Fatiha sûresi okuyup sevabını ölüye bağışlamanın hükmü nedir?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Fatiha ve Kur’an’dan
başka bir sûreyi okuyup sevabını ölülere
bağışlamanın dînde hiçbir delili yoktur. Bundan dolayı
bunun terk edilmesi gerekir. Çünkü ne Nebi -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘den, ne ashâbından -Allah onlardan râzı olsun- buna delâlet
eden hiçbir şey nakledilmemiştir. Fakat müslümanların
ölülerine duâ etmek, fakirlere ve yoksullara iyilikte bulunmak sûretiyle
onların adına sadaka vermek (tasaddukta bulunmak), meşrû
kılınmıştır.Kul, bu amelleri vesile kılarak Allah
Teâlâ’ya yakınlaşır ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in
şu sözü gereği, bu amellerin sevabını, babasına
veya annesine veyahut da ölmüş ya da hayatta olan başka
kimselere bağışlayabilir:
(( إِذاَ ماَتَ اْلإِنْساَنُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ
إِلاَّ مِنْ ثَلاَثَةٍ: إِلاَّ مِنْ صَدَقَةٍ جاَرِيَةٍ، أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ
بِهِ، أَوْ وَلَدٍ صاَلِحٍ يَدْعوُ لَهُ.)) [رواه مسلم]
“İnsan
öldüğü zaman, amelinin sevabı kesilir. Ancak (hayrın devamlı
olması ve faydasının kesilmemesi sebebiyle) şu üç
şeyin sevabı kesilmez: Sadaka-i Câriye (müslümanların
yararlanması için bir şeyi Allah rızâsı için vakfetmek
gibi), faydalı ilim (insanlara Allah rızâsı için dînî
ilimleri öğretmek veya bunun için kitap yazmak gibi), kendisine
duâ eden hayırlı evlât (insan vefat ettikten sonra arkasında
kendisine rahmet ve mağfiretle duâ eden birisini
bıraktığı zaman, o evlâdın duâsı, yabancı
bir kimsenin duâsından daha çok kabûle şayandır).”[1]
Ayrıca Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem-‘den sâbit olan hadiste bir adam O’na şöyle dedi:
(( إِنَّ أُمِّيَ افْتُلِتَتْ نَفْسُهَا، وَإِنِّي أَظُنُّهَا لَوْ
تَكَلَّمَتْ تَصَدَّقَتْ، فَهَلْ لَهَا أَجْرٌ إِنْ تَصَدَّقْتُ عَنْهَا؟ قَالَ: نَعَمْ.))
[ رواه البخاري ومسلم ]
“Annem ansızın vefat etti.
Eğer konuşmaya fırsat bulsaydı, tasaddukta
bulunurdu. Onun için sadaka versem, ona ecir var mıdır? Diye
sordu.
Bunun
üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem- şöyle buyurdu:
-Evet (onun için ecir
vardır).”[2]
Ölen
kimsenin yerine hac ve umre yapmak, onun borcunu ödemek, bildirilen
şer’î deliller gereği bütün bunlar, ölen kimseye fayda verir.
Soruyu
soran kimse, para vermek ve kurban kesmek sûretiyle ölen kimsenin âilesine
iyilik ve ihsanda bulunmayı kastediyorsa, eğer fakir iseler, bunda
bir sakınca yoktur.[3]
[1] Müslim;
hadis no:1631
[2] Buhârî,
hadis no:1388. Müslim, 1004
[3] Abdulaziz b. Baz, “Mecmû’ Fetâvâ ve
Mekâlât Mutenevvia”, c: 9, s: 324
