Sünnet orucunu, Ramazan’dan kalan kaza orucumun yerine tutabilir miyim?

Aynı şekilde Âşûrâ günü orucu gibi nâfile orucunu, Ramazan’dan kalan kaza orucumun yerine tutabilir miyim?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Bu mesele, ilim ehli tarafından,
ibâdetlerde teşrik meselesi yani ibâdetlerin birbirine girişi olarak
bilinir. Bu meselenin birçok şekli vardır. Bunlardan birisi de yukarıdaki
soruda zikredilen şekildedir. O da, farz ve müstehap olan ibâdetin, bir
niyetle yapılmasıdır. Fakat bir kimse, müstehap olan bir ibâdete
niyet ederse, farz olan ibâdetin yerine geçmez. Buna göre her kim,
Âşûrâ orucuna niyet ederse, Ramazan’dan kalan kaza orucunun yerine
geçmez. Her kim de, Ramazan’dan kalan kaza orucuna Âşûrâ günü niyet
ederse, kaza orucu geçerli olur. Bazı ilim ehli, bu kimsenin
Âşûrâ orucunun sevabına da nâil olması ümit edilir,
demiştir.

er-Ramlî -Allah ona rahmet etsin- bu
konuda şöyle demiştir:

“Bir kimse, Ramazan’dan kalan kaza
orucunu veya adak (nezir) orucunu veyahut da başka bir orucu Şevvâl
ayında veya Âşûrâ gününde tutarsa, nâfile orucunun sevabını
elde eder. Nitekim babam -Allah Teâlâ ona rahmet etsin-, el-Bârizî, el-Asfûnî,
en-Nâşirî ve fakîh Ali el-Hadramî gibi âlimlere uyarak böyle fetvâ
vermiştir.Fakat bu kimse,istenen ve arzulanan tam sevabı elde edemez.
Özellikle de Ramazan’dan kaza borcu kalan kimse, Şevvâl ayında
tutarsa, (altı günlük Şevvâl orucunun sevabını) tam olarak
elde edemez.” (Nihâyetu’l-Muhtac; c: 3, s: 208. Muğni’l-Muhtac; c: 2,
s: 184. Havâşî Tuhfetu’l-Muhtac; c: 3, s: 457).

Değerli âlim Muhammed b. Salih
el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- de bu konuda şöyle demiştir:

“Her kim, üzerinde Ramazan’dan kalan kaza
orucu olduğu halde Arefe günü veya Âşûrâ günü oruç tutarsa,
orucu sahihtir. Fakat bu günde kaza orucuna niyet ederse, iki sevabı
birden elde eder: Ramazan’dan kalan kaza orucunun sevabıyla birlikte Arefe
günü veya Âşûrâ günü orucunun sevabı. Bu, Ramazan orucuyla
bağlantılı olmayan umumî nâfile oruç hakkındaki hükümdür. Altı
günlük Şevvâl orucuna gelince, bu oruç Ramazan orucu ile
bağlantılıdır ve Ramazan’dan kaza orucu kalan kimsenin,
kaza  orucunu tutmadan önce
altı günlük Şevvâl orucunu tutarsa, bu altı günlük orucun
sevabını elde edemez.

Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve
sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ
أَتْبَعَهُ بِسِتٍّ مِنْ شَوَّالٍ فَكَأَنَّمَا صَامَ الدَّهْرَ.)) [ رواه أبو
داود ]

“Her
kim, Ramazan orucunu(n tamamını)
tuttuktan sonra Şevvâl’den de altı gün oruç tutarsa, sanki senenin
tamamında oruç tutmuş gibi olur.” (Ebu Dâvud)

Bilindiği gibi, üzerinde Ramazan
ayından kaza orucu kalan kimse, kaza orucunu tutmadıkça Ramazan
ayının tamamını tutmuş sayılmaz.”
(İbn-i Useymîn; Oruç ile İlgili Fetvâlar, s: 438).

İnsanın, ilk önce üzerindeki
kaza orucunu tutması gerekir. Bu, nâfile oruç tutmaktan daha evlâdır.
Fakat vakit dar olur ve kaza orucunun tamamını tuttuğu zaman, Âşûrâ
veya Arefe günü gibi fazîletli bir günün orucunu kaçırmaktan endişe
ederse, bu takdirde kaza orucuna niyet etmekle başlamalıdır. Bu
kimsenin, Âşûrâ veya Arefe günü orucunun sevabını elde
etmesi de ümit edilir. Çünkü Allah Teâlâ’nın lütuf ve ihsanı
geniştir.”  

Allah Teâlâ en iyi bilendir.