Ben, düzenli olarak oruç tutuyorum. Doğru bir şekilde hicab ile örtünmezsem orucumun sahih olup-olmadığını öğrenmek istiyorum. Zirâ ben, işe gittiğim zaman saçımı, boynumu ve ellerimi açık bırakmakta, fakat diğer yerlerimi örtmekteyim.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Orucun
kabul olunması ve ecrinin kat kat olabilmesi için yabancı erkeklerin
önünde tam hicaba sıkı sıkıya bağlı
kalmanızı size tavsiye ederiz. Aynı şekilde namaz ve diğer
salih amellerde de böyledir. Müslüman bir kadın, hicabı terk
ederek oruç tuttuğu zaman, orucu sahihtir.Fakat hicabı terk
ettiği için günahkâr olur. Yüzü açmak, orucun sıhhatına bir
zararı olmaz.Fakat açılıp-saçılan kadın,Allah Teâlâ’nın örtünme emrine aykırı
davrandığı için cehennem azabıyla tehdit edilmiştir.
Ey
Allah’ın kulu kadın, Allah Teâlâ’nın
şu emirlerine sıkı sıkıya sarılmanı tavsiye
ederiz:
((
يَا أَيُّهَا
النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْـمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ
مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلاَ يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللهُ
غَفُورًا رَحِيمًا )) [ سورة الأحزاب،
الآية: 59]
“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve
mümin kadınlara söyle: Ev dışına
çıktıkları zaman dış elbiselerini
(cilbablarını)
üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları, onların
tanınmaları (hür kadınlar oldukları, köle
kadınlar olmadıkları bilinmeleri) ve kendilerine
sarkıntılık edilerek incitilmemeleri bakımından en
uygun bir davranıştır. Allah çok bağışlayıcıdır,
çok merhamet edicidir.” (Ahzâb Sûresi: 59)
(( وَقُل لِّلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ
مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ
إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا
يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاء
بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاء بُعُولَتِهِنَّ أَوْ
إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ
نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُوْلِي
الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى
عَوْرَاتِ النِّسَاء وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ
مِن زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعاً أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ
لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ{31}
“(Ey Nebi!) Mü’min kadınlara söyle: Gözlerini
(harama bakmaktan) esirgesinler ve ırzlarını (Allah’ın
haram kıldığı şeylerden) korusunlar. Görünen
kısmı müstesnâ olmak üzere, zînetlerini (yabancı erkeklere)
göstermesinler. Başörtülerini, (başlarından)
göğüslerinin üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları,
babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları,
kocalarının oğulları,erkek kardeşleri, erkek
kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları,
kendi (mü’min) kadınları, ellerinin altında bulunanlar (köleleri),
erkeklerden âilenin kadınına şehvet duymayan (başkalarının
yardımına muhtaç olan saf kimseler gibi) tâbi kimseler veya henüz
kadınların kadınlık hallerinin farkında olmayan (henüz
şehvet duymayan) çocuklardan başkasına (gizli)
zînetlerini göstermesinler.(Yolda yürürken) gizlemekte oldukları
zînetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere
vurmasınlar. Ey mü’minler! (Size emretmiş olduğu bu güzel
sıfatlara ve övülen hasletlere) toptan Allah’a (itaat etmek
sûretiyle) dönün (ve câhiliye toplumunun üzerinde bulunduğu
kötü ahlâk ve sıfatları terkedin) ki (dünya ve âhirette)
kurtuluşa eresiniz.”(Nur Sûresi: 31)
