Tahlil için 5 gramlık kan örneği aldırmanın oruca bir etkisi (zararı) olur mu?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Bunun oruca hiçbir etkisi (zararı) olmaz.Çünkü bu miktardaki
kan çok azdır ve oruçluyu zayıf ve bitkin düşürmez.

Değerli âlim Abdulaziz b. Baz’a -Allah ona rahmet etsin-,  tahlil yaptırmak amacıyla
Ramazan’da kan aldırmak hakkında sorulduğunda o şöyle
cevap vermiştir:

“Bu gibi tahlil amacıyla alınan kan, orucu bozmaz.Aksine
buna gerek duyulduğundan dolayı insan bundan muaftır.
Ayrıca bu, temiz İslâm şeriatında bilinen orucu bozan
şeyler kabilinden de değildir.” (Mecmû’ Fetâvâ İbn-i Baz,
c: 15, s: 274)

 Değerli âlim Muhammed b. Salih
el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

“Oruçlunun kan tahlili yaptırmasının hükmü nedir? Bunu
yapmakla orucu bozulur mu?” diye sorulduğunda o
şöyle cevap vermiştir:

“Tahlil yaptırmak
için alınan kanla oruçlunun orucu bozulmaz. Çünkü doktorun
teşhis koyabilmesi için kan almaya ihtiyaç duyulabilir. Dolayısıyla
bu, orucu bozmaz. Çünkü bu, bedende hacâmât gibi olmayıp
insanı etkilemeyen az bir kandır.Bu sebeple bu miktardaki bir kan
orucu bozmaz.Aslolan, orucun devamıdır. Orucun bozulması ancak
şer‘î bir delîlle mümkün olur. Burada oruçlunun bu gibi az bir miktardaki kanla
orucunun bozulacağına delâlet eden hiçbir delil yoktur. Ancak kana
ihtiyacı olan bir hastaya enjekte etmek için oruçludan çok miktarda kan
alınmasına gelince, bu kadar çok kan alındığı
zaman bunun bedendeki etkisi hacamat etkisi gibi olacağından dolayı
bununla oruç bozulur.

Buna
göre tutulan oruç farz bir oruç ise, oruçlunun herhangi bir kimse için bu kadar çok miktarda kan
bağışlaması câiz olmaz. Ancak bağışlanacak
kişi güneş batıncaya kadar sabredemeyecek ölçüde tehlikeli
bir durumda ise, doktorlar da oruçlunun vereceği kanın yararlı
olacağına ve zarûreti gidereceğine karar verirse, bu takdirde oruçlunun kan
 bağışında bulunmasında bir sakınca yoktur. Böyle bir durumda orucunu bozar ve kuvveti
yerine gelinceye kadar yer ve içer. Bu günü daha sonra kaza eder.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.” (İslâm Esaslarıyla İlgili Fetvâlar, s: 478)