Ben, bu yıl Allah’ın izniyle hac yapmak için hava yoluyla Riyad’dan Cidde’ye gitmek istiyorum. Bunun için tam olarak ne zaman ihrama girmeliyim?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Bu durumda senin mikat yerin; günümüzde “Büyük Sel
Yatağı” anlamına gelen ve “es-Seylu’l-Kebir” diye
adlandırılan “Karnu’l-Menâzil”dir.

Mikat yerine uğrayan kimsenin oradan ihrama girmesi
gerekir.Mikat yerine uğramayan kimsenin de, kara veya deniz veyahut da
hava yoluyla mikat yerinin hizâsına geldiği zaman ihrama girmesi
gerekir. Buna göre uçakla mikat yerinin hizâsına geldiğin zaman
ihrama girmen gerekir. Uçağın mikat yerinin hizâsını
hızla geçeceği gözönünde bulundurularak ihtiyatlı
davranıp birkaç dakika öncesinden ihrama girmende bir sakınca
yoktur.

Değerli âlim Abdullah b. Cibrîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“Her kimin gittiği yolu üzerinde mikat yeri
yoksa, ister kara yoluyla, ister deniz yoluyla,
isterse hava yoluyla gelsin, kendisine en yakın olan mikat yerinin
hizâsına geldiği zaman ihrama girmelidir.Uçak yolcusu,mikat yerini
ihramsız geçmemek için hizâsına geldiği zaman veya mikat
yerinden önce ihtiyatlı davranıp ihrama girmelidir. Her kim,
mikat yerini geçtikten sonra ihrama girerse, kendisine cezâ kurbanı
gerekir. Allah Teâlâ en iyi bilendir.” (İslâmî Fetvâlar; c: 2, s:
198).

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi’nin
fetvâlarından birisi şöyledir:

“Cidde, hac veya umre için mikat yeri değildir.
Ancak oraya yerleşenler veya orada ikamet edenler bunun
dışındadırlar. Aynı şekilde bir ihtiyaç için
Cidde’ye gelen ve hac veya umre yapma niyetinde olmayan, fakat daha sonra hac
veya umre yapmaya karar veren kimse de böyledir (Cidde’ye yerleşen
veya orada ikâmet edenler hükmündedir). Ancak Medine halkı ile onlardan
geride ikâmet edenlerin mikat yeri olan Zulhuleyfe gibi, Cidde’den önce,
ihrama girmesi gereken mikat yeri olan veya kara ya da hava yoluyla
Zulhuleyfe’nin hizâsına gelen kimsenin onun hizâsından ihrama girmesi
gerekir.

Aynı şekilde hava, deniz veya kara yoluyla
Cuhfe halkının mikat yeri olan Cuhfe’nin hizâsına geldiği
zaman ihrama girmesi gerekir.Yelemlem mikat yeri de aynı böyledir.
Buna göre hac veya umre yapmak isteyen kimsenin mikat yerinden veya hava,
deniz ya da kara yoluyla hizâsına geldiği mikat yerinden ihrama
girmesi gerekir.” (İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî
Komitesi Fetvâları; c: 11, s: 130).

Mikat yerinin hizâsına gelindiğinde ihrama
girilmesi gerektiğine dâir delil şudur:

İbn-i Ömer’den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( لَمَّا فُتِحَ هَذَانِ
الْمِصْرَانِ أَتَوْا عُمَرَ فَقَالُوا: يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ! إِنَّ
رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَدَّ لأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنًا
وَهُوَ جَوْرٌ عَنْ طَرِيقِنَا، وَإِنَّا إِنْ أَرَدْنَا قَرْنًا شَقَّ عَلَيْنَا.
قَالَ: فَانْظُرُوا حَذْوَهَا مِنْ طَرِيقِكُمْ فَحَدَّ لَهُمْ ذَاتَ عِرْقٍ.))

[ رواه البخاري ]

“Bu iki belde (Basra ve Kûfe) fethedilince, bu iki belde halkı Ömer’e
gelerek:

– Ey mü’minlerin emiri! Şüphe yok ki Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Necd halkına Karnu’l-Menâzil’i mikat yeri
olarak tayin etti fakat burası bizim yolumuza meyillidir. Eğer
Karnu’l-Menâzil yolundan gidersek, bize zor ve meşakkatli gelmektedir,
dediler.

Bunun
üzerine Ömer -Allah
ondan râzı olsun- onlara şöyle dedi:

– O halde
yolunuzun hizâsına bakın (onun hizâsına gelen yerden
ihrama girin)!

Ardından
onlar için Zâtu Irk’ı mikat yeri tayin etti.”(Buhârî; hadis no:
1458).

Hâfız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in:

“O
halde yolunuzun hizâsına bakın!” sözü; yani mikat yerinin
karşı tarafından gittiğiniz, zor ve meşakkatli
gelmeyen yere itibar ederek orayı mikat yeri yapın, demektir.”
(Fethu’l-Bârî; c: 3, s: 389).

Bilinmesi
gerekir ki, insanın mikat yerinden önce ihrama girmesi sünnet
değildir. Çünkü Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- böyle yapmamıştır. Yolların en
hayırlısı; Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in yoludur.

Ancak uçakla
yolculuk yapan kimsenin, mikat yerinin hizâsına geldiği zaman  uçağın durması mümkün
olmadığı için mikat yerini geçmeyeceğine kanaat getirerek
ihtiyatlı davranıp mikat yerinden önce ihrama girmesi bunun
dışındadır.”

Hâfız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin- yine şöyle demiştir:

“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile
birlikte hac yapan hiç kimseden, Zulhuleyfe’den önce ihrama girdiğine
dâir hiçbir şey nakledilmemiştir. Şayet Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- mikat
yerini tayin etmiş olmasaydı, sahâbe -Allah onlardan râzı olsun- daha öncesinden
ihrama girmeye çalışırlardı.Çünkü daha meşakkatli
olduğu için, ecir ve sevabı da fazla olur.”
(Fethu’l-Bârî;
c: 3, s: 387).

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.