))
[ رواه ابن ماجه والحاكم ]

“Ne kimseye zarar vermek, ne de zarar görmek
vardır. (Hiç kimsenin
müslüman kardeşine zarar vererek onun hakkından bir şey eksiltme
hakkı yoktur.) (İbn-i Mâce ve Hâkim)

Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu hadis hakkında
şöyle demiştir:

“Hadisin, birbirini destekleyip güçlendiren
başka yolları da vardır.”

Orucun hasta üzerindeki zararı, hastanın orucun
bizzat kendisine zarar verdiğini hissetmesiyle veya güvenilir bir doktorun
orucun hastaya zarar verdiğini haber vermesiyle bilinebilir.

Bir hasta, ne zaman orucunu bozarsa, hastalıktan
iylileştikten sonra tutmadığı günler sayısınca
orucunu kaza eder.Hasta, hastalığından iyileşmeden
önce ölürse, kaza orucu 
kendisinden düşer. Çünkü hastanın üzerine farz olan tutamadığı
günler sayısınca kaza orucunu tutmaya ömrü
yetmemiştir.” (Muhammed b. Salih el-Useymîn; “Fusûlun
fi’s-Sıyâmi ve’t-Terâvîh”, 3. Fasıl)

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.