Teşehhüdde şehâdet parmağını hareket ettirmenin detaylı açıklaması nasıldır?
Buna delâlet eden herhangi bir hadis var mıdır?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Teşehhüdde
şehâdet parmağını hareket ettirmek sünnettir.
Nitekim
Vâil b. Hucr’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre o şöyle demiştir:
((قُلْتُ لَأَنْظُرَنَّ إِلَى صَلَاةِ
رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَيْفَ يُصَلِّي فَنَظَرْتُ إِلَيْهِ
فَقَامَ فَكَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى حَاذَتَا بِأُذُنَيْهِ ثُمَّ وَضَعَ يَدَهُ
الْيُمْنَى عَلَى كَفِّهِ الْيُسْرَى وَالرُّسْغِ وَالسَّاعِدِ فَلَمَّا أَرَادَ أَنْ
يَرْكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ مِثْلَهَا قَالَ: وَوَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ،
ثُمَّ لَمَّا رَفَعَ رَأْسَهُ رَفَعَ يَدَيْهِ مِثْلَهَا، ثُمَّ سَجَدَ فَجَعَلَ كَفَّيْهِ
بِحِذَاءِ أُذُنَيْهِ، ثُمَّ قَعَدَ وَافْتَرَشَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى، وَوَضَعَ كَفَّهُ
الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ وَرُكْبَتِهِ الْيُسْرَى، وَجَعَلَ حَدَّ مِرْفَقِهِ الْأَيْمَنِ
عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى، ثُمَّ قَبَضَ اثْنَتَيْنِ مِنْ أَصَابِعِهِ، وَحَلَّقَ
حَلْقَةً ثُمَّ رَفَعَ إِصْبَعَهُ فَرَأَيْتُهُ يُحَرِّكُهَا يَدْعُو بِهَا.)) [
رواه أحمد والنسائي وصححه الألباني في صحيح النسائي ]
“Kendi kendime:
– Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in nasıl namaz kıldığına mutlaka
bakacağım dedim ve O’na baktım. O ayağa kalktı, tekbir
getirip ellerini, kulaklarının hizâsına gelinceye kadar
kaldırdı ve sağ elini, sol avucunun sırtına,
bileğinin ve kolunun üzerine gelecek şekilde koydu.
(Vâil,
sözünün devamında) şöyle dedi:
–
Sonra
rükû’a
gitmek istediğinde ellerini aynı şekilde kaldırdı ve
ardından ellerini dizlerinin üzerine koydu, sonra başını
kaldırdı, ellerini de (baş
tarafta olduğu gibi) aynı şekilde kaldırdı, sonra
secdeye vardı ve avuçlarını kulaklarının hizâsına
koydu, sonra oturup sol ayağının üzerine çöktü ve sol avucunu,
(sol) uyluğunun ve sol dizinin üzerine koydu, sağ
dirseğini ise sağ uyluğunun üzerine koydu, sonra iki
parmağını (baş ve
orta parmağını) yumup bir halka şekline
getirdi, sonra (şehâdet) parmağını
kaldırdı. Ben de, O’nun, şehâdet
parmağını hareket ettirerek onunla duâ ederken gördüm.”
(Ahmed;
hadis no:18890. Nesâî; hadis no:888. Elbânî, “Sahih-i Nesâî’de bu hadisin
sahih olduğunu belirtmiştir.)
Abdullah b. Ömer’den -Allah ondan ve babasından
râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle
demiştir:
(( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا جَلَسَ فِى الصَّلاَةِ وَضَعَ كَفَّهُ الْيُمْنَى
عَلَى فَخِذِهِ الْيُمْنَى، وَقَبَضَ أَصَابِعَهُ كُلَّهَا، وَأَشَارَ بِإِصْبُعِهِ
الَّتِى تَلِى الْإِبْهَامَ، وَوَضَعَ كَفَّهُ الْيُسْرَى عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى.))
