İmamın, Terâvih namazında yaşlı kimseler gibi âciz ve düşkünlerin durumlarını gözönünde bulundurması gerekir mi?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

“Bu, Terâvih namazı veya
farz namazlar, bütün namazlarda arzulanan ve istenen bir şeydir.

Zirâ Nebi -sallallahu aleyhi
ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( إِنَّ مِنْكُمْ مُنَفِّرِينَ
فَأَيُّكُمْ أَمَّ النَّاسَ فَلْيُخَفِّفْ؛ فَإِنَّ فِيهُمُ الْكَبِيرَ وَالسَّقِيمَ
وَذَا الْحَاجَةِ.)) [ رواه مسلم ]

 

“Aranızda nefret ettirenler var.
 Bu sebeple sizden kim, insanlara namaz
kıldırırsa, namazı hafif (kısa)
tutsun. Zira içlerinde zayıf, hasta ve
ihtiyaç sahibi kimseler
vardır.”
(Müslim)

Bu sebeple
imamın, kendisine uyanların durumlarını gözönünde bulundurmalı, Ramazan’da
Terâvih namazı ile Ramazan’ın son on gecesinde teheccüd namazında namaz
kıldırırken onlara yumuşak davranmalı ve onlara acımalıdır. Çünkü insanların
hepsi aynı değildir. Zirâ insanlar birbirinden farklıdırlar. Bu sebeple onların
durumlarını gözönünde bulundurması ve onları namaza gelmeye teşvik etmesi
gerekir. Eğer namazı uzatırsa, bu durum onlara zor ve meşakkatli gelir ki,
onları namaza gelmekten nefret ettirir. Bunun için imamın, namazı kısa tutarak
ve uzatmadan onları câmiye gelmeye teşvik etmesi ve namazı onlara sevdirmesi
gerekir. İnsanların huşu ile kıldıkları ve kalben sukûnet içerisinde oldukları
namaz kısa da olsa, huşu ile kılınmayan uzun zamazdan daha hayırlıdır. Çünkü
uzun namazda bıkkınlık ve tembellik meydana gelir.”