[ رواه مسلم ]
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- namazda
oturduğu
zaman, sağ
avucunu sağ uyluğunun üzerine koyar, bütün
parmaklarını yumar,
başparmağını takip eden (şehâdet) parmağı ile işârette bulunur, sol avucunu da
sol uyluğunun üzerine koyardı.” (Müslim; hadis no: 580)
Yine Abdullah b. Ömer’den -Allah ondan ve
babasından râzı olsun- gelen başka bir rivâyette o
şöyle demiştir:
(( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
إِذَا جَلَسَ فِى الصَّلاَةِ وَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ، وَرَفَعَ إِصْبُعَهُ
الْيُمْنَى الَّتِى تَلِى الْإِبْهَامَ، فَدَعَا بِهَا، وَيَدُهُ الْيُسْرَى عَلَى
رُكْبَتِهِ الْيُسْرَى بَاسِطُهَا عَلَيْهَا.))
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- namazda
oturduğu
zaman, ellerini dizlerinin üzerine koyar,
başparmağını
takip eden sağ (şehâdet) parmağını
yukarı kaldırır ve onunla duâ eder, sol elini de açık bir halde sol dizinin
üzerine koyardı.”
Sa’d b. Ebî Vakkas’tan -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
(( مَرَّ عَلَيَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
وَأَنَا أَدْعُو بِأَصَابِعِي، فَقَالَ: أَحِّدْ أَحِّدْ، وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ.))
[ رواه النسائي ]
“Ben, (namazda)
parmaklarımla
duâ ederken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana uğradı ve:
– ‘Sadece bir parmağınla (yani şehâdet
parmağınla) işâret et. Sadece bir parmağınla işâret
et’ diyerek şehâdet parmağı ile işârette bulundu.” (Nesâî;
hadis no: 1273)
Nâfi’den rivâyet olunduğuna göre o
şöyle demiştir:
((
كَانَ
عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ إِذَا جَلَسَ فِي الصَّلَاةِ وَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى
رُكْبَتَيْهِ وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ وَأَتْبَعَهَا بَصَرَهُ، ثُمَّ قَالَ: قَالَ
رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَهِيَ أَشَدُّ عَلَى
الشَّيْطَانِ مِنَ الْحَدِيدِ يَعْنِي السَّبَّابَةَ.)) [ رواه أحمد وحسنه
الألباني في صفة صلاة النبي صلى الله عليه وسلم ]
“Abdullah
b. Ömer -Allah ondan ve babasından râzı olsun- namazda
(teşehhüd
için) oturduğu zaman ellerini dizlerinin üzerine koyar, (şehâdet)
parmağı ile de işâret ederek bakışlarını ona
(parmağına) dikerdi.
Sonra şöyle dedi:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- buyurdu ki:
‘Bu (parmak işareti),
şeytana demir kamçıdan daha şiddetlidir’.”(Ahmed; hadis no: 5964.
Elbânî, “Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Namaz
Kılış Şekli”, s: 159’da adlı kitabında
hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)
Yukarıda geçen bu hadisler iki şeye delâlet
etmektedir:
Birincisi: Teşehhüdün (oturuşun) hepsinde şehâdet
parmağıyla işâret etmek.
İkincisi: Sadece duâ ederken şehâdet
parmağını hareket ettirmek.
Değerli âlim Muhammed b. Useymîn -Allah ona rahmet
etsin- teşehhüddeki duâ cümlelerini açıklayarak şöyle
demiştir:
“Duâ ettikçe, şehâdet parmağını,
Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın yüceliğini göstermek için hareket
ettir.
Buna göre (aşağıda zikredilen
cümlelerde) şöyle diyebiliriz:
– Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu: Burada parmakla işâret
vardır. Çünkü selâm lafzı, haber olup duâ
anlamındadır (Yani sana selâm olsun ey Nebî!)
– Esselâmu aleynâ:
Burada parmakla işâret vardır.
– Allahumme salli alâ Muhammed: Burada parmakla işâret
vardır.
– Allahumme bârik alâ Muhammed: Burada parmakla işâret
vardır.
– Eûzu billâhi min azâbi cehennem: Burada parmakla işâret
vardır.
– ve min azâbi’l-kabr: Burada parmakla işâret vardır.
– ve min fitneti’l-mehyâ ve’l-memât: Burada parmakla işâret
vardır.
– ve min fitneti’l-Mesîhi’d-Deccâl: Burada parmakla işâret
vardır.
“Duâ ettikçe, şehâdet parmağını,
Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın yüceliğine işâret
edersin. Zirâ sünnete en yakın olan
davranış budur.” (“eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 3,
s: 202)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
